Radikal'den Türker Alkan'ın yazısısının başlığı "Çin işi". Alkan, Çin'in Tibet ve Doğu Türkistan'da yapıp ettiklerinin sosyalist olma iddiasında olan bir ülke açısından şaşırtıcı olduğunu ve 'reel politika' ile de açıklanamayacağını vurguluyor.
"Doğu Türkistan'da olanlar ilk değil, korkarım son da olmayacaktır. Doğu Türkistan'ın tarihi, Çin'den bağımsız olmak için verilen uzun bir mücadelenin tarihidir. Son olayların eski ayaklanmalardan bir farkı, bu bölgede artan Çin nüfusu nedeniyle sorunun sadece Çin devletiyle Uygurlar arasındaki bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp, Çinli sivillerle Uygurlar arasındaki bir çatışmaya dönüşmesidir. Çin yönetimi yılladır bu bölgeye Çinlileri yerleştirerek nüfus dengesini kendi lehlerine değiştirmeye çalışıyordu. Nüfusu 1.5 milyara yaklaşan bir ülke için pek de zor olmasa gerek!
Çin'in günahı sadece Uygurlara uyguladığı baskı değil elbette. 1950 yılında Tibet'i de işgal etti. Tibetlilere de benzer baskılar uyguladı. 1959'da çıkan isyanı çok kanlı bir biçimde bastırdı. Hâlâ bu ülkeyi zor kullanarak, baskıyla yönetmekte, Çinli nüfusu iskân ederek burayı da Çin'in bir parçası haline getirmeye çalışmaktadır.
Bütün bu olup bitenlere dünya seyirci kalıyor. Uygurlara ve Tibetlilere uygulanan baskıyı bazen çok cılız bir sesle kınayanlar oluyor ama, kimse bundan daha ileri gitme niyetinde değil. Nükleer silahları, balistik füzeleri, büyük ekonomik potansiyeli olan dünyanın en kalabalık ülkesiyle bozuşmak kimsenin işine gelmiyor. Buna Türkiye de dahil!
(...) Çin, sosyalist bir ülke olma iddiasındadır. Fakat ekonomik alanda gelişmesini büyük ölçüde yabancı sermayeye ve kapitalizme dayandıran bir 'sosyalist' ülke!
(...) Ve yıllarca emperyalizme küfürler eden, ama Tibet'te, Doğu Türkistan'da emperyalizmin en acımasızını uygulayan...
Marksist anlayışa göre 'milliyetçilik' aslında ideolojik bir fenomendir, işçi sınıfını bölmek için kapitalistler tarafından uydurulmuştur, sosyalistlerin 'enternasyonalist' olması gerekir ve beklenir!
Çin'in izlediği asimilasyon politikasına bakınca şaşırıyor insan. Milliyetçiliğin böylesini en has kapitalist ülkede bile bulamazsınız!
Anladık, 'reel politika' böyledir. Söylenenle yapılan arasında farklar olur.
Ama bu kadar da olur mu?"
(Türker Alkan / Radikal)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



