milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Yahudi âlimlerinden İbn Selam’ın Müslüman oluşu
Bu güzel yüzün sahibi yalan söylemez

20 ŞUBAT 2010
CMT 01:10

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Müslüman olmadan önce, Yahudi topluluğunun âlimlerinden olan İbn Selâm Müslüman oluşunu şöyle anlatır:

  • Bu güzel yüzün sahibi yalan söylemez -

"Babam Yahudilerin ileri gelen âlimlerinden idi. Bana Tevrat'ı okutur, dindar yetişmem için elinden geleni yapardı. Bir gün ahir zaman Peygamberinin alâmetlerini ve yapacağı işleri anlatarak dedi ki: "Eğer ahir zaman Peygamberi, Harun aleyhisselâmın neslinden yani kendi kavmimizden gelirse inanırım, başka kavimden gelirse inanmam! Sen de inanma!"

Resûlullah efendimiz Medine'ye hicretinden önce, Mekke'de Peygamberliğini açıkladıktan sonra, sıfatlarına ve yaptığı işlere baktım, tıpa tıp babamın anlattıklarına uyuyordu. Fakat kavmimizin ileri gelenleri, sırf Arap kavminden geldi diye Resûlullah'a karşı çıkıyorlardı. Tevrat'ta bildirilen alâmetler gayet açıktı.

Allahu Ekber!

Bir gün Yahudilerin hurma bahçelerine gittim. Kendi aralarında, "Arapların adamı geldi!" diye konuşuyorlardı. Bu sözü duyunca beni bir titreme tuttu. Elimde olmadan "Allah-u Ekber" diye bağırdım. Benim tekbir getirdiğimi gören halam Halide binti Hâris bana kızıp dedi ki: "Allah seni umduğuna kavuşturmasın, elini boşa çıkarsın? Vallahi sen Musa bin İmran'ın geleceğini işitmiş olsaydın bundan fazla sevinmezdin."

Ben de ona şöyle karşılık verdim: "Ey hala! Vallahi O, Hz. Musa gibi Peygamberdir. Musa aleyhisselâmın tevhit dinindendir. Buna niçin karşı çıkıyorsunuz?" O da: "Ey kardeşimin oğlu! Yoksa o Kıyamete yakın gönderileceği bize bildirilen Peygamber midir?" diye sordu. Ben de, "evet" dedim.

Dayanamayıp, Resûlullah'ı görmek için bulunduğu yere gittim. Daha ilk gördüğümde kendi kendime, "Bu güzel yüzün sahibi yalan söyleyemez!" dedim.

'Sen Medine âlimi, İbn Selam değil misin?'

Resûlullah insanlar arasına oturmuş, onlara nasihat ediyordu. İlk işittiğim hadis-i şerif şuydu: "Selâmı aranızda yayınız, aç kimseleri doyurunuz, sıla-i rahim yapınız, yakın akrabalarınızı ziyaret ediniz! İnsanlar uykuda iken namaz kılınız! Böylece Cennete selâmetle girersiniz."

Sonra bana dönüp: "Sen Medine âlimi İbn Selâm değil misin?" diye sordu. 'Evet' cevabımdan sonra: "Ey Abdullah, Allah için söyle! Tevrat'ta benim vasıflarımı okuyup öğrenmedin mi?"  buyurdu. 'Evet, öğrendim. Ya Resûlullah Allah'ın sıfatlarını söyler misin?"  demem üzerine, Resûlullah efendimiz bana İhlâs suresini okudu.

"De ki: O Allah birdir. Hiçbir şey O'nun dengi değildir!" mealindeki âyet-i kerimeyi işitince: "Şehadet ederim ki, Allahtan başka ilâh yoktur. Sen O'nun kulu ve Resulüsün" diyerek iman ettim.'

'Ey Abdullah! Bu dereceye nasıl ulaştın?'

Abdullah bin Selâm hazretleri, Yahudi âlimi iken Müslüman olup iman ile şereflenince, kendini tamamen İslâm dinine vermişti. Yahudilerin kendisi hakkında uydurdukları iftiralara kulak asmıyor, Kur'ân'a dört elle sarılıp, Resûlullah'ı bir gölge gibi takip ediyordu. Peygamber efendimiz onun hakkında: "Cennetlik birini görmek isteyen, Abdullah bin Selâm'a baksın!" buyurdu.

Başka bir zamanda Peygamber efendimiz, Ashab sohbet ederken buyurdu ki: "Şu kapıdan ilk girecek olan, Cennet ehlinden biridir. Ashab merakla kimin gireceğini beklerken, Abdullah bin Selâm'ın girdiğini gördüler. Daha sonra bu müjdeli haberi kendisine bildirerek sordular: "Yâ Abdullah, bu dereceye hangi amel ile ulaştın?"

"Ben zayıf bir kimseydim. En kuvvetli ümidim, kalp selâmeti yani kimseye karşı içimde kötülük beslememem ve boş sözleri terk etmemdir. Bundan başka beni kurtaracağından ümitli olduğum bir amel bilmiyorum."

Bir gün onu sırtında yük taşıdığını görenler dediler ki: "Senin çocukların, hizmetçilerin var. Bu işleri niçin onlara gördürmüyorsun?" 'Evet, bu işleri görecek kimselerim vardır. Fakat ben nefsimi denemek istiyorum. Böyle işler nefsime ağır geliyor mu, gelmiyor mu? Maksadım bunu anlamaktır. Çünkü Peygamber efendimiz bir seferinde: "Kalbinde hardal tanesi kadar kibir, büyüklenme bulunan kimse, Cennete girmeyecektir" buyurmuştur.'

Başka bir hadisinde de: "Meyve veya herhangi bir şeyi kendi eliyle evine götüren, kibirden uzaklaşmıştır" buyurmuştur. İşte bunun için yükümü kendim taşıyorum."

Yahudi topluluğu yalan söylüyor!

Medine'de bir takım Yahudi topluluğu Resûlullah'a gelerek: "Senin getirdiğin dinde recm var mıdır? diye sordular. Resûlullah da onlara, "Recm cezası hakkında Tevrat'ta ne yazıyor?" diye sordular. Onların: 'Tevrat'ta recm cezası yoktur' cevabı üzerine, Abdullah bin Selâm Yahudilere: 'Yalan söylüyorsunuz! Tevrat'ta recm ayeti vardır' dedi.

Bunun üzerine Tevrat'ı getirip açtılar. Yahudilerden birisi elini recm ayetinin üzerine koyarak bundan önceki ve sonraki âyetleri okumaya başladı. Abdullah bin Selâm ona: 'Elini kaldır!' dedi. O da elini kaldırınca recm ayeti göründü.

O zaman Yahudiler dediler ki: "Ey Muhammed! Abdullah bin Selâm doğru söyledi. Tevrat'ta hakikaten recm ayeti vardır."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 20.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: müslüman, yahudi, yalan, kavim, medine,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    2. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    3. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    4. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    5. Gençlerde çatışma
    6. Çalışan kadınlar
    7. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    8. Cinselliği tetikliyor
    9. Abdurrahman Bin Avf
    10. Bel ağrısı neyin habercisi?
  • Diğer

    1. Memurlar ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri
    2. ''Herkes İçin Engelsiz Dönüşüm Projesi''
    3. Dustur: "Mübarek'in Başbakanı Mısır'a cumhurbaşkanı mı olacak?"
    4. Niyet varsa bir hafta içinde bile anlaşılabilir.
    5. Ölü sayısı 30'a yükseldi
    6. BM gözlemcileri Hula'ya gidiyor
    7. Eşşebab örgütünden, daha yoğun savaşma tehdidi
    8. Davutoğlu, Malmström ile vize muafiyetini görüştü
    9. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım İtalya'ya geldi
    10. Otomobil satış noktalarımız bizim halka dönük yüzümüz
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek