Çocuğun arkadaştan mahrum kalması aile için bir sorun olarak görülmüyor. Oysa çocuklar topluma arkadaş ilişkileriyle açılırlar ve hayatın provasını onlarla oynadıkları oyunlar vasıtasıyla yaparlar.Ebeveynler, çocuğum yanlış arkadaş edindi, bizi dinlemiyor, ona söz geçiremiyoruz gibi yakınmalarda bulunuyorlar. Ama, bu kimseler hiçbir zaman arkadaş edinemeyen ve yalnız kalan çocuklarının bu sorununu dile getirmiyorlar. Çünkü çocuğun arkadaştan mahrum kalması aile için bir sorun olarak görülmüyor. Oysa çocuklar topluma arkadaş ilişkileriyle açılırlar ve hayatın provasını onlarla oynadıkları oyunlar vasıtasıyla yaparlar. Toplumsal yaşamın en önemli yapıtaşlarından biridir arkadaşlık ilişkileri. Anne babalar öncelikle bunun gerekliliğine inanmalıdırlar. Çocuğun arkadaş edinme süreci kendiliğinden gelişir. Çocuk bu süre içinde akranlarını görür ve onlarla birlikte oynamaya başlar. Oyunlarda çocuk kimi zaman arkadaşıyla kavga eder, kimi zaman oyuncağını çeker alır, kimi zaman ondan uzaklaşır. Ama öyle de olsa çocuk arkadaşıyla birlikte vakit geçirmeyi ve onunla oynamayı arzu eder. Anne baba çocuğun arkadaşı yoksa onu akranlarından oluşan bir gruba dahil ederek bu sorunu ortadan kaldırmalıdır. Çünkü oyun ve arkadaş çocuğun ihtiyaçları arasında önemli bir yere sahiptir.

Gençler arkadaş etkisinde kalabiliyorlar

Gençler, arkadaş ilişkilerine büyük önem verirler. Ancak birbirlerinden çabuk etkilendiklerinden, bazı hatalar ortaya çıkabiliyor. Bu konuda aile öncelikle gençle sağlıklı ilişkiler kurmalı ve gencin arkadaşlarını tanımaya çalışmalıdır. İnsan yakınındaki kişilerden etkilenme eğilimine sahiptir. İbni Sina, "çocuk akranlarının telkini altında kalır" sözüyle bu gerçeği ifade etmektedir. Hazreti Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmaktadır: "Kişi dostunun dini ve yaşayışı üzerinedir. O halde herhangi biriniz dostluk kuracağı kimseye dikkat eksin.

Büyüklerimizin beklentileri nelerdir?

Ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu, çocuklarının derslerinde başarılı ve derece yapmış kişilerle arkadaşlık kurmalarını istiyorlar. Oysa gençler kendilerini anlayabilecek kişilerle arkadaş olmayı arzu ederler.Arkadaşımız, bizi doğru yola teşvik etmeli.Arkadaş Allah‘ın rızasına uygun yaşamalı ve düşünmeli.Arkadaş başarılı ve gayretli olmalı.Faydalı işlerle meşgul olmalı.Arkadaş, sağlam bir ahlakı yapıya ve yaşam tarzına sahip olmalı.Dostluğa önem vermeli.Fedakar ve sabırlı olmalı.

Anne baba olmak kolay değil

Anne baba olarak çocuklarımızı doğru yola teşvik edecek, sağlıklı arkadaş gruplarına dahil etmemiz gerekmektedir. İmam gazali, " ya sen arkadaşından dini bakımdan istifade etmelisin ya da o senden dini bakımdan istifade etmelidir" buyurmaktadır.İnsanlar arkadaşlık kurdukları kimselerin düşüncelerinden ya da yaşam tarzından etkilenebilir. Bu nedenle dinimiz, bilinci ayakta tutmayı ve iman ekseninden uzaklaşmamayı tavsiye ediyor.

İnsanlığı ondan öğrendik

Bilindiği üzere, Hazreti Peygamber (s.a.v.) Taif‘e İslam‘ı davet için gittiğinde, Taifliler İslam‘ı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular.Peygamberimize eşlik eden Zeyd b. Harise atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için kendini siper yaptı. Ama atılan taşlar, Hazreti Peygambere isabet etti ve ayakları kan içinde kaldı.Sonra yol kenarında bir üzüm bağına sığındı. Onun bu sıkıntıları karşısında Allah Cebrail‘i göndererek, dağların meleğinin emrinde olduğunu ve ne dilerse onu bu meleğe emredebileceğini bildirdi. Ama Hazreti Peygamber "onların soyundan, iman eden ve şirk koşmayan insanlar çıkarması" için Allah‘a dua etti.

Hazreti Peygamber, hayvanlara karşı da çok merhametliydi. Bir gün susayan bir kediye kendi eliyle su içirmiş, hayvanların aç bırakılmamasını onlara iyi davranılmasını emretmiştir.İbni Mesut şöyle der: "Peygamberimizle birlikte yolculuk yapıyorduk. Peygamberimiz bir ihtiyacı için ayrılmıştı. Orada iki yavrusu olan bir serçe kuşu gördüm ve yavruyu aldım. Serçe peşimden gelerek yavruları için çırpınıp bağırmaya başladı. Bunu gören Hazreti Peygamber: Bu kuşu yavru acısı ile sızlandıran kimdir? Yavrusunu ona verin dedi.Bir defa da Peygamberimiz aç bir deve görmüş devenin karnı ile sırtı bir olmuştu. Buna üzülen Hazreti Peygamber: "Hayvanlarınız hakkında Allah‘tan korkunuz" buyurdu.

İki ayet

" Eyvah yazıklar olsun bana, keşke filanı dost edinmeseydi. And olsun ki, bana Kur‘an geldikten sonra o dost "dediğin kimse" beni saptırdı. Şeytan ise insanı aşağılık halde yapayalnız bırakandır." (Furkan, 28-30) O gün yakın dostlar birbirlerine düşmandırlar. Ancak korkup sakınanların " dostluğu" bunun dışındadır. (Zuhruf: ayet, 78)

Tablet bilgisayar kullananlar dikkat

Tablet bilgisayarların, boyun eğriliğine ve duruş bozukluğunun neden olduğu kas ağrılarına yol açabileceği belirlendi.

ABD‘nin Harvard Üniversitesinden Jack Dennerlein ve ekibinin yaptığı araştırma, tablet bilgisayarların hafif olduğunu ve kolay taşınabildiğini ancak klasik masaüstü bilgisayarlarıyla kıyaslandığında, kullanımları sırasında baş ve boynun daha fazla bükülmesi nedeniyle boyun ve omuz ağrılarına davetiye çıkardığını gösterdi. "Work: A Journal of Prevention, Assessment and Rehabilitation" dergisinde yayımlanan araştırmada görüş açısının çok aşağıda kalmaması için tabletin masada kullanılabileceği ya da altına destek konulabileceği, böylece duruşun düzeltilebileceği belirtildi.Araştırmacılar ayrıca tablet bilgisayarların, en azından film izlerken diz üzerine konulmaması tavsiyesinde bulundu.

Muhabir: Haber Merkezi