İbrahim Karagül'ün Yeni Şafak'daki yazısının başlığı: "Çin'i İslam'la durdurmak!". İddialı ve ilginç bir başlık bu. Karagül, hassasiyetlerimizi korumamız ve ama olup bitenleri de iyi yorumlamamız gerektiğinin altını çiziyor:
"Avrasya fay hattı üzerindeki krizlerin Doğu'ya kaydığını, birilerinin İran ve doğusunda yeni gerilim senaryoları hazırladığını ısrarla vurgulamak istiyorum. Sadece Pakistan/Afganistan odaklı değil, Çin ve Hindistan'ı dize getirmek amacıyla bu iki ülkeyi zora sokacak, Rusya ile birlikte Asya'nın üç ülkesi arasındaki muhtemel yakınlaşmaları sabote edecek, bu üç ülkeyle İslam dünyası arasında geleceğe dönük muhtemel dayanışmayı şimdiden bitirecek geleneksel zaaf alanları harekete geçiriliyor. Türkiye'nin dikkatini bu bölgeye çekmek istiyorum. Bölgeye; sıradan, ikili ve sadece ekonomik alana hasredilmiş ilişkiler çerçevesinde değil, geleceğin dünyasını şekillendirecek güçler mücadelesini okumak için bakmayı öneriyorum. (...) Doğu Türkistan'da olanları izlerken, Türkiye ve Müslüman ülkelerdeki duyarlılığı takip ederken, El Kaide adına bir açıklama yapıldı: "Sincan Uygur bölgesinde katledilen Müslümanların intikamını almak için Kuzey Afrika'daki Çinliler'e saldırma tehdidi" içeren açıklama ilk bakışta tipik bir El Kaide tehdidi gibi duruyor. Hong Kong'da yayınlanan South China Post gazetesinde yer alan haberin kaynağı bir İngiliz istihbarat şirketi! Çin'e yönelik ilk El Kaide tehdidiyle karşılaşıyoruz. Kaynağın İngiliz olmasına özellikle dikkat çekiyorum. Peki El Kaide nerede Çinlileri vuracak? Ortadoğu ve Afrika'da. Çin'in ekonomik olarak, yatırım olarak en güçlü olduğu yerlerde. Sadece Cezayir'de elli bin Çinli var. Peki Sudan neden bu kadar tartışmalı bugün, Darfur sorunu neden bir anda ortaya çıktı? Bölgede yeni keşfedilen petrol kaynaklarını Batılı şirketler değil Çinli şirketler işlettiği için. Şimdi El kaide'nin hedefi Afrika'daki Çinli şirketler oluyor. Üstelik Doğu Türkistan gerekçesiyle.
Çok tuhaf değil mi?
(...) Bölgedeki haklı davalar üzerinden bir oyun oynanıyor. Batılı ülkeler, Çin'i ve Hindistan'ı dengelemek için zaaflarını harekete geçiriyor. Kanaatimiz doğruysa yakında Hindistan'da çok önemli gelişmeler olacaktır. Bir Hindu-Müslüman çatışması çıkabilir. Bu yükselen ülkeler; hem azınlık sorunlarıyla istikrarsızlaştırma hem de Müslümanlara yaptıkları nedeniyle İslam dünyasıyla aralarının bozulması tehdidiyle yüzleştiriliyor. (...)
Bence yeni bir Avrasya stratejisi uygulanıyor. Bir İngiliz emperyal stratejisi bu. Batı, İslam'ı kendi düşmanlarına karşı silah olarak kullanıyor. Asya'da Müslümanların haklı davaları üzerinden bir fırtına ekiliyor. Bir yandan haklı dava iğfal edilirken diğer yanda hedef ülkelere ağır zayiat veriliyor. Çin'in, Hindistan'ın yükselişi terörle, şiddetle durdurulacak belki. Doğu Türkistan duyarlılığımızı diri tutacağız ama aynı zamanda bu tabloyu okuyarak akıllı hareket edeceğiz. (...)"
(İbrahim Karagül / Yeni Şafak )


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



