AYET-İ KERİME "Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum." (Hud-3)
ESMA-ÜL HÜSNA
EL-VELİYY: Müslümanların dostu, onları sevip yardım eden.
EL-HAMİD: Her türlü hamd ve senaya layık olan.
EL-MUHSİ: Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.
HADİS-İ ŞERİF
"Kıyamet gününde üç sınıf insanın hasmı (düşmanı) ben olacağım; (birincisi) Benim namıma söz verip, yerine getirmeyenler. (İkincisi) insan ticareti yapan, hür insanı (zorbalıkla ele geçirip, köle ederek) satan ve parasını yiyen. (Üçüncüsü) Bir işçiyi tutup, işini yaptırdığı halde, ücretini ödemeyen" (Buhari-Müslim)
KISSA'DAN HİSSE
Harun Reşid ve Behlül Dâna
Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih etti:
- Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.
Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:
- Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi?
Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.
- Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz.
Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum.
Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.
İLMİHAL
"Bu, Allah'ın sana gönderdiği rızıktır"
Nafile oruçla ilgili bu meseleyi açıklayıcı mahiyette şöyle bir hadis rivayet edilir: Ümmü İshak Radiyallâhu Anhâ, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin huzurunda bulunuyordu. Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Veselleme bir kapta tirit getirdiler. Zülyedeyn Radiyallâhu Anh de oradaydı. Peygamberimiz, Ümmü İshak Radiyallâhu Anhâ etli bir kemik verdi. Zülyedeyn, "Ey Ümmü İshak bundan ye!" dedi. Ümmü İshak diyor ki: O anda oruçlu olduğumu hatırladım. Adeta elim tutuldu. Elimi ne uzatabiliyordum, ne de çekebiliyordum. Bunun üzerine Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellem "Ne oldu sana?" diye sordu. "Oruçluydum, unuttum" dedim. Zülyedeyn, "Doyduktan sonra mı aklına geldi?" dedi. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: "Orucunu tamamla. Bu ancak Allah'ın sana gönderdiği bir rızıktır." (Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, 9:457)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



