Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, 19 işçinin ölümüne neden olan göçüğün ardından ocağın bulunduğu Bükköy sessizliğe büründü babalarını, kardeşlerini, ağabeylerini kaybeden köy sakinleri, yaşadıkları drama inanmakta güçlük çekiyor.
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, 19 işçinin hayatını kaybettiği göçüğün meydana geldiği maden ocağının yakınlarındaki Bükköy'de acının ve hüznün sessizliği hakim. Orhan Veli'nin, ''Yüz karası değil kömür karası, böyle kazanılır ekmek parası'' dizelerinde anlattığı gibi ekmeklerini yerin yüzlerce metre altından çıkarmaya çalışan 19 maden işçisinin, 10 Aralık Perşembe günü saat 16.00'da yerin 200 metre altına indikten birkaç saat sonra patlayan grizu ve ardından gelen göçükle hayatlarını kaybetmesi, 19 ailenin ocağına ateş düşürdü.
Kadınları eşsiz, çocukları yetim bırakan göçüğün yaşandığı madende cenazelerin çıkarılmasından bu yana derin bir sessizlik yaşanırken, aynı sessizlik ocağın yakınlarındaki Bükköy'de daha da derinden hissediliyor.Göçükte eşlerini, babalarını, kardeşlerini kaybeden köylüler, halen yaşadıkları drama inanmakta güçlük çekiyor. Sakinlerinin yoğun acılar yaşadığı Bükköy'ün eski muhtarı Süleyman Tunca, göçük olayının ardından kimsenin eskisi gibi olmadığını söyledi.
"Vardiya saatleri geldiğinde gözlerimiz onları arıyor"
Olay günü, Mehmet Banbal ve Seyit Ali Akduman ile kahvede oturduklarını, beraber çay içtiklerini, mesai saati yaklaşırken de onları işe uğurladıklarını anlatan Tunca, şöyle konuştu: ''Yaşanan olayın ardından kimse bir şey yapmak istemiyor. Kimse işe gitmiyor. Çocuklar okula gitmek istemiyor. Aileleri zorla okula gönderiyor. Herkes acılı. O gün çay içtiğimiz çocukların, dört saat sonra ölüm haberleri geldi. Orada ölen işçilerin hepsi bizim evlatlarımızdı. Köy olarak hüzünlüyüz, yastayız. Onların yokluğunu hissediyoruz. İnanın yemek yememiz, kahvedeki oturuşumuz bile değişti. Ağlamaklıyız. Vardiya saatleri geldi mi gözlerimiz onları arıyor. Kimse konuşmaz oluyor.''
Seyit Ali Akduman ile olaydan iki gün önce de böyle bir konuşma yaptıklarını, dertleştiklerini dile getiren Tunca, başka geçim kaynağı olmayan bu kişilerin yine madene gitmeye devam ettiklerini söyledi.
"Köyün atmosferi değişti"
Hayatını kaybeden işçilerden Yusuf Karaca'nın dayısının oğlu Erol Kaplan da madende meydana gelen göçük ve ardından çıkarılan 19 cesedin tüm köy halkının psikolojisinin etkilediğini dile getirdi. Olayın üzüntüsünü ilk günkü gibi yaşadıklarını belirten Kaplan, şöyle konuştu: ''Bu durum, psikolojik olarak çoluk çocuk hepimizi etkiledi. Gerek gündüz gerek uykumuzda gerek yemek yerken içimiz kan ağlamaya devam ediyor. Açıkçası her şeyimizle etkilendik. Köye girerken bile farklı bir atmosfer oluşmuş gibi bir durum var. Her yer çok çok sakin. Çok üzgünüz.'' Aynı madende çalışan Mustafa Balkan ise göçükte hayatını kaybeden Mehmet Kuşoğlu ile yaklaşık 1 yıl önce ocakta yaşanan başka bir patlamada yaralandıklarını ifade etti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



