Ekonomik sıkıntı yaşayan toplum, cinnet geçiriyor. Son aylarda artan şiddet olayları, boşanma oranlarındaki artış, kadın cinayetleri,  intihar ve banka soygunları, yaşadığımız cinneti gözler önüne seriyor.

Ekonomik kriz sosyal sorunlara ol açıyor

Türkiye‘de özellikle erkekler arasındaki intihar oranları sürekli artıyor. 2002 yılın da 1392 kişi intihar ederken 2008 yılında bu rakam 1924‘e çıkmış durumda. Evini geçindirmekle yükümlü olan erkeklerin, olası bir iş kaybı, işsizlik ya da iflas nedeniyle, bunalıma girerek intihara başvurduklarının altı çiziliyor. Yunanistan‘da başlayan ekonomik kriz nedeniyle de intihar vaklarının arttığı istatistiklere yansımış durumda.

Yoksulluk, İşsizlik, borç psikolojimizi bozuyor

Türk Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Burhanettin Kaya da ekonomik krizle birlikte, ruhsal sorunlarda artış yaşandığını söyledi. Can "2008 yılında Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldı. Bu kriz insanların yaşamlarını olumsuz etkiledi. Krizin sebebiyet verdiği yoksulluk ve işsizlik sonucu ruhsal sorunlarda artış yaşandı. Benzer bir durumla karşı karşıyayız" dedi.

Kimisi banka soyuyor, kimisi ev. Kimisi canına kıyıyor, kimisi bunalıma girip etrafına dehşet saçıyor. Kredi kartı borçluları patlamaya hazır bomba gibi hızla çoğalıyor. 2011 yılının ilk 6 ayı içinde çok sayıda kişinin hayatı kredi kartı yüzünden ya karardı, ya da son buldu. Ekonomik krizin kendini hissettirdiği ülkelerde, intihar oranları artarken, borcunu ödemeyen vatandaş ya intihar ediyor ya da illegal suçlara bulaşıyor. Uzmanlar ise uyarıyor.

Kriz, yoksulluk ve işsizliğin en önemli sonucu

Türk Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Burhanettin Kaya‘da ekonomik krizle birlikte, ruhsal sorunlarda artış yaşandığını söyledi. Kaya "2008 yılında Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldı. Bu kriz insanların yaşamlarını olumsuz etkiledi. Krizin sebebiyet verdiği yoksulluk ve işsizlik sonucu ruhsal sorunlarda artış yaşandı. Latin Amerika ve Güney Kore‘de yaşanan deneyimler bunu doğruluyor. Bu ülkeler de benzer ekonomik krizlerde ruhsal olarak yaşanan sorunlarda arış kaydedildiği, istatiksel verilerle ortaya konmuştu. Bu tür zamanlarda depresyona girenlerin sayısı iki üç kat artıyor. Ankisiyete bozukluklarında artış görülüyor. Uyum bozukluğu, davranış sorunları yaşanıyor. İntiharda bu dönemlerde artıyor. Neden? Çünkü İnsanların kendileriyle olan ilişkileri değişiyor. Kendilerini yetersiz hissediyorlar. Anne, Baba kimlikleriyle sorun yaşıyorlar. Evi nasıl geçindireceğim. Çocuklarımın ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağım. Onlara nasıl harçlık vereceğim, gibi sorular zihinlerini kurcalıyor. Bu da onları yanlış şeyler yapmaya sevk ediyor" dedi.

İflas, işsizlik, borçlu erkekleri intihara sürüklüyor

Türkiye‘de özellikle erkekler arasındaki intihar oranları sürekli artıyor. 2002 yılın da 1392 kişi intihar ederken 2008 yılında bu rakam 1924‘e çıkmış durumda. Bu artışın sebepleri arasında toplumda erkeğe yüklenen misyonun olduğu ifade ediliyor. Evini geçindirmekle yükümlü olan erkeklerin, olası bir iş kaybı, işsizlik ya da iflas nedeniyle, bunalıma girerek intihara başvurduklarının altı çiziliyor. Dünya intihar istatistikleri listesinde Türkiye 66. sırada bulunuyor.

Kriz merkezleri oluşturulmalı

Daha önce bu tür ruhsal bozuklukların artış kaydettiği dönemlerde devletin ne yapması gerektiği üzerine bir rapor hazırladıklarını ve çözüm önerisi sunduklarını belirten Kaya "Kamusal olarak bir şeyler yapılmalı. İnsanların stresini azaltacak, onları sorunlarından uzaklaştıracak aktiviteler yapılmalı. Kriz merkezleri oluşturulmalı. Bu merkezlerde bu tür sorunlar yaşayan insanların kendilerine ve ailelerine sosyal, psikolojik, ekonomik takviyeler yapılmalı. Türkiye‘de kısa bir süre öncesine kadar toplu intihar vaklarına şahit olduk, eğer önlem alınmazsa bu ve benzer durumlarla daha sık biçimde karşılaşabiliriz" şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi