Ahmet Türk'e yönelik saldırı, gerek siyasette olsun ve gerekse toplumda olsun nefretle karşılandı, kınandı. Sorumluların cezalandırılması için ortak bir duygu oluştu. Hükümet, bu tür konularda her zaman içine girdiği tereddüdü göstermedi, en azından Samsun'daki emniyet yöneticilerini cezalandırdı.
Bu saldırıyı toplumumuzda onaylayan vardıysa da onlar da seslerini çıkaramadılar. Bu olumlu bir durum! Şiddet, şiddeti doğuruyor ve buna karşı çıkmak huzur içinde yaşamanın birinci kuralı. Ancak ülkenin bazı yerlerinde de Ahmet Türk'e atılan yumruk bahane edilerek yapılan protesto gösterileri şiddete kadar varıyor. Bunda PKK'nın provokatif hareketleri olduğunu yadsıyamayız. Elbette, güvenlik güçlerinin de bu tür olaylara müdahaledeki bazen aşırıya kaçan tutumları olayları büyütüyor ama asıl sorumluluk, bölge halkını temsil ettiği iddiasında olan partinindir.
BDP unutmamalı ki bu görüntüler, ülkenin önemli bölümünü rahatsız ediyor. Bunun doğal sonucu, toplumun bir kesiminin giderek Ahmet Türk'e yapılan saldırılara benzer saldırılara sempati ile yaklaşması sonucunu doğurur ki bu hepimiz için felaket olur. BDP, PKK provokasyonlarına son verilmesini sağlamalı, buna gücü yetmiyorsa da otobüsleri yakmak, sağa sola taş yağdırmak, protestoyu aşan eylemlere girişmek gibi hareketler karşısında güçlü bir karşı tutum sergilemelidir.
(MEHMET Y. YILMAZ / HÜRRİYET)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



