1991 yılında dünya siyasi haritası üzerinde SSCB'nin parçaları olan 15 yeni devlet ortaya çıkmıştır. Bağımsızlığını kazanan her ülke tercih ettiği kalkınma yolunda ilerleme konusunda serbestti. Herkes neredeyse sıfırdan başlamıştı ve bu gün 20 yıl sonra, post Sovyet birliği için eşsiz yıldönümünde ülkeler başarıları, kalkınma tecrübeleri, siyasi rotasının stratejisini paylaşabilirler. Ve bu hususta Kazakistan'ın başarıları fenomen olarak değerlendirilebilir.
Bu genç devletin attığı ilk ve en önemli adım SSCB'nin nükleer mirası konusunun çözümlenmesi olmuştur. 90'lı yılların başında Kazakistan dünyanın dördüncü nükleer silah cephaneliğine sahipti. Dünya kamuoyu Kazakistan'ın kararını beklemekteydi. Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev çözümü net belirlemiştir: Nükleer potansiyelden tamamen vazgeçilecek. İleri görüşlü Kazakistanlılar ise o dönemde global nükleer karşıtı hareket "Nevada-Semey"i başlatmıştır. Semey deney poligonunun açılış tarihi olan 29 Ağustos Kazakistan'ın inisiyatifi ile BM tarafından 2009 yılından itibaren Dünya nükleer silahı reddetme günü olarak ilan edilmiştir. Kazakistan, geçtiğimiz yıllar boyunca devletin gelişimi için en önemli faktörünün barış ve iyi niyet çerçevesindeki komşuluk olduğu görüşünden ödün vermemektedir.
Tarihi gelişmelerin neticesi olarak Kazakistan topraklarını 140 etnik grup ve 40 din temsilcileri ikamet etmektedir. Çok ulusluluk dikkate alınarak Kazakistan'da uyruğu ve dini inancına bakılmaksızın her vatandaşın çıkarlarını savunmayı amaçlayan eşsiz Kazakistan halkları Asamblesi kurulmuştur. Asamble, Devlet Başkanı'na bağlı istişare kuruludur, ayrıca Asamblenin birkaç üyesi mutlaka Parlamento koltuğunda yer almaktadır. Tüm bunlar Kazakistanlılar için konforlu yaşam ortamı oluşturmanın yanı sıra yabancı konuklara da cazip gelmektedir. Başkent Astana üç yılda bir olmak üzere Barış ve Uzlaşma Sarayında çağdaş dünyanın önemli sorunları ve gelişmelerin görüşüldüğü dünya dinleri Kurultayına ev sahipliği yapmakta.
"Dört "T" ilkesi : Hoşgörülük, sabır, gelenekler, şeffaflık Kazakistan için önemli ve sorumluluk yükleyen olayın - 2010 yılında AGİT'e başkanlığının gerekçesini oluşturmuştur. Bu olay, bağımsız devletin başarılarındaki dönüm noktası, devletin bilge lideri Nursultan Nazarbayev'in otoritesinin dünyaca kabul görmesinin kanıtı olmuştur. Yapıcı ve açık diyaloğu hedefleyen Kazakistan AGİT'in varoluşunun uzun yıllarında ilk defa 65 üye ülkeyi Astana Zirvesinde yuvarlak masa etrafından toplamayı başarmıştır. Zirvede, yüksek kürsüden Kazakistan Devlet Başkanı tüm dünyayı sıfır sorunlu komşuluğa bir kez daha davet etmiştir.
Kazakistan'ın başarılı birleştirici inisiyatifleri : Avrasya Ekonomik İşbirliği, Gümrük Birliği, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansının (CICMA) kurulması, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) çerçevesinde işbirliği olmuştur. Bağımsızlğının jübilesini kutladığı yılda ülke iki büyük uluslar arası örgüte : Şanghay İşbirliği Örgütü ve İslam İşbirliği Örgütüne başkanlık edecektir. Kazakistan'ın söz konusu örgütlere başkanlığının temel ilkeleri olan : Dengeli yaklaşım ve hoşgörü günümüzde Arap ülkeleri için güncellik kazanmış durumdadır. Ülke dış politikada çok yönlülük rotasını takip etmektedir.
Dünyanın tüm ülkeleri ile ikili ilişkiler kurulmuş, ülkede neredeyse tüm ülkelerin diplomatik elçilikleri açılmış durumdadır. Ülke ekonomisi istikrarlı büyüme hızını sergilemektedir. Yabancı devletler mineral kaynaklarla zengin ve istikrarla kalkınmakta olan Kazakistan'a yatırım yapmaktan çekinmemektedir. Bağımsızlık yılları boyunca ülke 130 milyar dolar tutarında yabancı yatırım çekmiş, bu da Orta Asya bölgesine yapılan tüm yatırımların neredeyse


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Muhammet Ceyhan / Dünya
Etiketler:



