Penceremden bakıyorum, arabalar vırt zırt geçip gidiyor, insanlar yürümeyi sürdürüyorlar... Kaç yıldır gözlüyorum bunu, içime dert oluyor...
Çünkü faşistler insanları Atatürk'ten soğuttular... "Atatürk Tanrı'dır, üşümez, acıkmaz, yorulmaz ve de eleştirilemez" yaklaşımı genç kuşakları Atatürk'ten uzaklaştırdı. Bıktırdı. Atatürk de insandır, onun da bizim gibi eline diken batar! Atatürk de acıkır, yorulur, rakı içer, sever, sevilir, kavga eder, evlenir, boşanır. Ve de eleştirilebilir.
"Eleştirilememesi" yüzünden Kemalistler bugün yerlere düştüler, Atatürkçüler de dertlerini anlatamıyorlar. (İkisi farklı şeylerdir.) Hakaret etmeden, saygısızlık etmeden, iftira etmeden, Atatürk eleştirilecektir. Benim en çok eleştirdiğim, örneğin, "Güneş-Dil Teorisi" denilen saçmalığa destek olmuş olmasıdır. Fakat Atatürk, bu yanlışı görüp hemen yanlıştan dönmeyi de bilecek kadar büyük bir önderdi. Yazıyı emir ve komutayla değiştirebildiği gibi dili de değiştirebileceğini sandı, bunun mümkün olmadığını görünce hemen vazgeçti. "Alaturka müziği" yasakladı, hemen vazgeçti. Bir bilim adamı değildi ki, devlet adamıydı...
Atatürk'ü eleştirmek, bazı kağşamış beyinli yarı-aydınların ileri sürdükleri gibi "Atatürk düşmanlığı" değildir. Tam tersine...
(ENGİN ARDIÇ / SABAH)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



