ODTÜ‘de 2010- 2011 mezuniyet töreninde başörtü skandalı yaşandı.

Diplomalarını aileleri ile birlikte almaya gelen başörtülü öğrenciler tören alanına alınmayınca kısa süreli arbede yaşandı. Öğrencileri örtülü oldukları için alana almayan güvenlik görevlileri ile insan hakları aktivistleri arasında gerilim yaşandı.

DİRENİŞ GERİ ADIM ATTIRDI

Haberdurus.com‘un haberine göre insan hakları aktivistleri ve hukukçuların başörtülü öğrencileri içeriye almayan güvenlik görevlileri hakkında tutanak tutma talebi geri çevrilirken, diplomalarını, örtülü oldukları için alamayan öğrencilerden fenalık geçirenler oldu. Arkadaşlarının teselli edemediği öğrenciler gözyaşlarını tutamazken, Ankara Mazlumder‘den gelen insan hakları savunucuları yetkililer ile görüşmeye başladılar. Görüşmeler sürerken örtülü olmayan öğrenciler de tören alanından ayrılarak arkadaşlarının yanına gelerek direniş göstermeye başladılar. Direniş büyümeye başlayınca üniversite yönetimi de geri adım atmak zorunda kaldı.

YÖK SORUŞTURMA BAŞLATACAK MI?

28 Şubat‘ta yaşanan görüntüler direniş sonucunda sona ererken, ODTÜ‘lü yetkililerin işgüzarlığına YÖK‘ün soruşturma başlatıp başlatmayacağı merak konusu oldu.

Başörtülü kadınların halka açık müzeyi gezmesine izin verilmedi

Çanakkale şehitliklerini gezmek için Aydın‘dan gelen çarşaflı dört kadın, halka açık olan Çimenlik Kalesi‘nden, askerler tarafından zorla çıkarıldı. İçinde Deniz Müzesi ve Nusrat Mayın Gemisi bulunan, askeriye kontrolündeki kaleyi gezmek isteyen Selimışıklı ailesinin beş ferdi, maruz kaldıkları davranış üzerine polise şikayetçi oldu.

Tek amaçlarının, savaşlarda hayatını kaybeden şehit atalarının mezarlarını gezmek olduğunu belirten Serhat Selimışıklı, yönetmelik ve kanunlarda müze ve kalelere çarşaflı girilemeyeceği ibaresi olmamasına rağmen, sorumlu komutanın keyfi tutumu yüzünden hakarete uğradıklarını söyledi.

Diğer ziyaretçilerin yanında kendilerine terörist muamelesi yapıldığını söyleyen Selimışıklı, "Çimenlik Kalesi içindeki Deniz Müzesi‘ne girdik. Oradaki görevli, ‘Buraya girmeyin, çıkın. Burada temizlik yapıyoruz.‘ diye bizi sokmak istemedi. ‘İçerideki herkesi çıkarın, biz de çıkalım.‘ dedik. Oradaki komutana da ‘Eğer bu kıyafetle müzeleri gezme yasak diye bir yönetmelik veya kanun varsa gösterin.‘ dedik. Bunun üzerine komutan, iki silahlı ve iki silahsız asker çağırarak peşimize taktı. Biz de müzeye giremeden bahçede gezdik. Çıkarken aynı komutan, hakaret dolu sözler söyledi bize. Bunun üzerine, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü‘ne gelerek şikâyetçi olduk." dedi.

Vatandaşı oldukları ülkenin topraklarını gezme özgürlüklerinin, birileri tarafından hiçbir hakkı olmadan engellenmesine tepki gösteren çarşaflı hanımlardan Dilber Selimışıklı ise "Aydın‘dan buraya, atalarımızın şehit olduğu yerleri görmek için geldik. Çimenlik Kalesi‘ni de görmek istedik. Diğer vatandaşlar içeride geziyordu. Biz girdiğimizde askerler yanımıza gelerek durdurdu. Çok rencide olduk. Sadece bizim çıkmamız gerektiği ve üzerimizde bomba olabileceği söylendi. Biz de bayan görevli çağırıp üzerimizi aratmalarını istedik. ‘Bu saatte size bayan memur bulamayız.‘ dediler. Tutumumuzdan vazgeçmediğimizi görünce komutan, bizi müzeye sokmadan, silahlı askerler eşliğinde bahçede dolaşmamıza izin verdi. Çıkışta da hakaret etti." şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi