Uluslararası Gençlik Forumu‘nun bu yıl 6.nı gerçekleştirdiği  ‘Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı‘ İstanbul‘da başladı.  İslam dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı toplantıda İslam dünyasının içinde bulunduğu durum masaya yatırıldı. Gençlere hitap eden Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, kaos içerisindeki İslam coğrafyasının kurtuluş reçetesinin ‘İslam birliği‘ olduğunu söyledi.

Zulüm, kan ve gözyaşının sorumlusu kimler

Toplantının açılış konuşmasını yapan İYFO Genel Başkanı Muhammet Musa Budak, sözlerine "Bu güne kadar bu toplantılarımıza "Onur Konuğu" olarak katılan muhterem Necmettin Erbakan Hocamız Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.  Hayatını İslam‘a ve insanlığın kurtuluşuna vesile olacak çalışmalara adayan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Eminim ki hepimiz bundan dolayı mahzunuz, hüzünlüyüz." diyerek başladı. Budak, İslam âleminin tarihinin en kritik ve en badireli dönemini yaşadığını; birçok İslam ülkesinde zulüm, kan ve gözyaşının hüküm sürdüğünü söyledi. Budak, "Peki, bu zulüm, kan ve gözyaşının sorumluları kimler?" diye sormayı da ihmal etmedi.

Erbakan, Ümmetin hocasıydı

Sudan Gençlik Hareketi Başkanı Abdulmünim El Suni de Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın İslam dünyası için büyük projelere imza attığını söyledi. El Sünni "Necmettin Erbakan Hocamız bir dava için çalıştı. Müslümanların ve insanlığın sömürülmesine karşı çıkan bir devlet adamıydı. Tavsiyeleri de çok önemliydi. Çünkü kendisi de çok zorlu süreçlerden geçmişti. Erbakan Hocam İslam birliğini kurmak için çalıştı." dedi. IIFSO Genel Sekreteri Ahmed Abdelatti de "Burada konuşurken büyük bir üstadın adını söylemeden geçemeyeceğim. Sadece Saadet‘in değil bütün ümmetin hocasıdır Sayın Erbakan. İslami bütün örgütler, toplantılar için büyük destekler vermiştir" dedi. /12

Uluslararası Gençlik Forumu (IYFO)‘nun düzenlediği ‘6. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı‘ birçok İslam ülkesinden çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün sürecek olan toplantıda İslam dünyasındaki değişimler değerlendirilirken Müslüman gençliğin bu gelişmelere karşı duruşu ele alınıyor.

Baskı ve zulümler emperyalizmin mirası

Toplantının açılış konuşmasını yapan İYFO Genel Başkanı Muhammet Musa Budak, sözlerine "Bu güne kadar bu toplantılarımıza "Onur Konuğu" olarak katılan muhterem Necmettin Erbakan Hocamız Rahmet-i Rahmana kavuşmuştur.  Hayatını İslam‘a ve insanlığın kurtuluşuna vesile olacak çalışmalara adayan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Eminim ki hepimiz bundan dolayı mahzunuz, hüzünlüyüz." diyerek başladı.

İslam Âleminin tarihinin en kritik ve en badireli bir dönemini yaşadığını; birçok İslam ülkesinde zulüm, kan ve gözyaşının hüküm sürdüğünü anlatan Budak, "Peki, bu zulüm, kan ve gözyaşının sorumluları kimler?" diye sordu.  Budak şöyle konuştu: "Sömürgeciler, tarihin hiçbir döneminde, gittikleri yerde barış ve huzur sağlamamışlardır. Emperyalizm, gittiği her yerde, baskı ve zulme ortam hazırlamıştır. Çatışmaları sürekli hale getirmiştir.Yüzyıllar boyu, işgal altındaki ülkelerde yaşayan halklara, Batının değerleri aşılandı. Çekilmek zorunda kaldıklarında da geriye, Batı değerlerini kalıcı kılacak tedbirler alarak çekildiler. Kurdukları yönetimlerle, dünya halklarını sömürmeye ve yönetmeye devam ettiler."

İslami değerleri değiştirmek istiyorlar

IIFSO Kurucu Başkanı Mustafa Tahhan ise yaptığı konuşmada Batı‘nın İslami değerleri değiştirmek istediğini söyledi.  İslami değerlere bağlı kalan İslami önderlerin ise çok sıkıntı çektiklerini vurgulayan Tahhan, "İslamın zulme başkaldıran bütün değerlerini değiştirmek istiyorlar.  Araplar ve Türkler Yahudiler için önemli değil. Önemli  olan İslam‘ın değerlerinin değiştirilmesi. Müslüman Kardeşler neden bu kadar sıkıntı çekti. Hasan Benna, Seyid Kutup niçin bu  kadar zorluk çekti. Çünkü İslami değerlere bağlı kaldılar. Olayın aslı budur.  Batı, bizim değerlerimizi nasıl değiştirmek ister. İspanyol bir yazar şöyle diyor: Amerika‘nın oluşması için Batılılar, birçok insan öldürdü. Katliamlar yaptılar. Amerika oluşurken gerçek bir adı vardı; Vahşi Amerika" dedi.

Batılılardan bize kardeş olmaz

Osmanlı Devleti‘nin yıkılmasından sonra İslam coğrafyasının Batılı devletlerce işgal edilerek, topraklarının küçük parçalar halinde paylaşıldığına dikkat çeken Tahhan, "Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı‘nın tüm yerlerini bölüştüler. Osmanlı‘yı ortadan kaldırdılar. II. Dünya Savaşı‘ndan sonra bununla yetinmeyip değerlerimizi değiştirmek istediler. İslami değerleri muhafaza etmemiz lazım. Batılılardan bize kardeş olamaz." ifadelerini kullandı.

Sınırları batı çizdi, sorunları batı belirledi

Daha sonra söz alan Cansuyu Genel Başkanı Mustafa Köylü, İslam coğrafyasının sınırlarını Batı‘nın belirlediğini ve bunun da sorunları beraberinde getirdiğini söyledi.

Köylü, "Yıllardır Batı enstitülerinde, üniversitelerinde eğitim alan öğrencilere Müslümanları birbirlerine düşürecek konularda tezler verdiler. Böylece öğrenciler memleketlerine döndüğünde o konularda konuştu. Müslümanlar arasında problemler belirdi ve çatışmalar başladı. Tabi bu ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir. Batı‘nın böyle bir hesabı var. Batılıların kayığına binersek istedikleri sahile götürüler ya da denizin ortasına atıveririler. Ortadoğu‘da çizilen sınırlar bizim çizdiğimiz sınırlar değil. Sınırları biz çizmedik. Nüfusları biz yerleştirmedik. Bir tarafında Sünni, diğer yanda Şii gibi çatışmaya müsait bir yapı oluşturuldu" diye konuştu.

Erbakan bütün dünyanın hocası

IIFSO Genel Sekreteri Ahmed Abdelatti de diktatörlerine karşı başlayan ayaklanmalara atıfta bulunarak "diktatörlerden çok çektik" dedi.

"Düşmanımız güçlü ve planlı biz de güçlü ve planlı olmalıyız" diyen Abdelatti, "Batıl, birkaç genç ayaklandı diye düşmez. Bütün gençlere şunu söylüyorum: ‘Lütfen eli kanlı olmayan bizimle beraber gelsin.‘ Bizim devrimlerimiz herkese açık. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz. Biz öyle bir birlik kurmalıyız ki, gençler önden koşmalı. Bütün hedeflerimize varmalıyız. Bundan sonrakiler tek başlıkta toplanabilir o da, hedefe varmak. Bu değişimin, ayaklanmanın yapılması için akan bütün kanlara saygı duymanızı istiyorum. Burada konuşurken büyük bir üstadın adını söylemeden geçemeyeceğim. Sadece Saadet‘in değil bütün ümmetin hocasıdır Sayın Erbakan. İslami bütün örgütler, toplantılar için büyük destekler vermiştir" dedi.

BM ve NATO adalet dağıtamaz

Asırlar boyunca İslam ülkelerinin Batılı devletler tarafından sömürüldüğünü hatırlatan AGD Genel Başkanı Salih Turhan da, sadece İslam anlayışının zulümlere son verebileceğini kaydetti.

Batı‘nın sözde adalet, özgürlük dağıtmak üzere NATO ve BM‘yi kurduğunu ancak bunun sadece Batı‘nın menfaatlerini koruduğunu ifade eden Turhan konuşmasına şöyle devam etti: "İnsanoğlunu dünyanın acımasız dönen çarkı karşısında, ancak hak, adalet ve özgürlük anlayışına sahip bir İslam anlayışı ayakta tutabilir. İslam, kelime manası olarak zaten ‘Barış‘ demektir. Yeryüzündeki zulümler ve haksızlıklar ancak inançlı kadroların azim ve kararlığıyla bertaraf edilebilir. Bugün insanlık, maddi ve manevi buhran yaşamaktadır. Dünyayı kasıp kavuran bu buhran, insanlığı yok olmaya doğru götürmektedir. Kan, gözyaşı ve acı bütün dünyayı sarmıştır. Bir avuç ırkçı emperyalist, dünyanın bütün kaynaklarını sömürüp durmakta, milyarı geçkin insan, yeryüzünün sokaklarında aç dolaşmaktadır. Diğer taraftan İslam coğrafyası karış karış işgal edilmekte ve mukaddes beldeler çiğnenmektedir" şeklinde konuştu.

"Bu gidişata ‘dur‘ demek lazım"

Turhan, "Bu vahim gidişata dur demek artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Eğer önü alınmazsa bu köhne ve karanlık düzen, daha fazla mazlum ve mağdur üretmeye devam edecektir. Bugün, bütün insanlık sahipsiz bir şekilde kendilerini kurtaracak bir el ve irade beklemektedir. Dünya problemleri gündeme geldiğinde adını sık sık duyduğumuz BM ve NATO gibi kuruluşların dünyada sözde adaleti sağlamak, insan haklarını teminat altına almak,  tahakkümünü önlemek ve ayrımcılığa ve haksızlığa son vermek için kurulmuştur. Ancak bu sorumluluğu yerine getirdiğini söylemek mümkün değildir. Onların dillerinden düşürmedikleri demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü v.s. gibi ifadeler sadece bir aldatmacadır. Zira bu güne kadar sadece baskıcı ve müstebit yönetimleri desteklemişler, sömürülerinin devamını sağlayanlara arka çıkmışlardır. Ne BM‘nin ne NATO‘nun insanlığa barış ve huzur getirmelerinin mümkün olmadığı defalarca ispatlanmıştır. İnsan haklarını savunacağım diye kurulan BM ve NATO‘nun işlevi artık bitmiştir" diye konuştu.

Gençlere islami bilinç aşılanmalı

Gençlerin İslam konusunda daha bilinçli olması gerektiğini belirten Pakistan Talebe Cemiyeti Başkanı Zübeyir Safer, "Gençlerin İslam konusunda daha bilinçli olmasını ve İslami yönetimleri ele almasını istiyoruz. Gençlerin yüzde 60‘ı İslam ülkelerinde yer alıyor. Gençlerde gruplaşmalar var. Eğer  Kur‘an vizyonuna sahip olunursa gençler bir şeyler  yapabilirler. Hasan Benna, Seyid Kutup, Necmettin Erbakan gibi hocalarımızı örnek almalıyız. İslam teorik bir din değil. İslam uygulanması gereken bir din. Kuranın ve sünnetin kurlarının uygulanmamsı gerekiyor. İnsanların İslam‘ın kurallarını uygulaması gerekiyor. Yani  Biz Müslüman‘ız demek  değil" dedi.

İslam‘ı dönüştürmeye çalışıyorlar

İslam‘ı yok edemeyen Irkçı emperyalizmin, İslam‘ı kendince bozmaya çalıştığını söyleyen Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Fatih Aydın, "Son birkaç asırdır maalesef büyük bir ‘ahlaki ve manevi‘ hastalıklara kapıldık ve bunun doğal sonucu olarak yeryüzünde zulme dayalı bir sistem kuruldu. Her yer oluk oluk kan, gözyaşı, ızdıraplarla doldu. İslam‘ı yok edemeyen ırkçı emperyalizm ‘madem yok edemiyoruz o zaman İslam‘ı dönüştürelim, aslını bozalım‘ demek sureti ile Müslüman toplumların beyinlerine saldırılarda bulundu. Nedir peki İslam‘ın dönüşmesi? ‘Cihatsız İslam‘, ‘İslamsız İslam‘  ve ‘Ilımlı İslam‘dır. Yani, İslam‘ın hayata, ekonomiye, siyasete dair herhangi bir bağının olmadığının ifade edilmesidir. Yeni sömürü anlayışında Müslümanlara ‘Biz, sizin Müslümanlığınıza karşı değiliz. Ama siz de bizim sömürümüze mani olmayacaksınız‘ mantığı hâkim kılınmaya çalışılmaktadır." şeklinde konuştu.

O, sömürüye karşı çıkan bir devlet adamıydı

Sudan Gençlik Hareketi Başkanı Abdulmünim El Sunni, Necmettin Erbakan‘ın İslam dünyası için büyük projelere imza attığını söyledi.

El Sünni "Necmettin Erbakan Hocamız bir dava için çalıştı. Müslümanların ve insanlığın sömürülmesine karşı çıkan bir devlet adamıydı. Tavsiyeleri de çok önemliydi. Çünkü kendisi de çok zorlu süreçlerden geçmişti. Erbakan Hocam İslam birliğini kurmak için çalıştı." dedi.

Batılın karanlığına tek çare ‘islam birliği‘

Toplantının açılışında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da, büyük kaos içerisindeki İslam coğrafyasının kurtuluş reçetesinin ‘İslam birliği‘ olduğunu söyledi. "Tüm insanlığa barış ve huzuru ancak Müslümanlar sağlayabilir" diyen Kamalak, "Batılın vazifesi, dünyayı karartmak, insanlığı sömürmektir. Tek çare elbette İslam‘dır. Dünyanın bu duruma sürükleneceğini, İslam aleminin yakın bir zamanda kaosa sürükleneceğini öngören Erbakan Hocamız çareyi de göstermiştir. Çare, ‘İslam Birliği‘dir. İslam Birliğini kurmak her bir Müslüman‘ın boynuna farz-ı ayindir. İnsanlık doğusuyla batısıyla büyük sancılar çekmektedir. Özellikle İslam alemi kaos içindedir. Kardeş kardeşi vurmaktadır. Bu acı bir tablodur. Ama asıl acı olan ölenin de öldürülenin de elindeki silahın emperyalistlerin olmasıdır" diye konuştu.

Kapitalizm Saadet getirmez

Sözlerine, "Gerek kapitalizmin gerekse bunun çocuğu olan komünizmin dünyaya saadet getiremeyeceği açık şekilde anlaşılmıştır" diye devam eden Kamalak, Komünizmin çökmesinden hemen sonra NATO‘nun yeni bir strateji belirlediğine dikkat çekti. Mustafa Kamalak, "İslam‘ı ve Müslümanları hedef olarak belirlediler. Şu an Ortadoğu‘da, İslam aleminde cereyan eden hadiselerin arkasında haçlıların yeni bir seferi vardır. 11 Eylül 2001 olayları bahane edilerek Irak‘a saldıran dönemin ABD Başkanı Bush, ‘bu haçlı seferdir‘ demişti." hatırlatmasında bulundu.

Muhabir: Haber Merkezi