Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş:Darbeci zihniyetin kökü kazınmalı
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, ABD‘nin isteği üzerine Afganistan‘a asker gönderilmesine kesinlikle karşı olduklarını belirterek, "Kendisini barış güvercini olarak takdim eden ABD Başkanı Barrack Obama, Afganistan‘a asker göndereceğini açıklayarak bir savaş şahini olduğunu göstermiştir" dedi. Irak‘tan Afganistan‘a bir tane bile Türk askerinin gönderilmesine karşı olduklarını dile getiren Kurtulmuş, bu konuda 9 Aralık‘ı dört gözle beklediklerini söyledi. Kurtulmuş, "ABD, Kore‘de olduğu gibi Türk askerine Afganistan‘da da öl diyor, yok öyle yağma" dedi.
Kurtulmuş, partisinin Antalya‘da yapılan bölge toplantısına katıldı. Bölge toplantısına Isparta, Burdur, Antalya İl ve İlçe Başkanları ile yönetim kurulu üyeleri katıldı. Saadet Partisi Antalya İl Binası‘nda gerçekleştirilen toplantıda Kurtulmuş, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı. İsviçre‘de yaşanan minare yasağı ve ABD‘nin Afganistan‘a asker talebi başta olmak üzere Osmanlı döneminden kalma Kâbe‘nin revaklarını yıkmayı planlayan Suudi Arabistan‘a karşı ‘revakları‘ Türkiye‘ye getirelim önerisinde bulunan Kurtulmuş, katsayı konusunda Danıştay‘ın verdiği kararı sert bir dille eleştirdi. Hükümetin izlediği ekonomik politikalara yönelik de tepkilerini dile getiren Kurtulmuş, yaşanan son olaylardan dolayı da DTP‘yi eleştirdi. Kurtulmuş, "Kardeş kavgasını ortadan kaldırma sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi İmralı‘da bulunan bir kişinin şahsi ihtiraslarına kurban edilemez" dedi.
Darbeyi kimse aklına bile getirememeli
Türkiye‘nin aylardır ‘‘Islak imza, kuru imza... Belge sahte mi gerçek mi‘‘ tartışmalarıyla oyalandığını belirten Kurtulmuş, ‘‘Türkiye‘de 1960 ihtilali gerçek mi? 12 Mart 1971 gerçek mi? 12 Eylül 1980 gerçek mi? 28 Şubat 1997 gerçek mi? 27 Nisan 2007 gerçek mi? Bunların hepsi gerçek. Bunlar bal gibi ihtilaldır‘‘ dedi. Kurtulmuş, bu konular üzerinde kişisel ya da partisel meselelerle polemikler yaratılmaması, Türkiye‘de bir daha hiç kimsenin aklının ucundan ihtilal yapmayı geçirmeyeceği bir siyasal sistemin kurulması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
‘‘Türkiye‘de ihtilallerin altyapısını hazırlayan bütün yasal yanlışlıkların ortadan kaldırılmasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Özellikle 28 Şubat‘tan bu yana Türkiye‘de yapılan bütün darbelerin ve darbe girişimlerinin bütün açıklığıyla ortaya çıkarılması, kamuoyuyla paylaşılabilmesi için olağanüstü yetkilendirilmiş bir TBMM Araştırma Komisyonunun kurulmasının kaçınılmaz olduğunu da aşikârdır. Türkiye‘de ikide bir partisi kapatılmış bir siyasi geleneğin temsilcileri olarak, darbenin ve darbe girişimlerinin arkasında kim varsa bunları mutlaka ortaya çıkarılması, mutlaka hesap sorulması, mutlaka yargılanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyoruz.‘‘
TSK İç Hizmet Yasası‘nın ilgili maddesi ve Anayasanın geçici 15‘inci maddesi olmak üzere, Türkiye‘de ihtilallerin alt yapısını hazırlayan bütün yasal yanlışlıkların ortadan kaldırılmasını isteyen Kurtulmuş, "12 Eylülle ilgili dizilerin reyting rekorları kırdığını görüyoruz. Bu dönem halkta büyük acılara yol açtı. Türkiye‘yi demokratikleşme bakımından 50 yıl geriye götüren 12 Eylül ile yüzleşmeden Türkiye‘nin ne Ergenekon‘un ne de Susurluk‘un, ne de diğer karanlık odaların kapısını açması mümkün değildir. Onun için yasa yapıcıları bir daha hiç kimsenin aklının ucundan ihtilal yapmayı geçiremeyeceği ileri bir demokratik sistemi kurmaya davet ediyorum" dedi.
Parti kapatmak çözüm değil
DTP‘nin kapatma davasını da değerlendiren Kurtulmuş, parti kapatmaların bir çözüm olmadığını söyledi. Konuşmasında DTP‘yi de uyaran Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Türkler ve Kürtler arasında kurulmuş bu fitnenin ortadan kaldırılması için çaba sarf edilmesi gereken bir süreçte, özellikle DTP‘li yöneticilere iki çift lafımız var. Eğer gerçekten barış istiyorlarsa, bu fitnenin ortadan kaldırılması isteniyorsa, bütün partilerin özellikle DTP‘nin duyarlı olması şarttır. Tansiyonu düşürecek, insanlar arasında kavgayı, gerilimi artıracak bir üslubun asla kullanılmaması lazım. Türkiye‘de 30 yıldır devam eden bir fitne var. Bir kardeş kavgası çıkartılmaya çalışılıyor. Bunun ortadan kaldırılması için Saadet Partisi olarak biz aylardır çalışıyoruz. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi İmralı‘da bulunan bir kişinin şahsi ihtiraslarına kurban edilemez. İmralı‘da hukukun evrensel prensipleri içerisinde cezaevi şartlarının oluşturulmasını tabi ki talep ederiz. Ama buradaki herhangi bir konu bahane edilerek Türkiye‘de bir terör estirilmeye çalışılması, çocukların ellerine molotof kokteylleri verilerek sağa sola saldırı yapılması ne vicdanen, ne de barış ve kardeşlik açısından kabul edilebilir bir husus değildir. Burada herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum."
DTP‘nin kapatılmasının sorunu çözmeyeceğini de bildiren Kurtulmuş, "Herkes bu fitnenin ortadan kaldırılması için bütün gayretini ortaya koymak zorundadır. Kavga etmek kolaydır. Uluslararası her türlü kışkırtmaya rağmen, Türkiye‘de eğer bir iç savaş çıkmadıysa, bunun en temel sebebi, halkımızın sağduyusudur" dedi.
Katsayı konusunda kararlı olunmalı
Meslek liselerine katsayı konusunda eşitsizlik ortadan kaldırıldığında YÖK‘e bir teşekkür mektubu gönderdiklerini anımsatan Kurtulmuş, ancak bunun Danıştay tarafından bozulması sonucu bir hukuki boşluk ortaya çıktığını söyledi. Milletin beklentilerine göre yeni bir yönetmelik ya da yasa çıkartılması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, bu konuda YÖK‘e ve hükümete sonuna kadar kararlılığını sürdürmesi çağrısında bulundu.
Minare yasağı
Toplantıda, İsviçre‘nin referandumla minare yasağı getirmesini de değerlendiren Kurtulmuş, şunları söyledi: "İsviçre‘nin bu kararını kendileri açısından kaygıyla izliyoruz. Kendi düşünce dünyalarının arkasında olanları deşifre etmekte olduklarını da buradan ifade etmek isteriz. Korkarız, inşallah öyle olmaz ama, bu oylamalar batı toplumunda bir cadı avı başlangıcı olmasın. Açık şekilde İslam düşmanlığına ve bu düşmanlığın batılı devletlerin, hükümetlerin eliyle yapılıyor hale gelmesinin aracı olmasın. Bunun için herkesi aklı başında olmaya davet ediyorum. Çünkü Müslümanlık, artık Avrupa‘nın bir parçasıdır."
Cami revakları Türkiye‘ye getirilmeli
Suudi Arabistan‘da Osmanlı döneminde kalan eserlerin yok edilmesini eleştiren Kurtulmuş, "Arabistan‘ın yıkmayı istediği Harem‘i Şerif‘teki revakların Türkiye‘ye getirilip Ankara Kocatepe Camii‘ne dikilmesi konusunda hükümete çağrıda bulunuyorum. Bu revakları hiç bozmadan alalım. Türkiye‘ye getirelim. Ankara Kocatepe Camii‘ne getirip koyalım. Ortadoğu‘da bu kadar dolaşan hükümet, Suudi yetkililerle acil olarak görüşüp Kabe‘nin revaklarının kurtarılmasını sağlamalı" dedi.




