Artık çok doğal karşılanıyor... Moda oldu... Gün geçmiyor ki karşımıza yeni bir "Atatürk filmi" yani aslında "müsameresi", bir de "Atatürklü reklam" çıkmasın... Filmini anladık, isteyen istediği filmi çeker, seyredilir ya da seyredilmez, para kazanır ya da kazanmaz, beğenilir ya da beğenilmez, eleştiri alınca da kimisi sevinir, kimisi bozulup bağırır çağırır, konu da kapanır gider. Ama reklam başka şey...
Adı üstünde, ya "ticari çıkar" sağlamak amacıyla yapılıyor, ya da "prestij" için. (Prestij de ileride kazanç olarak geri dönecektir, bir yatırımdır.) Ama bu reklam filmlerinde Atatürk "kullanılıyor", evet, kullanılıyor. Bir banka "bizi Atatürk kurdu" diye şişiniyor, derken bir sigorta şirketi çıkıyor, "bizi de kurdu, bizi de kurdu" diye kafasını çıkarıyor. Atatürk'ün eline diken batıranlar, çocuk sevdirenler, baklavalı kazak giydirenler gırla...
Gördünüz mü, iş nereye varabilir... Ya özel sektör de "Atatürk önceleri karma ekonomiyi desteklemişti" gerekçesiyle kolları sıvarsa? Yarın biri çıkıp "Atatürk büyük taarruzdan sonra yorgunluk çıkarmak için Kurukahveci Mahmut Efendi ürünlerini tercih etmişti, siz de içiniz" derse ne yapacaksınız? Atatürk bugün yüz yirmi dokuz yaşında ya... "Atatürk yaşıyor ve Adidas ayakkabılarını kullanıyor" diye bir reklamla karşılaşırsanız ne yapacaksınız? "Atatürk sağ olsaydı her gün bol bol Çokokrem yerdi" derlerse ne halt edeceksiniz? Mahkemeye mi vereceksiniz?
Hadi bakalım, attıkları zaman Atatürkçülük mangalında kül bırakmayanlar, sesinizi duyalım. Atatürk'e saygınız ve sevginiz, Atatürk'ün "reklam filmlerinde oynatılmasına" izin veriyor mu? Benim hoşuma gitmiyor. Bana "Atatürk düşmanı" diye çamur atan densizlere saygılarımla arz ederim.
(ENGİN ARDIÇ / SABAH)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



