Son çeyrek asırlık dönemde, özellikle terörle mücadelenin tümüyle askere bırakılması, TSK'nın dış savunmadan ziyade içe dönmesine sebep olmuştur.
Halbuki, sınır ötesi harekât ve sınırların savunulması dışında, TSK'nın terörle mücadelede bu kadar yoğun şekilde kullanılması doğru değildir. Başlangıçta Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Özel Harekât birliklerinin 28 Şubatçıların endişeleri yüzünden kaldırılması, terörle mücadelede zafiyete sebep olmuş ve TSK'nın terörle mücadeleyi tek başına yüklenmesi sonucunu doğurmuştur.
Bu şekilde yurt dâhilinde devamlı harekât hâlinde olan TSK'nın, aslî görevi olan dış savunmaya döndürülmesinde problemler yaşanmakta; fiilen sivil yönetimler üzerinde yetki sahibi olan TSK'nın yönetim eğilimi artmaktadır. Ayrıca, bir taraftan terörle mücadeledeki sorumluluğu sebebiyle dış savunma görevi ikinci plâna düşen, bir taraftan da darbe hazırlıklarının ortaya dökülmesiyle itibarı zedelenen TSK'nın, Türkiye'nin millî savunmasında/dış savunmasında güvenlik boşluğuna yol a çılmaması için çok dikkatli olması şarttır.
Türkiye'de demokrasinin rayına oturtulması, millî savunmanın eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi ve sivil-asker dengesinin demokratik şekilde kurulabilmesi için askerin aslî görevine döndürülmesi zorunludur.
(HASAN CELAL GÜZEL / RADİKAL)



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



