Türkiye ve Dünya Ekonomisi 2012 Raporunu kamuoyuyla paylaşan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, "Ekonomideki ciddi risk unsurları devam ediyor. Cari açık, tasarruf açığı, kayıtdışı, enflasyon, hane halkı borç yükü sorunu. Bazı şeyler yolunda gidiyor diyerek, riskleri gizlemeyelim" dedi.
Nedim Odabaş
ASKON Türkiye ve Dünya Ekonomisi 2012 Raporu, Kızkulesi‘nde düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası Ticaret Enstitüsü Müdürü ve raporun danışmanı Prof. Dr. Yusuf Tuna, ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Sami Bektaş ve Genel Sekreter M. Akif Bayramoğlu‘nun katıldığı basın toplantısında çok sayıda ASKON üyesi de hazır bulundu.
"Belirsizlik Altında Kalıcı Büyüme Beklentisi" başlıklı raporun detaylarını açıklayan Genel Başkan Mustafa Koca, ekonominin dünyanın hızına paralel bir şekilde hız kazandığını belirterek, "Aynı zamanda bu hız sürecinde ilginç değişimler de yaşanmaktadır. Bu değişimler ekonomik araçlarla, dijital gelişmelerle ilgili değildir. Bu değişim, ekonominin kitabi kurallarıyla da ilgilidir. Bu yüzden ekonomi artık çok daha yakından çok daha etkin ve çok daha bilgiye dayalı bir şekilde takip edilmektedir" dedi.
ABD‘nin 2008 krizinden sonra toparlanma sürecine girdiğini, Avro Bölgesi‘nde ise ülke borçları nedeni ile oluşan kriz ve bankaların bilanço sorunları, bazı ülkelerdeki borçlarla ilgili yetersiz konsolidasyon planları, Avro Bölgesi‘nin içinde olduğu sorunları artırdığını ve yaydığını kaydeden Koca, "Avrupa‘nın krizinin kısa vadede çözülmesi çok zor görünüyor" dedi.
Riskler devam ediyor
Türkiye ekonomisinde ise 2008 ve 2010 yılları arasında yüzde 1.6‘lık reel büyüme gerçekleştiğini, moral motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığını, kamuya ait kalemlerde iyi bir düzey yakalandığını ifade eden Koca, "Tüm iyi gelişmelere rağmen halen ciddi risk içeren konularımız olduğunu asla unutmamamız gerekiyor. 75 milyar doları bulan cari açık bizim için son derece büyük bir risktir. Bu sadece verilen açıktan ibaret değildir. Kaliteli bir finansmana sahip olunmadıkça, ekonomiye daimi kırılganlık yükleyen derin bir arızadır. Bu mesele öncelikle doğru teşhis edilmeli ve üzerine doğru politikalarla gidilmelidir. Cari açığın sebepleri ve çözüm noktalarıyla ilgili olarak çok daha ciddi çalışmalar yapılması şarttır" diye konuştu.
Tasarruf açığımızın büyüklüğünün de önemli bir risk olduğunu vurgulayan, kayıtdışılığın devam ettiğine dikkat çeken Koca, "Diğer yandan 100 milyar doları aşan dış açık da bir risktir. Mali dengeler bir tarafa, ithalat bağımlılığı, üretim yeteneğimizi kaybettirmektedir. İstihdamı olumsuz etkilemektedir. İhracatımızın temelini oluşturduğu için kârlılığı ciddi anlamda düşürmektedir. Enflasyon tehlikesi ise hâlâ kapımızda beklemektedir. Bir diğer sorunumuz da hanehalkının borç yükü sorunudur. 2008 yılında yüzde 10.8 olan hane halkı borç yükünün GSYH‘ya oranı bugün yüzde 16.4‘e ulaşmıştır. Gelir adaletsizliği makul seviyeye düşürülmeden kimse huzur bulmayacaktır" açıklamasını yaptı.




