Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Doğan, çocukluktaki ihmal ve istismarın o kişiyi ileri ki yaşamında istismarcı yapabildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son zamanlarda toplumda cinsel sapmaların ve suçların daha sık yaşandığını ifade etti.
Cinsel istismarın ağırlıklı olarak çocuklarda görüldüğünü, erişkinlerin de cinsel istismara uğrayabildiğini, kız çocuklarına yapılan cinsel istismarın daha yüksek boyutta veya yalnız onlara yönelik olduğu yönünde bir ön yargı olduğunu belirten Prof. Dr. Doğan, ‘‘Oysa cinsel istismar erkek çocuklara da yapılıyor ama oran olarak kız çocuklarda daha fazla‘‘ dedi.
Prof. Dr. Doğan, tüm dünyada özellikle internetin yaygınlaşmasıyla, çocuklara yönelik cinsel suçların arttığını belirterek, ‘‘Çocuk istismarının ve çocuğa yönelik cinsel suçların artmasında toplumsal değişmeler, teknolojideki gelişmeler rol oynayabilir. Toplumların gelişmişlik düzeyiyle bireycilik, yalnızlaşma, topluma ve kendine yabancılaşma artmıştır‘‘ diye konuştu.
İnsanların yalnız etkinlik gösterdikleri bilgisayar, internet gibi araçlarla daha çok zaman geçirmekte, sanal bir dünyada yaşayarak gerçek dünyadan uzaklaşmaktadır. Gelişmişlikle ilgili her doyum, ardından bir doyumsuzluğu getirmektedir‘‘ dedi.
Cinsel istismar suçunun cezasız kalması veya çok az ceza verilmesinin bu suçları adeta teşvik ettiğini belirten Doğan, ‘‘Pedofili bir cinsel sapma olarak değerlendirilir. Ancak bunun salt hastalık olduğunu söylemek yeterli değildir. Bu kişilerin çoğu bir yuva kurmuş, işi gücü olan, toplumda bilinen kişiler olabilmektedir‘‘ ifadesini kullandı.
Toplumda tartışılan kısırlaştırma ve bunların hekim tarafından yapılmasının tek başına doğru olmadığını savunan Prof. Dr. Doğan, ‘‘Her şeyden önce hekim tedavi eder, infaz memuru değildir. Hormonla cinsel isteği azaltmak, bastırmak ancak tedavinin bir parçası olabilir, o da kişi bunun yapılmasını isterse‘‘ diye konuştu.
Faillere bakıldığı zaman genellikle kişilik bozukluğu dışında çocukluk öyküsünde bir cinsel istismar veya ihmal olduğunu, herhangi bir istismara uğradığını gördüklerini bildiren Prof. Dr. Doğan, ‘‘Cinsel tacize veya tecavüze uğramıştır. Ya da sevgi, ilgi anlamında bir ihmal söz konusudur. Çocukluktaki ihmal ve istismar o kişiyi ileri ki yaşamında istismarcı yapabiliyor‘‘ dedi.
Cinsel istismarda bulunanların çoğunluğunun ailenin tanıdığı kişilerden veya aile üyelerinden oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan, iletişim araçlarının gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla bu suçlarda artış yaşandığını ifade etti.
Ailelerin çocuklarıyla yakından ilgilenmeleri ama bu ilginin gerçek anlamda bir ilgi ve sevgi olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Doğan, ‘‘Çocuklar özellikle ilgi ve sevgiden yoksun ise herhangi bir yabancı ilgi gösterdiği zaman ona kapılabilirler. Bu açıdan en büyük görev anne babalara düşüyor‘‘ diye konuştu.
Son yıllarda medyanın etkinliğinin ön planda olduğunu belirten Doğan, medya kuruluşlarının da 3. sayfa haberlerini verirken duyarlı davranmaları gerektiğini sözlerine ekledi.





