Hükümet açıkladığı Orta Vadeli Program (OVP) ile cari açık tehlikesini teyit etmiş oldu. Cari açığı giderek büyürken hükümetin uyguladığı ekonomik programlarda, açığın kapanmasına yetmiyor. Bu durumda olan her zamanki gibi vatandaşa oluyor. Vatandaş yeni zamlarla mağdur edilirken, bunun adı güncelleme oluyor.
AKP iktidarının önceleri önemsemez gözüktüğü cari açık sorunu, bugün ekonominin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Hükümet tarafından da kabullenilen ve muhtemel bir kriz dalgası gelmeden çözüm yolları aranan cari açık tehditi, iktidarın açıkladığı Orta Vadeli Program'a (OVP) damgasını vurdu. OVP'nin açıklandığı gün yürürlüğe giren ÖTV zamları, yeni plan üzerine çok fazla konuşulmasını engellerken, ÖTV zamlarının da cari açığı kapatma maksatlı olduğu gözlerden kaçmadı.
Dünya ekonomisinde artan belirsizlik ve olumsuzluklar neticesinde küresel büyüme beklentilerinin olumsuz etkilendiğinin vurgulandığı OVP'de, sürdürülebilir büyümeyi sağlamak, istihdamı arttırmak, fiyat istikrarını korumak ve mali dengeleri sağlamlaştırmak gibi gelişmekte olan ülkeler için "olmazsa olmaz" hedefler yer aldı. Bunların yanında cari açığın bir risk unsuru olmaktan çıkarılması gerekliliği de, planın ana eksenini oluşturdu. OVP, bir bakıma, yaklaşmakta olan kriz öncesi Türkiye ekonomisinin "yumuşak karnı"nın cari açık olduğunun da teyid etmiş oldu.
Büyüme hızı azalırken işsizlik nasıl düşecek?
Büyüme hedeflerinin 2012 için yüzde 4, 2013 ve 2014 için ise yüzde 5, olarak açıklandığı, bununla bağlantılı olarak da işsizlik rakamlarının 2012'de yüzde 10,4, 2013'te yüzde 10,2 ve 2014'te yüzde 9,9 olarak hedeflendiği OVP'de cari açık öngörüleri de 2012'de 65,4 milyar dolar ve 2013 ile 2014 için de 67 milyar dolar amaçlandı.
Ekonomide, küresel mali krizin de etkisiyle bir yavaşlamanın görüleceği öngörüsüyle büyüme rakamları aşağıya çekilirken, ilerisi için işsizlik oranlarının tek haneye ineceği öngörüsü ise açıklanmaya muhtaç bir nokta gibi göründü. Yüksek oranlı büyüme olduğu söylenirken bile işsizlik oranları düşmezken, daha düşük hızlı bir büyüme ve muhtemel bir kriz atmosferinde işsizliğin nasıl düşürüleceği merakla karşılandı.
Dışa bağımlılık tam gaz, cari açık korkutuyor
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün TBMM'nin açılışında söylediği "1 dolarlık ihracatın 82 centi ithalata dayalı" ifadesinin işaret ettiği dışa bağımlılık gerçeği ortadayken, OVP'de "Küresel ekonomiler kriz halindeyken Türkiye cari açığa nasıl çözüm bulacak" sorusu sıcaklığını hala koruyor. Ekonominin yapısal sorunlarından biri olan cari açık meselesi, yeni OVP ile çözülmeye çalışılıyor. Aynı zamanda da ÖTV zammından gelmesi beklenen 5,5 milyar TL'den de medet umuluyor. 2011'de 70 milyar doları aşması beklenen cari açığa çare olacağı ise kuşkulu gözükmekte. Cari açığın kapatılmasının en kestirme yolu olan ithalatın kısılması, Türkiye gibi ithalat dayalı büyüme stratejisi izleyen ülkeler için olumsuz durumlar meydana getirebiliyor. İhracatımızın büyük oranda ithalata dayalı olduğu düşünülürse, orta vade cari açığın, kapanması mümkün gözükmüyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Haber Merkezi / Türkiye
Etiketler:



