Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş TBMM‘deki gerilimi "Seviye Düşürücü" olarak niteledi ve "Birinci vazifeniz acil sorunlara çözüm üretmektir" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Meclis‘te yaşanan gerilimi kınadıklarını belirterek "Bu TBMM‘ye yakışan birşey değildir" dedi. Kurtulmuş, eski Bakan Durmuş‘un gündeme taşıdığı tartışmayla ilgili olarak da herkesin milletin inançları konusunda duyarlı olması gerektiğini söyledi. Saadet Genel Başkanı Meclis‘in kavga yerine darbe defterini kapatacak çalışmalara yönelmesini istedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş hiç kimsenin darbeyi aklından geçiremeyeceğini belirterek, "darbenin iyisi kötüsü olmaz. En kötü hükümet, en iyi darbeden daha iyidir" dedi. Cihan Haber Ajansı tarafından hazırlanan Anadolu‘da Sabah programının başkent konuğu olan Kurtulmuş, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Meclis‘te yaşanan çirkin görüntüleri eleştiren Kurtulmuş, eski bakan Osman Durmuş‘un Meclis‘e taşıdığı tartışmayı çirkin bulduğunu belirterek "Bu yaşananlar son derece çirkindir. Bunu TBMM‘yi tamamen fonksiyonsuz bir hale getirmeye yönelik bir davranış olarak değerlendiriyorum. Herkesin milletimizin inançlarına yönelik konularda hassas ve dikkatli davranması gerekir. TBMM bunlara değil, milletin acil çözüm bekleyen sorunlarına zaman ayırmalıdır" şeklinde konuştu.
Demokrasi açığı kapatılmalı
Saadet Partisi Lideri Kurtulmuş, "Senin darben, benim darbem" olmaz diyerek, herkesin darbeye karşı çıkması gerektiğine dikkat çekti. Kurtulmuş şunları söyledi: "En kötü hükümet, en iyi darbeden daha iyidir. Bütün partilerin bu konuda ortak hareket etmesi gerekir. Bütün partiler bir araya gelerek, Türk kamuoyunun önünde darbelere karşı olduğunu deklare etmeli. İktidarı eleştirebilirsiniz; ancak herkes darbeler konusunda ortak tavır sergilemeli." Darbelerin Türkiye‘de korunaklı bürokratik oligarşi adacıkları oluşturduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Her darbe sonrası bir anayasal düzenleme yapılarak hem darbeciler koruma altına alınıyor hem de darbe zemini canlı tutulmak için bir takım dokunulamaz bürokratik adacıklar oluşturuluyor. Biz sadece darbelere karşıyız demek yetmez bunların önüne geçmek için gerekli adımlar atılmalıdır." ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, darbelere karşı atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı: "Siyaset alanını genişletmeli, hesap sorabilir hale gelmelidir. 1980 darbesi belli adacıklar oluşturdu. Burada barınanlar anayasal ve yasal düzenlemelerle kendilerini koruma altına aldı. Siyasetçilerin vazifesi kısıtlanan alanlarını genişletmeli, bu yönde adımlar atmalıdırlar. Anayasanın birkaç maddesini değiştirmek yetmez, darbecileri koruyan düzenlemeler ortadan kaldırılmalıdır. Partilerin kapatılmasını zorlaştırmalı, siyasi partiler ve seçim yasasını değiştirmelidir. Hukuki ve siyasi reform sürecini bu yönde hemen başlatmalıdır. 1960 darbesi sonrası Yüksek Askeri Şura oluşturularak darbeciler korunur hale getirilmiş, 12 Eylül‘den sonra YÖK yasalaştırılarak eğitime müdahale edilmiş, 28 Şubat‘tan sonra EMASYA ile sıkıyönetimin alt yapısı oluşturulmuş. ‘Ahmet bey iyidir darbe yapmaz, bu genelkurmay başkanı darbeyi önler, bu önünü açar‘ olmaz. Hiç kimsenin aklının ucundan dahi geçiremeyeceği bir biçimde siyasi ortamı oluşturmanız gerekiyor. 12 Eylül Anayasa‘sının ürünü (darbecileri koruyan) geçici 15. madde neden kalkmıyor. Neden askeriyenin iç hizmet kanunundaki 35. madde değiştirilmiyor. Burada ortaya konulan (müdahaleyi içeren) yetkiler alınmıyor. Tabi sadece maddeleri değiştirmek yetmez. Mantığın da değişmesi lazım. Yapılanlar toplumun yararını gözetmelidir. Milletin yararına yapılmalıdır."
Atılması gereken adımlar
? Siyaset alanı genişletilip hesap sorulabilir hale gelmeli.
? Anayasa‘daki darbecileri koruyan düzenlemeler kaldırılmalı.
? Partilerin kapatılması zorlaştırılmalı.
? Siyasi partiler ve Seçim Yasası değiştirilmeli.
? Hemen hukuki ve siyasi reform süreci başlatılmalı.
? Anayasa‘daki geçici 15. madde kaldırılmalı.
? Askeriye‘nin İç Hizmet Kanunu‘ndaki 35. madde değiştirilmeli.
? Acilen milletin yararına yeni bir Anayasa yapılmalıdır.
Mahkeme, Meclis üzerinde senato gibi
Anayasa Mahkemesi‘nin Meclis üzerinde bir senato haline geldiğine dikkat çeken Kurtulmuş, "Mahkeme millet iradesini temsil eden Meclis üzerinde senato haline gelmiştir. Onun dışında bir yasal düzenleme yapılamaz hale gelmiştir. Askeri bir vesayetten de zaman zaman söz edilmektedir. Tüm bunların önüne geçilebilmesi ve siyasetin alanının genişletilebilmesi için anayasa değişikliği şarttır." görüşünü savundu.





