Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan siyasi hayatının her döneminde İslam Birliği'ni savunmuş ve eline fırsat geçtiği her an da bunun altyapısını hazırlamak için çalışmıştı. D-8'i de bu maksatla kuran Erbakan, şimdi nüfusu yaklaşık 1 milyar olan D-8'in yeni kurumlarla ve yeni çalışma yöntemleriyle yeniden organize olarak, G-7 ile masaya oturarak Yeni Bir Dünya'yı kuracağını kaydetti.
D-8 Mimarı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, G-7'lerin uluslararası hiçbir toplantısında, mesela Dünya Ticaret Örgütü'nün herhangi bir toplantısında, İslam âleminin hiçbir sorununun gündeme getirilmediğini, bunun batının kibirli ve çifte standartçı yüzünü gösterdiğini kaydederek "G-7'lere gelin oturalım, barışçı ve adil bir dünya kuralım, dediğimiz zaman kibirlerinden yanaşmıyorlar" diyordu. Dünya, Erbakan Hoca'nın Çırağan Sarayı'ndan yükselen sesinden "Yeni Bir Dünya'nın" yeni doktrinlerini ilt defa duyuyordu.
D-8 Mimarı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Biz Yeni Dünya Birleşmiş Milletleri, Siyasi İrade Teşkilatı gibi müesseselimizi kuracağız. Yeni Dünya'nın Teknolojik İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Çünkü bu G-7'ler laftan anlamaz, bunlar ancak müeyyideden anlar. Müeyyide, kuvvet göstereceksin. Biz inancımız dolayısıyla Hakk'ı üstün tutarız. Ama kuvvetin de kıymetini biliriz. Kuvvet, Hakk'ın emrinde olduğu zaman kıymetlidir. Biz kuvvetli olmaya mecburuz. Aramızda disiplin ve irade tesis edilecek. Yeni Dünya'nın lirasını yapacağız. Buna ister İslam dinarı deyin, isterseniz Yeni Dünya Lirası deyin. Para birimi silah kadar kıymetli. Siz rezervlerinizi çekip, 'Bunları kendi Dünya Bankamıza koyacağız' dediğiniz anda başkasının kanıyla beslenen vampirler o anda iflas edecektir. Diğer yandan Yeni Dünyanın Ekonomik İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Bu teşkilat her şeyden önce Müslüman ülkeler arasındaki alışverişi gerçekleştirecek. Bu kuruluş büyük adımlar atacak. Mesela D-8'lerde bir mal üretiliyorsa dışarıdan alamazsın, niye, çünkü bu insanlığın kurtuluş meselesi. Böyle yapmazsan yok olacaksın. Yeni Dünyanın Bankası olacak. Bu banka sömürmek için değil, büyün insanlığa hizmet etmek için var olacak. Yeni Dünyanın İMF'sini kuracağız. Bu İMF, bütün dünyadaki açları, fakirleri tespit ederek onlara yaşayacakları parayı verecektir. Kültür İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Çok mühim bir şey bu, fevkalade mühim bir şey.
"Biz yenilebiliriz ama medeniyetimiz yenilmez"
Ben D-8'i neden G-7'den 10 misli büyüklükte çiziyorum, size maneviyat vermek için. Bunu bilinçli olarak gösteriyorum. Biz Allah'ın izniyle milyon kere güçlüyüz. Niye, güç Hakk'ın içindedir de onun için. Hâlbuki adam çıkıp bunun tam tersini gösteriyor. Bizim bir takım zavallı adamlarımız 'Efendim biz yenilmiş bir medeniyetin çocuklarıyız' diyecek kadar şuursuzlaşmışlardır. Ne münasebet, bizim medeniyetimiz yenilmez. Allah muhafaza etsin, biz yeniliriz ama bizim medeniyetimiz yenilmez. Şuurlanma ve Tanıtma Teşkilatı kuracağız. Hollywood, televizyonlar dâhil. Şu söylediğimiz şuura, Allah'ın izniyle biz daha güçlüyüz, diye inanmadan zafere ulaşamayız. Kadın ve Aileyi Koruma teşkilatını kuracağız. Saadet istiyorsan aileyi güçlendirmek mecburiyetindesin. Büyün zararlı yayınlar, sinema filmleri, televizyon programları müspet yayınlarla düzeltilmesi ve güçlendirilmesi lazım. Her ülkede 10 tane Araştırma Merkezi, bunlara bağlı enstitüler, aralarında koordinasyon... Bütün bunlar yapılacak. Ve bu teşkilatlardan her birisinin, Mesela Siyasi İrade Teşkilatının bir genel kurulu olacak. Bütün D-8 ülkelerinden teşekkül edilen bir kurul. Bir yürütme kurulu var. Ülkelerin en yüksek kurulunun Milli Güvenlik Kurulu değil, Milli Bağımsızlık Kurulu'nun olması lazımdır. Evet, Milli Güvenlik Kurulu ülkeye faydalı bir kurumdur ama eğer siz her şeyinizle zayıf düşürülüyorsanız, aslı meselelerle meşgul olmazsanız, güvenliğinizi nasıl sağlayacaksınız? Uçak parasının yüzde 10'unu karşındakine ödüyorsun, geminin yüzde 10'unu karşıdakine ödüyorsun, bankada işlem yaparsın yüzde 5 komisyon ödersin. Para gönderirsin yüzde 1 ödersin. Öde, öde, öde, öde... Sonra 'Ben güvenliğimi sağlayacağım' diyeceksin. Neyle sağlayacaksın? Bunlarla kim meşgul olacak? Milli Güvenlik Kurulu, askeri konularla meşgul olabilir. Bir ülkenin önce bağımsızlığını korumak için önce bağımsızlığını düşünen bir yüksek kurulu olması lazımdır. O kurulun altında aşağıda söylediğimiz kurulların yanında 5 tane yüksek kurulu olmak zorundadır. Bunlar; Siyasi İrade Yüksek Kurulu, Ekonomik Bağımsızlık ve Gelişme Yüksek Kurulu, Teknolojik Bağımsızlık ve Gelişme Yüksek Kurulu, Kültürel Bağımsızlık ve Gelişme Yüksek Kurulu, Kadın ve Ailenin Korunması Yüksek Kurulu'dur. Bunların bir ülkenin en yüksek kurulları olması lazım gelir ki araştırmalar, incelemeler yapılsın, 5 milyar insan şuurlansın. diyordu.
"Bu gerçekleri görmezseniz, uçağınızı bile uçuramazsınız!"
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika ve Sovyet Rusya dünyayı adeta parsellemişlerdi. 1950-60 arasında Ortak Pazar çalışmalarıyla Avrupa devletleri yeni bir güç olmanın gayretini gösterdiler. 1960-70 arasında ise bu mevcut 3 güce 3 güç daha eklendi. Bunlar Japonya, Kızıl Çin ve Bağlantısızlardı. Böylece 1970 yılına gelindi ve yepyeni bir İslam âlemi görüntüsü ortaya çıktı. 1969'da ilk İslam Konferansı toplandı. Müslümanlar arasında işbirliği arttı. Libya'da, Pakistan'da ve İran'da "İslam'a dönüş" ilan edildi. Bu gelişmeler sonrası dünya gündeminin en üst sıralarına "İslam" yerleşti. İşte tam da böyle bir ortamda, 26 Nisan 1980'de MSP Genel Başkanı Erbakan, Milli Selamet Partisi Grubu adına TBMM'de konuşuyordu. AP Hükümeti İMF'ye bu günkü AKP gibi ekonomik plan yaptırıyor, hükümet ABD ile birlikte İslam ülkelerinin karşısında durmaktan çekinmiyordu. İşte Erbakan'ın sözleri:
Cenab-ı Hak dünyanın en önemli yerlerini, jeopolitik önemdeki yerlerini Müslümanlara vermiştir. En kıymetli madenler İslam âleminin elinde bulunmaktadır. İslam âleminin büyük bir Pazar gücü vardır. Pazar gücü bir ülkenin kalkınmasını sağlayacak en büyük güçtür. İşte dış güçler bunları şuurlanıp bu güçlerinin farkına varmalarını istememektedir... Türkiye olmadığı takdirde İslam âlemini yeni bir güç olarak şuurlandırmak imkânsız denecek kadar zordur. Bu sebepten dolayıdır ki dış güçler, Türkiye'yi İslam âleminden ayırıp Batı potasında eritmeye hususi bir ehemmiyet atfetmektedirler...
Dış güçler İslam âleminde bu yüzden çeşitli çabalara girişmişlerdir: Askeri ve iktisadi ambargolar koymak, onlara borç verirken onları ezecek şartları öne sürmek... Bundan başka 'Sizin planınızı biz yapalım' diyerek tıpkı şimdi İMF'nin Türkiye'ye 3 yıllık kalkınma planı yapması gibi... (Bu sırada meclis sıralarından Erbakan Hoca'ya "Ne alakası var" şeklinde sözlü sataşmalar olur. Hoca yine devam eder. Sonra sesini yükselterek devam eder) .... Ne demek ne alakası var!! Bu ızdıraplar hep bunlardan ileri geliyor. Bu alakayı bir görseniz, bu ızdıraplar çekilmeyecek. Ne demek ne alakası var? (Erbakan Hoca meclis kürsüsünü yumruklayarak konuşmasını sürdürüyor) Her şeyin temelinde bu yatıyor. Dış güçleri tanımadan hiçbir meseleyi halledemezsiniz! Onun için kan, gözyaşı ve ızdırap getiriyorsunuz! Ne zaman bu gerçekleri öğreneceksiniz! Bak onların İslam âlemi uyanmasın, diye uyguladıkları diğer bir çare de gizli CENTO'dur. Ölçülü silah verirler. Uçağını verir, lastiğini vermez, yedek parçasını vermezler. Bu gerçeği görmezsen sonra uçağını uçuramazsın! Amerika ve Rusya İslam âlemine karşı işbirliği yaparlar. Bunu da gözden kaçırmamak mecburiyetindeyiz. Bak birisi gelmiş. Afganistan'a (O zaman Afganistan Rusya işgali altındaydı) tecavüz etmiş, öbürü sesini çıkarmıyor. O, İran'a giderken öbüründen müsaade alıyor. Bunlar beynelminel kuruluşlarda Müslüman milletlerin haklarını haleldar etmeyi vazife bilirler. Dış güçlerin bu faaliyetleri karşısında Müslümanların şu 5 adımı atmaları mecburiyeti vardır: 1. Müslüman ülkeler kendi Birleşmiş Milletlerini kurmalıdırlar. 2. Müslüman ülkeler kendi Ortak Pazarlarını kurmalıdırlar. 3. Müslüman ülkeler tek bir paraya, İslam dinarına geçmelidirler. 4. Müslüman ülkeler kendi askeri müdafaa teşkilatını kurmalıdırlar. 5. Müslüman ülkeler kendi kültür işbirliği teşkilatını kurmalıdırlar. Askeri müdafaa teşkilatımızı kurmuş olsaydık, Afganistan'ı ve Türkistan'daki kardeşlerimiz kurtarma imkânı hâsıl olacaktı.
G-7 ile 2. Yalta Konferansı yapılacak
Erbakan, D-8'in, bünyesindeki 8 devlete kısa vadede Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerin de dahil olduğu 60 ülkeyi, daha sonra da 160 ülkeyi dahil ederek 5 milyarlık insanlık aleminin hepsinin temsilcisi konumuna geleceğini kaydederek bütün bu hazırlıklar ve tam kurumsallaşma sağlandıktan sonra G-7 ile 2. Yalta Konferansı'nı gerçekleştireceğini ve dünyayı değiştireceğini belirtti. Erbakan, ülkelerin Yüksek Bağımsızlık Kurulu'nu oluşturarak bünyesindeki 5 kurulu da işler hale getireceklerini kaydetti.
Her yıl 7 trilyon dolarlık sömürü
Erbakan, Çırağan'daki konuşmasında "Bu dünya yanlış zihniyetin elinde kaldığı için bu hale geldi. Bu ezilmişliğe 'hayır' demeliyiz. G-7'ler düşmanlık üzerine, D-8'ler barış ve sevgi ilkeleri üzerine kurulmuştur. Bu nedenle D-8 basit bir işbirliği projesi değil, yeni bir dünya projesidir. İslam ülkeleri birbirine para gönderemez. Niye? Bizim aramızda para alışverişi yapacak bir banka yok da onun için. Ben paramı Türkiye'de bir bankaya vereceğim, o gidecek ırkçı emperyalist bir bankaya verecek. O banka da diğer Müslüman ülkenin bankasına para yatıracak, para böyle gidecek. Benim uçağım uluslararası sahada uçmak için IATA üyesi olacak, IATA onların kuruluşu. Bilet parasının yüzde 30'unu onlara vermeden ben uçamıyorum. Vapurla gideyim desem LOYD müsaadesi alacağım, yine paramın yüzde 9'unu vereceğim. Yapılan hesaplar gösteriyor ki sadece 10 tane uluslararası kuruluşla 6 milyar insanın 1 senelik sömürüsü 7 trilyon dolardan fazladır. Bunun manası ne demek, dünyanın neresinde bir çocuk doğduğu zaman ona adeta "Hoş geldin yeni evine, ama bu evin sahibi var. Bunlar ırkçı emperyalistlerdir. Burada oturmak istiyorsan kirasını ödeyeceksin. Buranın kirası da senede 1200 dolardır" deniliyor. Her yıl 1200 dolar ödüyor, böyle kurulmuş dünya. Her yere girmiş, her yeri kontrol altına almış, her yeri sömürüyor. Bugün Türkiye senede 50 milyar dolar faiz ödüyor, borcumuz her sene 50 milyar dolar daha artıyor. Bu ne biçim iş böyle" Erbakan, insanlığı sömüren finans yapısından bağımsız olan D-8 içinde, yeni dünyanın İMF'si olacağını ve Müslümanların elindeki olacak bu kurumların sömürmek için değil bütün insanlığa hizmet etmek için çalışacağını kaydetti.
"Gümrükleri kaldırın"
Erbakan, D-8 ülkelerinin zirvelerde aldığı ve sözde kalan kararlarına önem verilmesi gerektiğini hatırlatarak Tercihli Ticaret Anlaşması konusunda bir eleştiri yöneltti ve İslam Ülkeleri arasında gümrüklerin tamamen kaldırılması gerektiğini kaydetti. D-8'in gümrüklerde yüzde 10 kadar bir indirim sağlayan 3 yıl kademeli gerçekleşecek Tercihli Ticaret Anlaşması'na değinerek "Bu büyük bir gayret, ancak ilgililere soruyorum şimdi, 'Niçin bu işi kademeli yapıyorsunuz? Avrupa, Gümrük Birliği dediği zaman hemen sıfırladınız. Müslüman ülkeleri görünce yüzde 10'u 3 senede yapalım' diyorsunuz. Kim sizin elinizi tutuyor, kim sizin ayağınızı bağlıyor. Ne zaman kurtulacaksınız?" diye konuştu.
Yarın: D-8 kuvvetli olmaya mecburdur


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: İslam ARSLAN / Türkiye
Etiketler:



