İSTANBUL - Halk arasında köpek kılından geçtiğine inanılan ‘‘hidatik kist‘‘ hastalığına 8 yaşında yakalanan ve belinde oluşan kistler nedeniyle son 4 yıldır yürüyemez hale gelen Ardahanlı Solmaz Sarıboğa, 32 yıl sonra cerrahi müdahaleyle sağlığına kavuştu.
Ardahan‘ın bir köyünde yaşayan Solmaz Sarıboğa (40), 23 yaşındayken belinde yumurta büyüklüğünde iki şişlik fark etti. Bu şişliklerin ortaya çıkmasıyla birlikte belinde ağrı duymaya ve zor yürümeye başlayan Sarıboğa, doktora gittiğinde hastalığının 8 yaşından beri var olduğunu öğrendi.
Doktorlar tarafından belinde dorsal omurga kist hidatiği teşhisi konulan Solmaz Sarıboğa, 2004 yılında bir sağlık merkezinde ameliyat geçirdi. Ameliyat sonrası sağlık durumu daha iyiye giden Sarıboğa‘nın hastalığı zamanla aynı yerde tekrar nüksetti. Solmaz Sarıboğa, kistin omurilik sinirlerine bası yapması sonucu bacaklarında oluşan felç nedeniyle yürüyemez hale geldi.
Bu nedenle son 4 yıldır yürüyemeyen ve çocuklarının bakımını dahi gerçekleştiremeyen Sarıboğa, tedavi amacıyla Medicana Hastanesi‘nden Beyin Omurilik ve Sinir Cerrahı uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemir‘e başvurdu. Burada da sırt omurgalarında kistatik hastalığına bağlı omurga çökmesi ve sinir basısı teşhisi konulan Sarıboğa, Prof. Dr. Akdemir ve Operatör Dr. Türker Karancı‘nın gerçekleştirdiği 8 saatlik başarılı ameliyatla yürüyebilir ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geldi.
-‘‘Tek tırnaklı hayvanların dışkısından bulaşıyor‘‘-
Prof Dr. Hidayet Akdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Solmaz Sarıboğa‘da görülen omurilik kistine bağlı omurga çökmesinin, tek tırnaklı hayvanların dışkılarından bulaşan bir hastalıktan kaynaklandığını söyledi.
Akdemir, 19 Mart tarihinde gerçekleştirdikleri zorlu bir ameliyatla Sarıboğa‘nın omurilik sinirleri korunarak, omurgadaki çökmelere bağlı basıları ortadan kaldırdıklarını, ayrıca platinler ve kemikler yardımıyla, omurgasının kuvvetlendirdiklerini belirtti.
Sarıboğa‘nın günden güne iyiye giderek yürümeye başladığını anlatan Akdemir, hastasının fizik tedavi egzersizlerini evinde kendisinin yaptığını kaydetti.
Şu anki durumunu ‘‘mucize‘‘ diyerek adlandıran Solmaz Sarıboğa da sağlığına yeniden kavuşmasını sağladıkları için doktorlarına şükrettiğini, eski günleri bir daha yaşamak istemediğini dile getirdi.
-‘‘En çok Türkiye‘de görülüyor‘‘
Prof. Dr. Akdemir, hidatik kist hastalığının parazitik bir enfeksiyon olduğunu, bu hastalığın sebebi olan kist yumurtalarının köpek, tilki ve çakal gibi hayvanlarda ana konak olarak bulunduğunu söyledi.
Bu hayvanların dışkıları ile dışarı atılan kistlerin sığır, koyun, at, domuz gibi hayvanlarda ara konak olarak bulunduğunu anlatan Akdemir, şu bilgileri verdi:
‘‘Hidatik kist ayrıca insanlarda rastlantısal ara konak olarak bulunabilir. İnsanların kist hidatik hastalığına yakalanması için ana konak hayvanlarla temas etmeleri gerekmektedir. Asıl bulaşma yolu köpek, çakal ve tilki gibi hayvanların dışkılarıyla kirlenen su, sebze, meyve gibi yiyeceklerin ağız yoluyla alınmasıyla olmaktadır. Solunum yoluyla bulaşma daha nadirdir.
Ana konak hayvanların tüyü ile temas edenlerin ellerine, kıl üzerindeki kist yumurtası bulaşır. Eller iyi yıkanmadığında bu kist yumurtaları, ağız veya nefes yoluyla insanların vücuduna girerek, ince bağırsaktan kan yoluyla vücudun her organına yayılır. Bu kistler, en sık karaciğer ve akciğerde yerleşirken daha nadiren kemik, beyin, kas ve iskelet sistemine yerleşip çoğalarak hastalığa neden olurlar.‘‘
Bu hastalığa Türkiye‘de, yurt dışına oranla daha sık rastlandığını anlatan Akdemir, ‘‘Bu hastalık Türkiye, Orta Doğu, Avustralya, Yeni Zelanda ve Akdeniz ülkelerinde sık görülen endemik bir hastalıktır. Kuzey Amerika ve Avrupa‘da nadir görülmektedir. Türkiye‘de sık görülmesinin nedeni olarak, temizlik kurallarına riayet edilmemesi, aşılanmamış başı boş hayvanlarla temas sonrası kişisel hijyene özen gösterilmemesi sayılabilir‘‘ dedi.
-Nelere dikkat etmeli?-
Prof. Dr. Akdemir, ‘‘Bu hastalığın bulaşmaması için öncelikle tüm yenilen sebze ve meyvelerin iyi yıkanması gerekir‘‘ diye konuştu.
Hayvanlarla temas sonrası kişinin kendi ellerini yıkamasının önemli olduğunu vurgulayan Akdemir, hayvanların da kiste karşı aşılanması, başı boş hayvanların ilgili kurumlarca denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Hayvan kesim yerlerinde, kist hidatik hastalığı olan hayvanların etlerinin yakılması, imha edilmesi ve dezenfeksiyonunun sağlanması gerektiğine dikkati çeken Akdemir, çiğ et tüketiminden uzak durulmasının yanı sıra etlerin iyi pişirilmesinin de önemli olduğunu kaydetti.




