milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Bize yasakken hayalleri varmış onların

09 EKİM 2011
PAZ 00:05

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yerli bir otomobilimizin olmasını istedi başbakan Erdoğan. Ülkesinde ağır sanayi kurulmasını hedefleyen bir siyasi mücadele içinde gözünü açan Erdoğan'ın biraz geç kalan bu isteği kartel medyasında olumlu karşılık buldu.

  • Bize yasakken hayalleri varmış onların -

Avrupa'ya sanayi işcisi gönderiyoruz, icabında montaj dahi yaparız, sanayicilik bizim neyimize diyen temel sökücü zihniyetle mücadelenin zorluğunu bilmez mi başbakan Erdoğan?

Tarihe bir bakalım ve otomobilimizin olmasını da, bizi Apple'ci yapan mucit patronun ölümüne yanmamızı da bir değerlendirelim.

Gazeteler yazmış: Lüks otomobilde, ABD'den sonra Türkiye dünya ikincisi imiş.

Ne zaman? 1955 yılında. Devlet malı fabrikalarının sayısını ve şehirlerini ilkokul çocuklarının ezbere sayabildiği 1955 yılında. Yani DP'nin iktidar olduğu 1955 yılında.

Peki gerçek midir bu haber? Gazeteler niçin yazmıştır? Okuyucuları olan bu ülkenin insanlarının morallerini yükseltmek, durum sanıldığından daha iyidir, dedirtmek için mi uydurulmuştur bu haber?

Hayır!

Karikatürün havası, bu haberin iktidarı yıpratmak, bir israf iktidarı olduğunu anlatmak için çizildiğini anlatırken, Hacıağa diye tanımlanan çukurovalı toprak sahibini de konuşturarak, ABD'den niçin borç istediğimizin kışkırtıcılığı, provokasyonu bu ülkede 27 Mayıs'ı hazırlamıştır.

Açın, bakın 1955 yılı bilgilerine ulaşın, size kazandırılan Apple ürünlerinin ekranlarında. Bu ülkenin otomobil sayısı diğer ülkelerin otomobil sayılarına ne zaman yaklaşır oldu?

Aynı yılın birkaç ay öncesinde yayımlanan elektrikli karikatür ne diyor?

Köylere elektrik ulaştırmaya çalışan DP iktidarı yerilmiyor mu, cahillikle suçlanan köylü görüntüleri çizilerek? Bu adamlara elektrik götürsen ne olur? Demek istedikleri bu. Çünkü DP'den önceki CHP tek parti iktidarının böyle bir derdi hiç olmamıştı.

Elektriği olmayan, elektrik kullanmasını bilmeyen cahil, perişan köylü görüntülerine üzülen insanlara, lüks otomobil düşkünlüğümüzü gösteriver bak ne olur?

Gitsin bu DP iktidarı da... diye başlayan memnuniyetsizlik halleri, ihtilallerde ses çıkaramama durumları...

Bu ülkede neler olduğu kimsenin gizlisi, saklısı değil. Kayıtlarda var herşey. Bir yetkilinin 1965 yılında otomobil sanayii kuralım, demesi gibi.

Demiş de ne olmuş?

İşkembeyi kübradan atma demişler!

Bu ülkenin çocuklarının hayallerinin önüne yasaklarla set çekenler, bugün o çocukların çocuklarına ve torunlarına elektronik alet satan mucit patronlara ağlanacağını biliyorlar mı idi? Bilemezlerdi. Çünkü onlar o yasakları kolay yönetim/memur rahatlığı için koymuşlardı.

Bu ülkenin geçmişinde yaşanan çakmak kullanma yasağını yahut İnhisar idaresi kibriti kullanma mecburiyetini sorgulamayanlar mı sorgulayacaktı radyo yasakcılığını, telsiz yada telefon bilgisi yasakcılığını?

Lakin bugün yasaksız ülkelerde hayaller kuran ve gerçekleştirdikleri o hayallerle bize üstünlük satan insanları övecek kelimeler arıyoruz hazinelerimiz arasında.

Çocukluğumda bizzat tanık olduğum bir olaydı, köylünün sarma sigarasını yaktığı kav, zincir ve çakmaktaşını alıp atması hükümet dairesindeki bir memurun. Binaenaleyh Çin malı çakmaklara ne para verdik ama.. O memur ne bilsin?

Elin oğlunun telefon aletini geliştirdiğini bize gösterilmesine müsaade eden Özal'a hala kendimizi borçlu hissettiğimiz günlerden, bizi çok sevdiği için bizi Apple ürünlerine kavuşturan Steve Jobs'a yandığımız günlere erdik. Daha ne isteriz?

Bizim çocuklarımız mı?

Onlara hangi yaşa kadar ne yasak olduğunu, hangi yaşta hangi okulda/camide olamayacaklarını kesin kanunlarla "tesbit" yapmaya uğraşıyoruz.

Hayal onların neyine?

ANNE

Başbakan Erdoğan'ın annesiyle kucaklaşan fotoğraf kareleri var bugün bütün gazetelerde.

Gülümseyen ana-oğul görüntüleridir geleceğin hafızasına nakşeden; o görüntülerdeki huzur, rahatlık ve tatmin olmuşluk duygusu...

Başbakanımızın ve yakınlarının başı sağolsun, Allah sabırlar versin...

Oğulları ülke yönetirken, yanıbaşında olan çok anne vardır tarihimizde. Kimi bilinir, kiminin adı hatırlanırken zorluk çekilir.

Hafize Özal'lı resimler, haberler, gazeteler, dergiler daha tazedir. Lakin Cevriye Hanım'ı sorsalar bize, bilinmeyenler sayfalarına yöneliriz hafızamızın.

Rahmetli Cevriye Hanım, milli şef'in annesidir. M. Şevket Eygi ağabey'in Osmanlıca bilen nesiller özel notlarını, mektuplarını Osmanlıca yazarlarken, bir İsmet Paşa yazmazdı dediği milli şef.

Süleyman Demirel başbakan, Ferruh Bozbeyli Meclis Başkanı olduğunda, "Artık rahatladım. Harf devrimi oturmuştur. Bunlar osmanlıca bilmiyorlar." diye sevinen milli şef.

Bir Çankaya çalışanının hatıralarından:

Ramazan günleri İsmet Paşa da otururdu iftar sofrasına. Sonra kalkar, yan odaya geçerdi. Annesi sanıyordu ki; akşam namazı kılacak. Eğer Cevriye Hanım, İsmet Paşa'nın oruç tutmadığını ve namaz kılmadığını bilseydi, onun ayaklarını kırardı. İsmet Paşa, annesinden çok korkardı.

Rahmetli Cevriye Hanım'ı kırardı, korkardı gibi fiillerin geçtiği bu anıda tanımış ve çok sevmiştim.

Oğullara muhalif olsak da annelerine sonsuz rahmet dilemek borcumuzdur. Mekanları cennet olsun!

Kimin atına binmişti?

Bu ülkede yetişmiş, Avrupa'da ünlenmiş fotoğrafçı, gazetecilerin en ünlüsüdür Gökşin Sipahioğlu. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Sipahioğlu için tanıyan, tanımayan ve ondan haberdar olan her kalem sahibi yazdı hakkında.

Yaptıklarının ve çektiklerinin tartışılmasını/sorgulanmasını istediğim gazetecilerdendir Sipahioğlu.

6-7 Eylül olayları dolayısıyla adını çok duyduğum Sipahioğlu'nu Hürriyet gazetesindeki birinci sayfayı kaplayan haberleriyle tanımıştım çocukluğumda.

"Çıplaklar kampına girdik!" manşetini bir kaç gün önce atmaya başlayan Hürriyet gazetesi, günlerce (mi) tefrika etmişti Sipahioğlu'nun çıplaklar kampı macerasını?

Görünmemesi gereken yerlerini göstermeyen kendi pozlarının yanında, bantlanmış kamp sakinleri kaplıyordu Hürriyet'in birinci sayfasını. Sonra çıplaklar kampı felsefesi filan...

O günlerde de en çok satan gazete olmasına rağmen satışını artırmak için mi yayınlanmıştı/yayınlıyordu bu tür röportajları Hürriyet gazetesi?

O günlerde seyyar gazete müvezzi olan ben, yani koltuğunun altındaki bir matrisin içine sıkıştırdığı gazeteleri, bağıra, çağıra caddelerde, sokaklarda, pazarlarda, tren istasyonlarında, otogarda, Sümerbank fabrikası çıkışlarında satan ben, bol resimli çıplaklar kampı haberli Hürriyet'in satışının düştüğünün canlı tanığıydım.

Bayimiz Eşref ağbi'nin Hürriyet'i açmadan satın, katlayarak satın demesine rağmen, Hürriyet almayan o esnafları, pazarcıları ve Sümerbank işçilerini çok güzel hatırlıyorum şimdi.

Sipahioğlu'nu en iyi anlatanlardan Güneri Ciraoğlu'nun yazısından bir kaç satır ile bitirelim yazımızı.

"Bana Apple'ın sahibinin SİPA için 40 milyon dolar teklifini hiç düşünmeden geri çevirdiğini" söyledi.

"40 milyon dolar büyür para, neden kabul etmedin" diye sordum.

Bir süre gülümseyerek yüzüme baktı ve bakın cevabı ne oldu:

"O milyonlarla ne yapacağım? Ben bu işi yaparken mutlu oluyorum."

Üzerine ışık yağsın diyorlar. Biz de öyle diyelim.

Süleyman'sızlık ve bir iyilik

Yaşadığımız son "Devr-i Süleyman"da dünyanın neresinde üniversiteler sıralaması yayınlanırsa yayınlansın, ilk beşyüz üniversite içinde bu ülkenin hiçbir üniversitesinin adı geçmezdi.

İkinci beşyüz'de ya da üçüncü beşyüz'de bir Türkiye üniversitesinin adının olacağına/olabileceğine dair bir ümit kırıntısı da yoktu bu ülkenin insanlarının gönlünde.

Yedinci ya da sekizinci Devr-i Süleyman günleri idi o günler.

İngiltere'nin "Times Higher Education" adlı dergisinin gücü ve kapasitesi nedir bilmem. Yayınladığı dünyanın en iyi 400 üniversitesi listesinde 4 üniversitemizin adı varmış.

Bu habere, Nazlı Ilıcak hanımefendiyi çağırıp, ben kimseye kötülük yapmadım, diyen Süleyman Demirel de sevinmiştir, umarız.

"Devlet, arasıra rutin dışına çıkar!"

"Devlet, durup duruken cinayet işlemez!" vecizeleriyle icraatlarını paralellendiren bir Süleyman Demirel'i, üniversitelere aldırmadığı kız çocuklarına sınır ötesini gösterirken hatırlayacaklar bu ülkenin insanları.

Yakınlarına yazdırdıkları yağlı yazılarla değil..

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 09.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Necati Tuncer / Türkiye
  • tags Etiketler: yerli, otomobil, başbakan, erdoğan,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. PKK yeniden çocuklara yöneldi
    2. Silvan'da teröristler mayın patlattı
    3. Göz nuru dantelleri "büyüteçle'' örüyor
    4. Karpuz, aç karnına ve çekirdekleriyle yenilmeli
    5. Cerrahi elçi
    6. Son bilet kimin olacak?
    7. Rıza Çalımbay Beşiktaş'ta
    8. Okan Yılmaz teknik direktör oldu
    9. Erdem Bursaspor'da
    10. Demirören'e borç bitiyor
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek