Akan kanı durduran, lakin bir ülke tesis edemeyen 'Dayton Barışı'yla kördüğüme çevrilmiş Bosna Hersek'ten gelen haberler hiç de iyiye alamet değil...
Dayton Barışı'yla üç etnisiteyi (Boşnak-Sırp-Hırvat) geniş özerkliğe sahip 'Bosna Sırp Cumhuriyeti' ve 'Boşnak-Hırvat Federasyonu' üzerinde yükselen üçlü başkanlık sistemiyle iliştirme çabaları tutmuyor. Ülkenin daha merkezi bir idareyle yönetilebilir kılınması ve AB'ye üyelik için girişilen anayasa referandumu anlaşması geçen yılın sonunda çökmüştü. İşte, gazeteci dostumun sözünü ettiği Bosna Sırp parlamentosunun geçen hafta (10 Şubat) kabul ettiği referandum yasası, işe tuz biber ekti. AB ve ABD, Sırpların çıkardığı yasayı 'kışkırtıcı girişim' diyerek kınadı.
Yasa, Sırpların milli meselelerde referanduma gitmesinin teknik altyapısını hazırlıyor. Zira Dodik, Dayton Barışı ve oluşturulan uluslararası vesayet organı Yüksek Temsilciliğin yetkilerini halkına sorgulatmak istiyor. Yani yasa, Bosna'ya yasalar empoze edip seçilmişleri kovma gücüne sahip temsilciliğe isyan demek. Elbette perde arkasında Avusturyalı Yüksek Temsilci Valentin Inzko'nun aralıkta Dodik'in yolsuzluklarını araştıran yabancı hâkim ve savcıların görevini uzatmasının rövanşı da var. Ama asıl hedef herkesin malumu. Vakti geldiğinde bağımsızlık referandumuyla ayrılmak. Hazır ortada kendi kaderini tayin hakkını tek taraflı kullanıp Sırbistan'dan ayrılmış bir Kosova da varken...
Bosna'nın küresel ekonomik krizle batağa saplandığı, IMF'nin sunduğu stand by anlaşması için halka acı ilaç içirtmek gerektiği ortamda ekimdeki seçimler belirleyici olacak. Ülkesini AB yoluna sokmuş 'büyük ağabey' Sırbistan'ın, Kosova'yı bir 'oldu bittiyle' yitirmeyi kabullenemezken, Bosnalı Sırpların ayrılık emelini desteklemesi şüpheli. Tabii Sırplar için Kosova artık hayal olmuşken, Belgrad bir noktada çıkıp, "Bosnalı Sırplara kendi kaderini tayin hakkı yok mu" diye de sorabilir.
Gelelim Ankara'ya... Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuc Jeremiç, Bosna'dan elçi geleceğini müjdelerken, "Eskiden bir kaos ortamı vardı. Şimdi ortadan kalktı" dedi. Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu Balkanlar'da 'ortak vizyon oluşturmak', 'çatışma ve gerilim alanlarını ortadan kaldırmaktan' söz etti. Ancak Sırpların ruh halini anlamadan ve onların asli unsur olduğunu hissettirmeden üretilen her çözüm ters tepmeye mahkûm... Sarf edilen güzel sözler, gazeteci dostumun aktardığı acı hakikatleri değiştiremiyor. Üç entite, özerk bölgeler ve kantonlara bölünmüş Bosna'da insanlar ne birlikte yaşayabiliyor ne de ayrılabiliyor. Dayton Barışı'yla kördüğüme çevrilmiş Bosna Hersek'e 'barış getirmek' hiç kolay değil.
(CEYDA KARAN / RADİKAL)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



