Halen bazı ciddî tıkanıklıkların yaşanmasına rağmen, yüz yılda ele geçen bu fırsatı değerlendirmek yerine, Ermenistan‘ın ABD‘deki Ermeni diyasporasının kuyruğuna takılıp ABD Kongresi‘nde Türkiye aleyhine karar aldırmaya çalışması hiç de akıllıca bir politika değildir.

2007‘deki bir yazımızda da belirtmiştik; aslında, bu gerçek dışı iddialarla dolu gülünç tasarının ABD Kongresi‘nden geçmesi umurumuzda bile değildir. Binlerce yıllık tarihe ve medeniyete sahip Türk Milleti, 150 yıl önce koskoca Amerika kıtasında bir ırkın soyunu kurutan dünün ‘cowboy‘larından insanlık dersi alacak değildir. Türkiye, artık aleyhindeki bu şantajlara aldırmayacak kadar büyük bir devlet olduğunun farkına varmaya başlamıştır. Daha önce de yazdığımız gibi, bu uydurma tasarının kabulü bazı bakımlardan hayırlı bile olacaktır. Şöyle ki;

1. Tasarının yaptırım gücü yoktur. ABD Kongresi‘nde kabul edilmesi, ABD‘nin ‘ırkçı‘ tutumunu göstermekten öteye bir mâna ifade etmez ve Türkiye‘yi bağlamaz. Zaten, benzeri karar tasarıları ABD‘deki eyalet parlamentolarının çoğunda kabul edilmiştir. 2. ABD yönetimi, son yirmi yıllık dönemde bu tasarıyı Türkiye için ‘siyasî şantaj‘ vasıtası olarak kullanmış ve pazarlık konusu hâline getirmiştir.  3. İsrail ve ‘yahudi lobisi‘ de aynı şekilde Türkiye‘den tâvizler koparabilmiştir.  4. Tasarının kabul edilmesi hâlinde, ABD‘nin ‘Ermeni kozu‘ bitmiş olacak ve Türkiye‘ye karşı mahcup duruma düşecek; İsrail‘in Türkiye üzerindeki tesiri azalacak ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşme üzerinde şantaj süreci nihayete erecektir.

Artık Türkiye‘nin Ermeni soykırım iftiralarına bakış tarzı konusunda politikasını değiştirmenin zamanı gelmiştir. Buna göre, aleyhimizdeki faaliyetler dikkatle takip edilerek cevapları verilirken, Türkiye artık bu diyaspora taktiklerini ciddîye almadan vakur bir tutumla, bir büyük devlet edasıyla müstağnî kalmayı bilecektir. Haa, bu arada, bu defa da karar tasarısının kabul edilmeyeceğini tahmin ettiğimizi de kaydedelim.

Muhabir: Haber Merkezi