milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY
  • YELKENLER İNDİRİLDİ
  • SAADET PARTİSİ GAZZE'DE YETİMHANE İNŞA EDECEK
  • İKTİDARDA FİGÜRAN ÇATLAĞI
  • HALKIMIZ GÖSTERİLENE DEĞİL, GİZLENENE BAKSIN
  • YASA GERİ ÇEKİLSİN

Yeni strateji geliştiriyorlar
Ceyda Karan:Yeni strateji geliştiriyorlar....

1 10 ARALIK 2010
CUM 00:50

[-] Normal [+]
  • Röportaj
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İlk dalga Wikileaks belgelerini gördüğünde hiç şaşırmadığını söyleyen deneyimli gazeteci Ceyda Karan:Yeni strateji geliştiriyorlar....

  • Ceyda Karan:Yeni strateji geliştiriyorlar.... -

13 yıl boyunca Radikal Gazetesi'nde çalışan Ceyda Karan, 12 yıl Radikal'de Dış Haberler Müdürlüğü yaptı. Geçtiğimiz haftalarda Habertürk Televizyonu'nda işbaşı yapan Karan, Ortadoğu, AB ve Güney Amerika alanlarında hakkaniyetli yorumlarıyla tanınıyor. Habertürk'teki ofisinde konuştuğumuz ve sürekli olarak -işlerinin yoğunluğu sebebiyle- bölmek zorunda kaldığımız  röportajda, Wikileaks belgeleri, Türkiye- ABD ilişkileri ve İran'a kadar birçok konuyu konuştuk.

Röportaj: Cihat Arpacık

* Belgeleri ilk gördüğünüzde ne düşündünüz?

Hiç şaşırmadım

* Muhteva itibariyle, özellikle ABD'nin kırmızıçizgilerine ve İsrail'e pek dokunmayan bir özellikte olduğundan bir "Amerikan oyunu" olduğu söylendi. Gerçekten böyle mi sizce?

Bilmiyorum, ben çok komplo teorilerinden yana bir insan değilim. Daha çok olgular üzerinden konuşmayı tercih ederim. Bilmediğim şeyler üzerinden akıl yürütmek istemem. Ama bütün bu olup bitenleri sorgulamayı ve düşünmeyi çürütüp de ne sunuluyorsa onu kabullenmek ve bunu küçümsemek de ayrı bir sorun bence. Yani komploculuk da ayrı bir sorun, "bunların arkasında ne yatıyor olabilir" sorusunu da küçümsemek ayrı bir sorun. Dolayısıyla arkasında İsrail ve ABD mi yatıyor? Çok dürüstçe verilebilecek cevabım bu: Hakikaten bilmiyorum. Fakat bazı şeyler kafamızda soru işaretleri yaratıyor tabii.

HARİRİ SUİKASTI BELGELERİNİ DE FİLTRELEMİŞLER

* Nedir onlar?

Hakikaten İsrail'i rahatsız edecek hemen hemen hiçbir şeyin çıkmamış olması, Assange'nin Netenyahu'nun açıklamalarını "açık liderliğe örnek" olarak göstermesi. Bunların dışında Lübnan'ın Daily Star Gazetesi, Hariri suikastının arkasında Suriye'nin falan parmağının olmadığını 2006'da Batı'nın özel mahkemeye atadığı başsavcıların söylediğini yazdı. ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği'nden gönderilen belgeler arasında bunlar da var ama biz bunları Wikileaks'dan okuyamıyoruz Lübnan gazetesi bu bilgileri kendi kaynaklarına dayandırıyor. Anladığımız kadarıyla bazı şeyleri filtreliyorlar.

* Filtreleme neye göre yapılıyor?

Belki burada gazetecilik kriterleri rol oynuyor olabilir. Sonuçta bu ham bilgilerin ortaya saçılması bir bataklığa da neden olabilir. Bilip bilmeyen, süreci takip etmeyen insanlar yorum yapıyorlar. Hani kimseye de yasaklayamazsın. Peki o filtreleme neye göre yapılıyor. Mesela Lübnan'la ilgili bilginin ortaya çıkması Lübnan için oldukça önemli. Dolayısıyla soru işareti yaratan birçok şey var. Yani sevinmek için daha çok erken.

* Peki diyelim ki ABD derin devlet aklının bir komplosu bu. Ne amaçlamış olabilirler?

Tek tek ülkelerde belli tartışma süreçleri yaratmayı amaçlamış olabilirler. Biz bunu sadece Türkiye bağlamında okuyoruz ama Rusya'yla da ilgili pek çok şey var mesela. Lübnan'la da var. Lübnan'da 4 tane generali 4 yıl boyunca hapiste tutmuşlar, Suriye yanlısı oldukları gerekçesiyle. Lübnan iç politikası yönetmenin birtakım araçları olmuş olaylar var ve kendileri yönetmişler. Rusya ile ilgili olarak, Tandem sorusu var, Amerikalılar da merak ediyorlar Rusya'da kim başa gelecek diye. Onu yönetmeye yönelik girişimler var. Sonuç itibariyle ülkelerin iç politikalarını rapor eden elçiler var. Zaten elçilerin görevi rapor yazmak. Burada asıl sorun hiçbirinin tam olarak anlamamış olması bana kalırsa. Yani emperyal güç olarak ülkelerin iç politika dengeleriyle oynamaya çalışmışlar. Belgelerin yayınlanmasını da fırsat bilerek bunun üzerinden de taktik strateji geliştiriyorlar.

KÜLTÜREL ETKİ POTANSİYELİNİ DEĞERLENDİRMEK BOYNUMUZUN BORCU

* Türkiye'de bir "eksen kayması" tartışması vardı. Bu tartışma sürerken "eksen kayması değil vizyon icabı" başlığında bir yazı yazmıştınız. Gelinin süreçte Davutoğlu, "Osmanlı toprakları üzerinde bir liderlik kurabilir" şeklinde bir açıklama yaptı. Neo-Osmanlıcılık tutar mı?

Bu eski haliyle tabii ki tutmaz. Ama bizim görmek istemediğimiz bir şey var. Türkiye toprakları, sanıldığından daha büyük bir kültürel etki potansiyeline sahip. Yıllardır görmezden gelmişsin ama Suriye'ye gittiğin zaman TRT'de bir Türk dizisinin yayın saatinde sokaklar boş oluyor. İran'a gittiğin zaman zaten her yerde Türkmenler var. Kendilerine Azeri denmesine de kızarlar. Biz bir parça silkinip bölgesine bakan bir ülkeyiz ve büyük bir kültürel etki potansiyeline sahibiz. Batı dünyası da buna şüpheyle bakıyor. Osmanlı mirasçı bir ülkeyiz sonuçta. Ulus-devlet sürecinde bunu o kadar keskin bir şekilde reddetmişiz ki. Şimdi tekrar onu değerlendirme çabası var. Tabii ki bunda bir takım hatalar olacaktır. Bir takım sorunlar yaşayacağız, ben bunların doğal olduğunu düşünüyorum. Ama böyle bir kültürel etki potansiyeline sahip olmak kadar normal bir şey yok. Bugün Britanya İmparatorluğu'nun Milletler topluluğu vardır. İngiliz kültürüyle hemhal olmuşlardır onlar. Aynı şey Fransızlar için de geçerlidir, Fransız Afrika'sı vardır. Bizim daha yakında hem de. O tarz bir sömürgecilik de değil yaptığımız.

* Türkiye'nin süreç sonunda Batı'dan tamamen koparak Ortadoğulu ülkelere benzeyeceği endişeleri de var?

Tersine bir sonuç doğuracağına inanmıyorum. Benzese benzese o ülkeler Türkiye'ye benzer. Aksi bir durumu Türkiye halkı da kabul etmez diye düşünüyorum. Hem Batılı hem Doğulu olduğumuz ve kimlik hesaplaşmalarını tam olarak netleştiremediğimiz için birtakım sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Nüfusumuzun bir bölümü sadece ve sadece Batılı olmaya özeniyor. Öbür bölümü tümüyle doğulu kalmak istiyor ama aslında ikisinin bileşimiyiz. Buradan bir sentez çıkartacağız ama gerçekten zor bir şey. Yani eksen kaymadı yeni Osmanlıcılık da Batılıların bize yakıştırdıkları bir kavram. Ama kültürel etki alanı tabii ki var. Bunu değerlendirmek ise boynumuzun borcu.

"İNSANİ ÖZRÜN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLAMIŞ DEĞİLİM"

* Davos'tan başlayarak Mavi Marmara saldırısıyla birlikte Türkiye - İsrail ilişkileri büyük yara aldı. Şu aşamada Mavi Marmara saldırısıyla ilgili İsrail'in özür dileyeceği iddiaları gündeme geldi. Özün re ifade eder?

Devletlerarasında özür çok şey ifade edebilir. Tabii ki özür yetmez tazminat da ödemeleri gerekiyor. Sonuçta zaten rezil olan İsrail biraz daha rezil olmuş olur. Aslında son yıllarda, görüntüde diyelim, gerilemeye başlayan bir İsrail var. Bütün sorunların odağı olmasına karşındı haddinden fazla bir güce sahipti. İsrail, kendi ulus devlet sistemini ırk ve din temelli muhafaza etmek için o toprakların ahalisinden kurtulmanın yollarını arıyor. Onlarla barışık, bir arada yaşayabilen, etnik çeşitliliğe dayalı bir yapı peşinde de koşmuyor. Daha çok Yahudi devleti olarak kendini tanıttırmaya çabalıyor. Buradan bir çözük çıkacağına da inanmıyorum. O toprakları görmüş olanlar bilirler; orada zaten etnik temizlik yapılacak kadar yapılmış. Daha fazlası yok daha. Şimdi İsrail'in bu şekilde var olması, geçmişe nazaran Türkiye'de sıkıntı oluşturuyor. Burada Türkiye'nin atacağı bir geri adım yoktur. Burada İsrail'in nasıl bir özür dileyeceği önemli. İnsani özür diye bir şeyden bahsediyorlar, ne demekse, yani hayvani özür diye bir şey mi var? Saçma geldi açıkçası bana. Galiba özür metninde kullanacakları dille kendi halklarını, güya, rahatsız etmeyecek ama neyin ne olduğunu herkes bilecek.

* Bu sıkıntı hangi şartlar altında ortaya çıktı?

Bunun rastgele çıktığını düşünmüyorum. İsrail'in gidip Gazze'ye Dökme Kurşun adında bir operasyon düzenleyerek ortalığı mahvetmesiyle çıktı. Başbakan'ın İsrail'i eleştirisinden sonra Tel Aviv'in çıkıp da "siz bize nasıl dayılanırsınız" dedikten sonra çıktı. Sonra "One Minute" olayı en sonunda da Mavi Marmara saldırısı oldu. Filistin meselesiyle ilgili bir adım atılmadan da ilişkilerin eski haline döneceğini de inanmıyorum. Önce İsrail'in Türkiye vatandaşlarını uluslar arası sularda öldürmesinin diyetini ödemeli.

FÜZE KALKANI PROJESİNE HİÇ KATILMAMALIYDIK

* Başbakan İsrail'e çok sert mesajlar gönderiyor, Cumhurbaşkanı "İsrail Türkiye'nin dostluğunu kaybetmiştir" diyor ama diğer yandan İran'a karşı İsrail'i koruduğu ifade edilen füze kalkanı projesine imza atılıyor. Bunu nasıl değerlendirmeliyiz?

Bu benimde kafamı çok kurcalayan bir şey. Çok kafa karıştırıcı bir yanı var. Resmi olarak, kâğıtlarda, İran'a karşı İsrail'i koruyacağına yönelik bir şey yok. Bunlar bizim çıkarsamalarımız. Aslına bakarsanız çok da meşru çıkarsamalar. Yarın öbür gün bölgede bela kapısı açılsa ne olur? Benim şahsi kanaatim Türkiye füze kalkanına katılmamalıydı ama Batı'dan bağımsız bir şekilde kendi politikalarını üretmeye çalışan Türkiye'nin ilişkilerini çok ciddi etkilerdi bu. Zirvede imzalanan metin Türkiye lehine değiştirildi belki ama bu ileriki zamanlarda "de facto" olarak yaşanılacak sorunlarda başımızın belaya girmeyeceği, hiç risk bulunmayacağı anlamına da gelmiyor.

* İran ile İsrail arasında esen soğuk rüzgarların önümüzdeki zamanlarda savaşa dönüşmesi ihtimali ne kadar sizce?

İnşallah öyle bir şey olmaz. İsrail biraz akıllanırsa hiç olmaz. Genellikle İran'ı hedef gösteriyorlar ama İran'ın kalkıp da herhangi bir yere füze atacağını düşünmüyorum. Belki birilerine göre çok safiyane düşünüyor da olabilirim. Ama bu tarihsel de bir şey. İran bu zamana kadar kime saldırmış ki? Bir Irak'la savaş var ama onun arkasında da ABD'nin maşa olarak kullandığı Saddam vardı. Ama tabii bölgesel bir güç olmaya çalışan İran var. Arap alemindeki ülkelerde hatırı sayılır bir Şii nüfus var. İran'ın mezhep itibariyle bir etkisi var. Bir denge kurulması lazım. Ama aklıselimle alakalı bir şey. Aklıselim Türkiye'nin bölgede etkili bir güç olmasını gerektiriyor.

* Ocak ayında İstanbul'da yapılacak nükleer görüşmelerinde bir sonuç çıkabilir mi?

Çıkabilir. Ne formüle edeceğine dair de değişir. Haziran ayında Türkiye'de büyük fırtına koparan takas önerisi de ölmüş falan değil. Bunu Türkiye uydurmadı. Uluslar arası aktörlerin Türkiye'ye önerdiği bir şey. Onun teknik anlamda şemalı değişebilir ama ölmüş olduğunu düşünmüyorum. Bunu inkar ederlerse İran'ı nükleer bir güç olarak tanımak zorundalar. İran Sarı Pasta'yı üretti biliyorsunuz, uranyum cevherini kendi dönüştürebiliyor. Bu konuda birileri "yandık" diyecektir ama Türkiye de bundan faydalanabilir. Yeri gelince Türkiye'nin de böyle enerjilere ihtiyacı olacak ve batının bu enerjideki tekeli kırılacaktır.

* Uzun yıllar Radikal'de çalıştınız. Sonra Habertürk'e geçtiniz? Sıkıldınız mı gazeteden?

Sıkıldım evet. 13 yıldır Radikal'de çalışıyordum ve yeni bir şeyler yapmak istedim. Başka özel bir sebebi yok açıkçası.

* En son hangi kitabı okudunuz?

Gürkan Zengin'in yazdığı Hoca'yı okuyorum şimdi.

* Ben de okuyup beğenmiştim. Yandaş bir bakışla yazıldığı eleştirileri de var ama.

Yok ben öyle yorumlamıyorum. Tanımayan insanlar çok tuhaf yorumlar yapıyorlar ama tanıyanlar ne kadar saygıdeğer bir insan olduğunun ayırtına varıyor. O yüzden "Hoca" diyorlar. Gürkan'ın kitabının baş kısmı onun tezahürü olmuş. "Eksen Kayması" bölümünden başlamak üzere birçok konuyu detaylı bir şekilde ortaya koymuş. Tarihe not düşecek bir kitap.

Yeni strateji geliştiriyorlar yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Ceyda Karan:Yeni strateji geliştiriyorlar....10-12-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Röportaj bölümü’nde 10.12.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: CİHAT ARPACIK -İstanbul / Türkiye
  • tags Etiketler: ceyda, karan, açıklama, röp, strateji,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek