Miting alanında toplanan ve ellerinde Türk ve Doğu Türkistan bayrakları bulunan vatandaşlar, "Katil Çin şaşırma, sabrımızı taşırma. Zulme karşı omuz omuza. Müslüman zulme boyun eğmez." sloganları atıp tekbirler getirdi.
back 1 / 5 next Albumünden Göster
Sıcak havaya rağmen alanda toplanan on binlerce vatandaş Doğu Türkistan'da yaşananları lanetledi. Mitinge katılarak destek veren Kamusen Genel Başkanı Bircan Akyıldız yaptığı konuşmada, "Yüreğimdeki acıyı paylaşmaya geldim. Yüreğinizdeki acıyı paylaşmaya geldim. Doğu Türkistan'da ölen yüzlerce insanımızını acısını paylaşmak için buradayım" dedi. Türklerin var olduğu günden bu yana hür yaşımış bir millet olduğuna dikkat çeken Akyıldız, "Biz haksızlığa karşı boyun eğmeyen bir milletin evlatlarıyız. Ama Doğu Türkistan'daki kardeşlerimize, bacılarımıza, kızlarımıza baktığımızda içim yanıyor, yüreğim burkuluyor, içim sızlıyor. Buradan sesleniyorum. Saltuk Buğra Han senden özür diliyorum. Dilşat Sultan senden özür diliyorum. Yusuf Has Hacip senden özür diliyorum. Kaşgarlı Mahmut senden özür diliyorum. Yusuf Alptekin senden özür diliyorum. Çünkü ata yurdumuza, öz yurdumuza sahip çıkamadık. Bunun için özür diliyorum. oradaki kardeşlerimizin canına, namusuna sahip çıkamadık. Onun için özür diliyorum." şeklinde konuştu. Bircan Akyıldız'ın bu sözleri miting alanında bulunan vatandaşlarca "Allahu ekber" sesleri ile karşılık buldu.
Türkiye Gönüllü Teşekküler Vakfı Başkanı Avukat Necati Ceylan da konuşmasında Doğu Türkistan'da yaşananlara dikkat çekti. Ceylan, "Doğu Türkistan dünyanın en gaddar, en şoven bir milleti olan Çinlilerin esaretindedir. Temal insan hak ve hürriyetlerine, yaşam hakkına zerre kadar saygısı olmayan Çin'in Uygur katliamı yeni bir şey değildir. Doğu Türkistan'da yıllardan beri zulüm var, işkence var. Bu işkenceler soykırıma dönüştü. Namaz yasak, oruç yasak, hacca gitmek imkansız, çocuk doğurma isteği vahşice sonlanıyor. Genç kızlar fuhuş batağına sürükleniyor. Dini, milli, kültürel, insani değerler ayaklar altında. Doğu Türkistan Türkleri topyekün ortadan kaldırılma tehlikesi ile karşı karşıya. Çin devleti teröristtir. Çin terör devletidir. Bu terörü tüm dünya izlemekte. ABD kör, Avrupa sağırdır." şeklinde konuştu.
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan ise yaptığı konuşmada "Daha önce Irak için Filistin için Keşmir, Bosna için yumruklarını kaldıranlar bu seferde Türkistan için Çağlayan'ı doldururlar dedik ve sizleri çağırdık sizler de koşarak geldiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz" dedi.
"Çağlayan Medyanı bizi tanır bizi bilir" şeklinde sözlerini sürdüren Erdoğan, "Biz bu meydanda çok yemin ettik. Dünya bizi bu meydandan tanır. Bir kez daha yeminimizi yeniliyoruz. Ey zalimler zulmünüz devam ettikçe bizi karşınızda bulacaksınız. Çünkü biz Selahattin Eyyübi'nin, Saltuuk Buğra Han'ın ahvadıyız. Ey dünya işte biz yine Çağlayandayız çünkü zalimin kırılacak eli var." dedi.
Erdoğan'ın yaptığı konuşmanın ardından Refah Partisi eski Milletvekili ve son seçimde Bağcılar Belediye Başkan Adayı olan Mukadder Başeğmez bir konuşma yaptı.
Başeğmez, "Herkese kucağını açmış yer küre bir kesime dar edilmeye çalışılıyor. Son yüz yılına bak ey insanlık Hiroşima'da binlerce insanı kendi ellerinde katlettin ey insanlık. Kırımdan sürülen biz olduk. Bağdat'ta, Kerbala'da, Basra'da bizim başımızda patladı bombalar. Adı bilinmemiş silahlarınızı bizim çocuklarımız üzerinde denediniz. Ey insanlık sen hep sustun." İfadelerini kullandı.
Çin Halkına sesleniyorum diyen Başeğmez, Çinli yöneticilerin kendi halklarına zulmettiğini söyleyerek, 'Ey büyük Çin Halkı kalk ve yöneticilerine hayır de ve Doğu Türkistanlı kardeşlerinizin yanında olun.' dedi.
Kurtulmuş: Zalimin her zaman karşısındayız
Kurtulmuş mitinge katılan İstanbullulara teşekkür ederken, herkesin yaz tatilinde olduğu bir günde bu sıcakta Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın yanında olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum dedi. Kurtulmuş, STK'lara ve özellikle de futbol kulüplerinin taraftar gruplarına da teşekkür etti.
Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Srebrenitsa'da yapılan katliamın yıl dönümündeyiz ve o katliamı bu meydanda protesto ediyoruz, İsrail'in Gazze saldırısına hep beraber burada dur dedik. Irak'ta yaşanan katliamı telin ettik. Yine bu gün burada Mazlumun yanında olmak bize düştü bu aziz millete düştü sağ olun var olun. Bu kadar olaylar olurken insan ister istemez soruyor nerede dünyanın hürriyetten özgürlükten adaletten ve insan haklarından bahseden özgürlükçüler. Sizin duyduğunuzu onlar duymuyorlar. Siz Doğu Türkistan'da ki feryadı duydunuz ve buraya geldiniz, onlarsa yan gelip yatıyorlar. Srebrenitsa'yı duymayanlar bu günde susuyorlar. Nerede Avrupa Birliği nerede kendisinden önce ki Bush yönetimini eleştiren Sayın Obama? Ve ne yazık ki nerede bu İslam Ülkelerinin anlı şanlı başbakanları Cumhurbaşkanları? Nerede dünya medyası, nerede televizyonlar, neden Uygur Kadınının "kocamı istiyorum, oğlumu istiyorum" diyen kadını neden göstermiyorlar? İnsanlık sadece şu saydığım soykırımları görmedi. Nice katliamlarla karşı karşıya kaldı. Maalesef dünyayı yöneten etkin ve güçlü liderler nerdeyse katliamları ikiye ayırdı: Benim işime yarayan katliamlar, benim işime yaramayan katliamlar...
Bu millet mazlumun hep yanında oldu
Bu millet Hitler Yahudileri katlederken, bu millet Yahudilere kucak açtı. Çeçenistandaki kardeşlerimiz katledilirken bu millet karşı çıktı. Ruanda'da 1 milyon insan katledilirken bu millet karşı çıktı. İsrail'in katliamına bu millet karşı çıktı. Ve yine Doğu Türkistan'da özellikle 1949'dan beri yapılan katliamda mazlumlara da bu millet sahip çıktı.
Medya ve siyaset dünyası yarından itibaren Çağlayan meydanını görmezden gelemeyecek ve Doğu Türkistan'daki yaşanan drama engel olmak için elinden geleni yapmaya mecbur kalacaktır. Çünkü bu millet hassasiyetini bir kez daha ortaya koymuştur."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




