Avrupa Birliği'nin, bor madenini üremeye olumsuz etkili toksik madde listesine almasına ilişkin kararının, insanlar değil, salt deney hayvanlarından elde edilen verilere dayandığı, insan üzerinde yapılan araştırmalarda, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği değerlerin üzerinde olumlu bulgularla karşılaşıldığı bildirildi.
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Korkmaz, bor madeninin, insan sağlığı ve erkek üreme sistemi üzerine toksik etkisinin bulunmadığını savundu. Avrupa Birliğinin aldığı kararın çok yüksek dozda uygulanan salt deney hayvanı verilerine dayandığını belirten Doç. Dr. Korkmaz, "araştırmalar insanlar üzerinde yapılmamıştır. Şimdiye kadar elde edilen epidemiyolojik (hastalıkların toplumda görülme sıklığı ve dağılımı) verileri dikkate almaksızın alınan bu kararın iyiniyetten uzak olduğu izlenimini uyandırmaktadır" dedi. Bor sahasında yaşayan erkeklerde yapılan araştırmalarda madenin erkek üreme sistemi üzerinde olumsuz etkisine rastlanmadığını bildiren Doç. Dr. Korkmaz, şöyle devam etti: "Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü desteğinde 2005 ile 2007 yılları arasında araştırma yapılmıştır. Çalışmaya sürekli bor sahasında ikamet eden, yaş ortalaması 24 olan 34 erkekten alınan semen örneklerinin incelenmesi sonucunda, Dünya Sağlık Örgütünün normal ölçütler olarak belirlediği değerlerin çok üzerinde olumlu bulgularla karşılaşılmıştır. Uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarın kullanıldığı çalışmaların yapıldığı dönemde, Avrupa Birliğindeki konuyla ilgili kişi ve kurumlara, katılma ve kontrol daveti yapılmış, ancak herhangi bir geri bildirim alınamamıştır. Çalışmamızda kısmen bora maruz kalan kişiler değil, bor sahasında sürekli kuşaklar boyu yaşayan insanlar tercih edilerek, olası kuşkuların önüne geçilmeye çalışılmıştır."
"İyi niyetten uzak"
Bu araştırmayla ilgili hazırlanan bilimsel makalenin, uluslararası saygın bir bilim dergisine gönderilmesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Korkmaz, "AB'nin şimdiye kadar elde edilen epidemiyolojik verileri dikkate almaksızın verdiği kararı, iyiniyetten uzak olduğu izlenimini uyandırmaktadır. Konuyu değişik açılardan ele alan yeni araştırma projeleri planlanmaktadır" dedi. Doç. Dr. Korkmaz, AB'nin bu konudaki hassasiyetinin, endüstrileşmenin erkek üremesine yarattığı olumsuz etkiden de kaynaklanabileceğini belirterek, borla ilgili gerçekleştirilen çalışmalarla konunun açığa kavuşacağını ve kararların yeniden gözden geçirilebileceğini kaydetti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



