Dün sabah saatlerinde Sinop‘ta basın mensupları ve partililerle sabah kahvaltısında buluşan Kurtulmuş, öğleden sonra da Kastamonu İl Kongresi‘ne katıldı. Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na "Eğer milletin avukatıysanız, Anayasa Mahkemesi‘ndeki başvuruyu geri çekin" dedi.
Saadet Partisi, Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun "Ben milletin avukatıyım" sözünü hatırlatarak, "Sayın Kılıçdaroğlu, Ergenekon‘un avukatlığından milletin avukatlığına terfi etmiştir. Bunun ilk test dileceği yer de CHP‘nin hukuken Anayasa Mahkemesi‘ndeki başvurusunu geri çekmesidir" dedi. Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, önce Sinop‘ta partililer, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Otel Melia Kasım‘da düzenlenen toplantıda ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Numan Kurtulmuş, İsrail ordusunun uluslararası sularda Mavi Marmara Gemisi‘ne saldırısı sonrası gelişen süreci değerlendirdi. Daha sonra Kastamonu İl Kongresi‘ne katılmak için yola çıkan Kurtulmuş, Dede Ocağı Kastamonu‘da ‘Başbakan Kurtulmuş‘ ‘Bu gençlik seni başbakan yapar‘, ‘Bir hilal beş yıldız, iktidara hazırız‘ sloganları eşliğinde yüzlerce araçlık konvoyla karşılandı.
‘Başbakan Numan‘ sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, ecdat diyarında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Dedesi Numan Kurtulmuş‘un yazdığı ‘Amentü Şerhi‘yle ilgili "Ya sen bu kadar gençmiydin. Ne ara o kitabı yazdın?" sorularına muhatap olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Bu kitabın yazar rahmetli dedem, burada büyümüş, yetişmiş. Hem asker olarak hem ilim adamı olarak büyük eserler bırakmış" diye konuştu. Dedesinin yedi cephede savaştığını anlatan Kurtulmuş, son yarasını Sakarya Meydan muhaberesinde göğüs göğse savaşırken ayağından yaralandığını ve 39 yaşında malulen gazi olarak emekli olduktan sonra hafız olduğunu kaydetti.
Başvuru geri çekilmeli
Numan Kurtulmuş, Anayasa değişikliği ile ilgili olarak, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘na da Sinop‘tan çağrıda bulundu. Değişiklik paketinde artık sözün millette olduğu belirten Kurtulmuş, "Yine bu konuda içi en rahat ve zihni en rahat parti biziz. Türkiye‘nin topyekûn bir anayasa değişikliğine ihtiyacı var. 16 kez Anayasa değişmiş ve yamalı bohça haline gelmiştir. Bu yapılan 17. ancak büyük bir yamadır ama Türkiye 12 Eylül vesayet rejiminden kurtulmak mecburiyetindedir. Bunun ilk adımı da anayasa ile başlayacak hukuki bir reform sürecidir. Maalesef ortaya çıkan, bizim tekliflerimize göre 30 yıl geri bir pakettir. Ama bu pakete bile karşı çıkanlar oldu. Parlamento içinde 12 Eylül diktatörlerini yargılama yolunu açacak geçici 15. maddeye bile maalesef muhalefet partileri evet oyu vermediler. Sonuçta şimdi iş millettedir. Bu konuda Sayın Kılıçdaroğlu bir sınavdadır. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun ‘Ben milletin avukatıyım‘ sözü bizim için çok önemlidir. Yani Ergenekon‘un avukatlığından milletin avukatlığına terfi etmiştir. Bu da, CHP‘nin hukuken Anayasa Mahkemesi‘ndeki başvurusunu geri çekmesiyle test edilecektir. Sayın Kılıçdaroğlu‘na Sinop‘tan sesleniyorum. CHP‘nin gerçekten milletin avukatlına soyunduğu göstermek için, derhal Anayasa Mahkemesi‘ndeki başvuru geri çekilmelidir" ifadelerini kullandı.
Toplantıya Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, eski Yozgat Milletvekili Kazım Aslan, Saadet Partisi Genel Merkezi Sinop Sorumlusu Nazım Maviş, Sinop İl Başkanı Cavit Üçüncüoğlu, teşkilat üyeleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Numan Kurtulmuş, Sinop programı ardından partisinin il kongresine katılmak üzere Kastamonu‘ya hareket etti.
İsrail, katil bir devlet
Türkiye‘nin katliamdan sonraki süreçte ortaya koyduğu tavırda başarı gösterdiğini kaydeden Kurtulmuş, "Türkiye bu katliamdan sonraki süreçte ortak tavır koyma başarısını göstermiştir. Ancak, İsrail‘in yanlış yönlendirmeleri sonucu bazı köşelerden İsrail ağzıyla konuşan isimleri görüyor ve üzüntü duyuyoruz. Ancak milletimizin kahir çoğunluğu bunlara sadece gülüp geçiyor. Bu süreçte özellikse sayın başbakanın ortaya koyduğu sözleri takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Ancak asıl önemli olan sadece sözler değil, bu sözlerin gereklerini yerine getirmektir. Bir ülke içerde vatandaşları, yurttaşları arasındaki sorunları çözüp, herkesin eşit ve özgür yurttaşlar olarak devletini benimsediği, içerde iç sorunlarını çözmüş bir ülke haline gelmezse, dışarıda ki sözünün bir itibarı olmaz. Dolayısıyla Türkiye bu çerçevede içerdeki tüm sorunlarını çözmek, vatandaşlarıyla devlet arasındaki problemleri çözmek durumundadır. Mavi Marmara katliamı doğrudan doğruya Türk devleti hedef alınarak yapmıştır. Kimse üzerinden sorumluluk atma hakkına sahip değildir" diye konuştu.
Vahşet, katliam ve zalimlik
Gazze‘ye giden Mavi Marmara katliam karşısında ne söylese az olduğunu söyleyen Kurtulmuş, vahşet, katliam, zalimlik olduğunu söyledi. Bunun İsrail hükümetinin bir kararı olduğunu belirten Kurtulmuş, İsrail‘in kurulduğu günden bu yana 4 temel konuyu esas aldığını kaydetti. İsrail‘in kurulduğu günden beri katliam yaptığını belirten Kurtulmuş, çocuk, kadın, yaşlı demeden bugüne kadar 100‘ün üzerinde katliam gerçekleştirdiğini söyledi. Sabra Şatilla, Deir Yasir, Mavi Marmara‘nın bundan bir kaçı olduğunu belirten Kurtulmuş, "En son katliamı Mavi Marmara katliamıdır. Karşımızdaki güç sürekli katliam yapıyor. Hiçbir şekilde bundan dolayı da üzüntü duymaz" diye konuştu. İsrail‘in sürekli olarak sınırlarını genişlettiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Nil‘den Fırat‘a kadar topraklara sahip olmadıkça, sınırlarını çizmeyecek. Şu anda sınırları çizilmeyen tek devlet İsrail‘dir. Her gün bir yeri işgal ediyor" dedi. Bu işgalleri yaparken BM dahil olmak üzere kimseyi takmadığını belirten Kurtulmuş, kendi lehine sürekli propaganda yaptığını, Hollywood dahil bütün medya kanalıyla her şeyi kendi lehine göstermeyi başardığını söyledi. 70 yaşında insanlar gemide giderken insanların öldürüldüğünü ancak İsrail‘in komandoların öldürülmesinin haklı çıkarılmaya çalışıldığını belirten Kurtulmuş, "Aynı şeyi Türkiye yapsaydı, dünyayı Türkiye‘nin başına yıkarlardı" dedi. İsrail‘in 1967‘den bu yana kendisine karşı diplomatik bir gücün oluşmasına müsaade etmediğini kaydeden Kurtulmuş, "Bu konuda Türkiye‘nin üzerine önemli bir sorumluluk düşüyor" diye konuştu.
Avrupa batıyor
AVRUPA Birliği‘ni batmak üzere olan Titanik gemisine benzeten Numan Kurtulmuş, "Bizimkiler Avrupa Birliği ‘bizim için medeniyet projesidir‘ deyip, Avrupa‘nın terbiye salonunda beklerken, Avrupa Birliği ‘nasıl yeni bir Avrupa kurulur‘, bunun telaşı içerisinde. Titanik gemisinin batış sahnesi çok güzel çekilmiştir. Gemi buz dağına çarpmış, alttan su alıyor. Geminin bodrumunda olanlar, sudan yukarı doğru kaçmaya çalışıyorlar. Aradaki bekçiler kapıları kapatmış, onlar yukarı çıkmasın, yukarıdakiler kurtulsun diye onları çıkartmıyor. Üst kattakiler vur patlasın çal oynasın, dans edip kadeh kaldırıyorlar. Bizim halimizde içinden müzik sisleri gelen böyle geminin kenarında bir botla dolaşan ve gemiye girmeye çalışan birine benziyoruz. Türkiye‘nin kendi gücünün farkına varması, dünyadaki çok iyi takip etmesi, ama mutlaka Anadolu toprakları üzerine basan çözümler üretmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Türkiye‘nin İran‘a yaptırım konusunda hayır oyu vermesi ile ilgili soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, "Yaptırımdan önce, Brezilya ve Türkiye‘nin öncü olduğu bir takas anlaşması var. Bu anlaşma yapılırken cümle alem biliyor ki, ABD‘de olur vererek bu süreç içerisinde aktif olmuştur. Uranyum takas anlaşması, Türkiye için bir başarıdır. Uranyum takas anlaşması doğrultusunda hükümetin BM‘de İran‘a karşı yaptırım konusunda Türkiye‘nin hayır oyu kullanmış olmasını da fevkalade takdir ettiğimizi de ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Erdoğan: Saadet dip dalgası geliyor
İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, Kastamonu‘nun bir evliyalar şehri olduğunu söyleyerek, "Saadet Partisi‘nin Kastamonu‘da alacağı her oy, önümüzdeki genel seçimde ortaya koyacağı başarı, bu anlamda çok önemlidir" dedi. Erdoğan, buradaki başarının bütün illere örnek olacak şekilde olması temennisinde bulunarak, "Her yerde Saadet coşkusu var. Derinden gelen coşkulu dip dalgayı fark ediyoruz. Ak Parti ve CHP‘nin karşılıklı propagandasına rağmen, Saadet dalgası her yerde hissediliyor. Artık herkes, Saadet‘in bu yükselişini oy versin vermesin kabul ediyor. Bu Saadet‘in iktidarını müjdeliyor" dedi.
Atak: Kastamonu‘da artık Saadet var
Kastamonu İl Başkanı Necati Atak ise 7 ay önce göreve başladıktan sonra bütün ilçeler dahil olmak üzere esnafla ve halkla iç içe olduklarını söyleyerek, "Yaptığımız bu çalışmalarla artık şunu söyleyebiliriz, artık Kastamonu‘da Saadet Partisi var, Saadet‘in şahlanışı var" diye konuştu.
Kimler katıldı?
Kongreye Kurtulmuş‘un yanı sıra Kastamonu İl Başkanı Necati Atak, Genel Başkan Yardımcıları Lütfü Esengün ve Kazım Arslan, İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, Devlet eski Bakanı Ahmet Cemil Tunç, eski milletvekilleri Mehmet Batuk, Hüseyin Karagöz ve Hayrettin Dilekcan, Ankara İl Başkanı Mustafa Çetin, Sağlıkder Genel Başkanı Kasım Sezen, akademisyenler, çevre illerin teşkilat yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve Kastamonulular büyük ilgi gösterdi. Kongrenin divan başkanlığını Lütfü Esengün yaptı.





