17 Mayıs 2006 günü Ergenekon sanığı Alparslan Arslan adlı bir avukat tarafından yapılan Danıştay saldırısında Danıştay İkinci Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetmişti. 2009 yılında Ergenekon davasıyla birleştirilen saldırıyla ilgili Danıştay müdahil olmaktan vazgeçti. Danıştay‘ın bu tavrı şaşkınlıkla karşılandı.
2006 yılında Danıştay İkinci Dairesi‘ne yapılan ve bir hukukçunun yaşamını yitirmesine neden olan saldırı hakkında, saldırıya uğrayan Danıştay davaya müdahil olmaktan vazgeçti.
Danıştay‘ın bu şaşırtıcı tavrına bir anlam verilemezken, bu tavrın davanın Ergenekon‘la birleştirilmiş olabileceğinden kaynaklanabildiği yorumları yapılıyor. Saldırıda arkadaşlarını kaybeden Danıştay yetkililerinin davadan bir anda ilgisini çekmesi ise kamuoyunda merak uyandırıyor.
Ergenekon‘la birleştirilince ilginç ayrıntılar ortaya çıkmıştı
17 Mayıs 2006 günü, Alparslan Arslan adında bir avukat Danıştay İkinci Dairesi‘ne yönelik silahlı saldırı gerçekleştirmişti. Saldırıda Danıştay Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti. Saldırıdan sonra Danıştay Üyesi Tansel Çölaşan, saldırganın silah sıkarken tekbir getirdiğini öne sürmüştü anca bu iddianın gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
Yücel Özbilgin‘in cenazesi bir "toplumsal olaya" dönüşmüş ve cenazeye katılan bakanlara fiili saldırı gerçekleştirilmişti. Bazı gazeteler de olayı bir "dini kalkışma" olarak lanse etmiş ve bu yolla "laikliğin tehlikede olduğu" idda edilmişti.
Danıştay saldırısı davasının 2009 yılında Ergenekon davasıyla birleştirilmesinin ardından genişletin soruşturmada saldırıyla ilgili ayrıntılar netleşti. Alparslan Arslan‘ın saldırıyı dini sebeplerle gerçekleştirdiği iddiası çürütülmüştü. Saldırı sırasındaki kamera kayıtları incelenmek istendiğinde ise kayıtların o bölümünün silindiği ortaya çıkmıştı. Öte yandan olay yerine çok yakın bir mesafede olan Sıhhiye Orduevi kayıtlarının da kayıp olduğu tespit edildi.





