Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM)'ın haftalık konferanslar dizisi sürüyor. ESAM bu hafta Bengladeş'te yaşanan siyasi gerginliği masaya yatırdı. 'İkili Oyun. Siyaset ve Öç alma çıkmazında Bangladeş' konulu konferansta konuşan Ufuk Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oya Akgönenç, Bangladeş'teki sıkıntıların kaynağını ülkenin sekülerleşmedeki ısrarı olduğunu söyledi.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Bangladeş Ankara Maslahatgüzarı Shah Asif Rahman, Millî Gazete Ankara Temsilcisi Ferhat Koç ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci iştirak etti.
Ufuk Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oya Akgönenç, konuşmasına Bangladeş'in tarihi serüveni ile başladı. Bangladeş'in 1970'li yıllarda bağımsızlığını kazanmış genç bir ülke olduğunu söyleyen Akgönenç, ülkenin ekonomik, siyasi, ticari ve coğrafi özellikleri hakkında da geniş bilgiler verdi.
Son dönemde Bangladeş'in bağımsızlığını kazanmasında etkili rol alan Cemaati İslami'nin üç liderinin göz altına alması ile ülkede bir kaos ortamının yaşandığına dikkatleri çeken, Akgönenç, bu tutuklamaların arkasında ülkenin sekülerleşmesi adımlarının yattığını ifade etti. Akgönenç, "Bangladeş'in bu modern dünyaya ataptasyon ve sekülerleşme adı altındaki laiklik ısrarını anlamakta güçlük çekiyoruz. Ne oldu da bu duruma geldiler. Ne oldu da bu kadar fark ortaya çıkmış oldu. Bangladeş kurulduğunda İngiliz ve Hindistan sömürüsünden kurtulmak için verdiği mücadeleden yıllar sonra bu gün bölgede Hindular etkili konuma gelmiştir. Alttan alttan İslam'la bir mücadele seziyorsunuz" dedi. Geçmişin politikasında bir İslam Birliği ideali olduğunu dile getiren Akgönenç, "Bu güne bakıyorsunuz. Bir şahsi intikam dalgası görüyorsunuz. İntikam dalgası. Devlet idaresinde bunun yeri olur mu?" diye konuştu.
Ülkede Hindistan'ın etkisi giderek artıyor
"Şu anda hükümet ülkenin laik bir ülke olduğunu İslam'a dönük hareketlerin laiklik karşıtı olaylar olabileceği bir inançla hareket ediyorlar" diyen Akgönenç, "Birçok ülkede buna benzer olaylar ne hikmetse oluyor. Aynen bizimde bu tünelden geçtiğimiz gibi. Bunu ençok iddia eden Halk Partisi. Başında Cumhuriyet'te eklerseniz bizimki gibi oluyor. Bunun başında ise Şeyh Hasina var. Hasina ise Mucibbu Rahman'ın kızıdır. Ülkede bir siyasi değişim görülüyor. Bölgede Hindistan'ın etkisi giderek artıyor. İslam için çarpışmışlar ama İslami cemaatler tehlikedir noktasına gelmişlerdir. Yani İslam'dan uzaklaştırma hareketi var. Ülkede yüzde 10 Hindu var; ama etkileri boylarından büyük bir hale gelmiştir" dedi.
Geri kalmışlığın sebebi İslam'mış!
Bangladeş her anlamda iyi yöne doğru hızla ilerlediğini dile getiren Akgönenç, son yıllarda ise bir sorunla karşı karşıya kalındığını ifade etti. Akgönenç, "Ortada ciddi bir durum söz konusu olmaya başladı. Ülke çok güzel bir şekilde ilerlerken, inanılmaz bir şekilde yükselirken, bir yol sapımına girdi. Bu girdiği, saptığı yolda bazı değişiklikler var. İslami hareketlere karşı bir cephe oluşturuluyor. Laiklik bir tutku haline gelmiş. Sanırsınız ki ülkenin geri kalmışlığının sebebi Müslüman olmaları. Ondan kurtulurlarsa işler hal edilecek. Ülkede şu anki hava böyle" diye dile getirdi.
Maslahatgüzar: Laikiz ama Müslüman olmaktan gururluyuz!
Bangladeş Ankara Maslahatgüzarı Shah Asif Rahman ise Akgönenç'in konuşması sonrası yaptığı kısa değerlendirmede, ülkedeki bazı sıkıntıların varlığını kabul ederek, Cemaati İslami'nin Liderlerini gözaltına alınarak tutuklanmalarını ise savundu. Cemaati İslami'nin tutuklanan liderlerinin Bangladeş'in kuruluş aşamasında Pakistan ile işbirliği yaptıkları için tutuklandıklarını iddia eden Maslahatgüzar Rahman, Cemaati İslami'nin parlamentoda temsil yüzdesinin ise dört olduğunu söyledi. Rahman, "Bangladeşli Müslümanlar dini bütün Müslümanlardır. Anayasaya göre laik bir ülkeyiz ama Müslüman olmaktan her zaman gurur duyarız" açıklamasında bulundu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



