Referandum öncesi başörtüsü sorununu çözmek için harekete geçtiğini açıklayan CHP, konuyu‘ Din adamlarına‘ sormaya hazırlanıyor. Bugüne kadar başörtüsüne ve inanç hürriyetine karşı net bir tavır sergileyen CHP‘nin yeni girişimi hiç de samimi bulunmuyor.
Açık ve tartışmasız bir emir Konuyu hukukçuların yanı sıra din adamlarına soracak olan CHP‘ye Diyanet‘in başörtüsü konusunda verdiği iki fetva hatırlatıldı. Din İşleri Yüksek Kurulu, 1980 ve 1993 yıllarında, kadın kıyafeti ve tesettür konusunda verdiği fetvalarda; kadınların başını örtmesi Kur‘an-ı Kerim‘in açık ve tartışmasız emri olduğunu belirterek, kararın kaynağını ise, kitap, sünnet ve İslam alimlerinin ittifakına dayandırmıştı.
Referandum öncesi başörtüsü sorununu çözmek için harekete geçtiğini açıklayan CHP, konuyu‘ Din adamlarına‘ sormaya hazırlanıyor. Bugüne kadar başörtüsüne ve inanç hürriyetine karşı net bir tavır sergileyen CHP‘nin yeni girişimi hiç de samimi bulunmuyor. Konuyu hukukçuların yanı sıra din adamlarına soracak olan CHP‘ye Diyanet‘in başörtüsü konusunda verdiği iki fetva hatırlatıldı. Din İşleri Yüksek Kurulu, 1980 ve 1993 yıllarında, kadın kıyafeti ve tesettür konusunda verdiği fetvalarda; kadınların başını örtmesi Kur‘an-ı Kerim‘in açık ve tartışmasız emri olduğunu belirterek, kararın kaynağını ise, kitap, sünnet ve İslam alimlerinin ittifakına dayandırmıştı.Din İşleri Yüksek Kurulu, 1980 ve 1993 yıllarında, kadın kıyafeti ve tesettür konusunda verdiği fetvalarda; kadınların başını örtmesi Kur‘an-ı Kerim‘in açık ve tartışmasız emri olduğunu belirterek, kararın kaynağını ise, kitap, sünnet ve İslam alimlerinin ittifakına dayandırmıştı.
Yıl 1980: İslam dininin bir hükmü
16 kişilik uzman heyetten oluşan Diyanet‘e bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, tesettür konusundaki ilk kararını 30.12.1980 tarihinde aldı.
Millî Eğitim Bakanlığı‘nın İmam Hatip Liselerinde okuyan kız öğrencilerin kıyafetlerinin nasıl olacağına karar vermek için görüş sorması üzerine Kurul, cevabı yazısında Müslüman kadının Kur‘an-ı Kerim, hadis ve alimlerin görüşleri doğrultusunda başlarını örtmesinin dini bir vecibe olduğu kaydetti.
"Müslüman hanımların başlarını örtmeleri, vücutlarının el, yüz ve ayaklar dışında kalan kısımlarını, aralarında dinen evlenme caiz olan yabancı erkekler yanında açık bulundurmamaları, bazı çevrelerce sanıldığı gibi belli zümrenin sonradan ortaya çıkardığı bir adet veya işaret değil, İslâm Dini‘nin bir hükmüdür" denilen 1980 tarihli kararda, Atatürk‘ün tesettüre ilişkin şu sözlerine atıfta bulunuluyor:
"Eğer kadınlarımız Şer‘in tavsiye ve dinin em-rettiği bir kıyafetle, faziletin icabettiği tavr u hareketle içimizde bulu-nur, milletin ilim sanat, ictimaiyyat hareketlerine iştirak ederse bu hali, emin olunuz, milletin en mutaassıbı dahi men‘-i nefs edemez".
Kurul, Atatürk‘ün müslüman Türk kadınının kıyafeti konusunda be-nimsediği bu fikirlerine aykırı bir sözüne rastlanmadığına işaret ediyor.
Kurul, " Atatürk‘ü ve ilke-lerini, -çoğu zaman yapıldığı gibi- dinimizin kadın kıyafetiyle ilgili hükümlerine karşı göstermek, memleketimiz yararları ve Atatürk ilkelerinin benimsenmesi açısından son derece sakıncalı bir tutum-dur.
Müslüman Türk vatandaşı, «ya Allah‘ın emri, ya Atatürk ilke-leri» şeklinde son derece vahim bir tercihle karşı karşıya bırakılma-malıdır" görüşünü ortaya koydu.
Kurul, dolayısıyla kadınların başlarını ka-patmalarında ve dinin emrettiği şekilde örtünmelerinde kamu dü-zenine, genel ahlaka ve kanunlara aykırı bir durum olmadığının da açık olduğunu belirterek, İmam Hatip Lisesi ve Kuran kurslarında başörtüsünün örtülmesinin önüne geçilmesinin uygun olmayacağı bildirildi.
Yıl 1993: Baş örtmek İslam‘ın kesin emri
Din İşleri Yüksek Kurulu‘nun ikinci kararı başörtüsü yasağının hızla yayıldığı 1990‘lı yıllarda alındı.
Kurul bu konuda görüş isteyen taleplerin artması üzerine 3.2.1993 tarihli kararında, bir kez daha Müslüman kadınların başını örtmesinin kitap, sünnet ve İslâm âlimlerinin ittifakı ile sâbit olan kesin emri olduğunu açıkladı.
Kurul tesettür konusundaki ayet, hadis ve İslam alemlerinin görüşlerini tek tek sıraladıktan sonra, Nur Suresi‘nin 31. ayetinde kadınların başlarını örtmelerine ilişkin ayet mealini ortaya koydu.
Kurul, dini dayanakları kaynaklarıyla aktardıktan sonra şu fetvayı verdi:
-Gerek erkeklerin ve gerekse kadınların gözlerini haramdan korumaları,
-Kadınların, vücudun el, yüz ve ayakları dışında kalan kısımlarını, aralarında dinen evlilik câiz olan erkekler yanında, vücut hatlarını ve rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise (örtü) ile örtmeleri.
- Başörtülerini, saçlarını, başlarını, boyun ve gerdanlarını iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmaları, Dinimizin, Kitap, Sünnet ve İslâm âlimlerinin ittifakı ile sâbit olan kesin emridir. Müslümanların bu emirlere uymaları dini bir vecibedir.





