Hakan Albayrak, Bosna'da neler yaşandığını en iyi bilen isimlerden birisidir. Yeni Şafak'da, Bosna'daki direnişin önemli isimlerden birisi ve beraberindekilerin Türkiye ziyareti dolayısıyla kaleme aldığı 'Şerif Patkoviç ve silah arkadaşları Türkiye'de' başlıklı yazıda, 90'ların başında orada yaşananları kısaca özetleyivermiş.
"Masanın bir tarafında Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviç... Arkasında Rusya, Çin, Fransa, İngiltere hükümetleri... Masanın öbür tarafında Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franyo Tucman... Arkasında Cermen imparatorluğu...
Masanın ortasında sahipsiz gibi görünen bir harita; Bosna-Hersek haritası...
- Paylaşalım mı?
- Paylaşalım.
Ordularını harekete geçirdiler. Kuzeyden, güneyden, doğudan ve batıdan saldırdılar. Ellerinde ay-yıldızlı ve zambaklı bayraklardan, bir miktar da hafif silahtan başka şeyleri olmayan Boşnakları birkaç gün içinde tepeleyip, Bosna-Hersek topraklarını Sırbistan ve Hırvatistan'a bağlayacaklarından hiç şüpheleri yoktu. Allah'ı hesaba katmadılar. Allah'ın askerlerini hesaba katmadılar. Aliya İzzetbegoviç ve yoldaşlarının adanmışlığını, bu adanmışlığın celbettiği bereketi hesaba katmadılar.
Saldırılara hazırlıksız yakalanan Boşnak halkı büyük kayıplar verdi, fena halde sendeledi, ama düşmedi. Başkentte, Orta Bosna'da, Mostar'da halkın bağrından çıkıp öne atılan serdengeçtiler, düzensiz birlikler halinde düşmanın karşısına dikildiler. Birlikler düzensizdi, ama ilahi koordinasyon mükemmeldi. Meleklerden oluşan destek kuvvetlerinin performansı da muhteşemdi. Düşman sayısız cephede geri püskürtüldü ve kurtarılmış Bosna topraklarındaki düzensiz birlikler Bosna-Hersek Ordusu çatısı altında birleştirilerek karşı saldırıya geçildi. (...)
Boşnaklar Yugoslavya'da silik bir azınlıktı. Yugoslavya dağılınca bir kaşık suda boğulmaları işten bile görünmüyordu. Direnmeye başladıklarında, bunun beyhude bir direniş olduğu söylendi. Fakat Boşnaklar, bütün dünyayı ters köşeye yatırarak, Bosna-Hersek topraklarının Sırbistan ve Hırvatistan arasında paylaşılmasını önlediler, Bosna-Hersek devletinin yaralı-bereli de olsa varlığını sürdürmesini sağladılar, bu devletteki egemenlik paylarını söke söke aldılar ve bir zamanlar kıyasıya bastırılan Müslüman kimliklerini yeniden tebarüz ettirdiler. Elhak, bu büyük bir zaferdir.(...)"
(Hakan Albayrak / Yeni Şafak)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



