Ergenekon ana davasıyla birleştirilen Danıştay davasının tutuksuz sanıklarından Aykut Mete Şükre, tutuklu sanık Alparslan Arslan'a iki adet silah ve kiralık araç bulması konusunda yardımcı olduğunu söyledi.
Ergenekon ana davasıyla birleştirilen Danıştay davasının tutuksuz sanıklarından Aykut Mete Şükre, tutuklu sanık Alparslan Arslan'a iki adet silah ve kiralık araç bulması konusunda yardımcı olduğunu söyledi. Ergenekon ana davasının 138'inci duruşmasına tutuklu sanıklardan Doğu Perinçek, Nusret Senem, Ergun Poyraz, Hayrettin Ertekin ve Selim Akkurt ile başka suçtan tutuklu sanıklar Sedat Peker ve Semih Tufan Gülaltay katılmadı. Diğer 19 tutuklu sanık duruşmada hazır bulundu.
Şükre'nin savunmasına başlandı
Ergenekon ana dava dosyası ile birleştirilen Danıştay suikasti ve Cumhuriyet gazetesine el bombası atılmasına ilişkin davanın tutuklu sanıklarının savunmasının alınmasına, avukatları hazır olmadığı için devam edilemedi. Aynı davanın tutuksuz sanığı olan, Danıştay suikastiyle alakalı olarak Alparslan Arslan'a silah ve kiralık otomobil bulması yolunda yardımcı olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Aykut Mete Şükre'nin savunmasına başlandı. Üsküdar'da çay bahçesi işlettiğini belirten sanık Şükre, öğrencilik yıllarında Alparslan Arslan'ın bu bahçeye Süleyman Esen ve Ömer diye bir arkadaşlarıyla birlikte geldiklerini ve Arslan ile bu dönemde tanıştıklarını söyledi.
Belinde silah gördüm
Arslan ile samimi olmadıklarını ileri süren Şükre, "Öğrencilik dönemlerinde Alparslan Arslan'ın kullanmak için kendisinden araç aldığını söyledi. Çay bahçesini tamamen işletmeye başladıktan sonra taksi şoförlüğü işini bıraktığını söyleyen Şükre, Alparslan Arslan'ın bir gün bahçeye geldini belirkterek, "Belinde silah gördüm. O günlerde sanırım mafya avukatı olan bir avukat vurulmuştu. Bana 'Avukat olduktan sonra silah taşımaya başladım.' dedi. Bulabilirsem iki silah daha bulmamı istedi. Önceden tanıdığım Selçuk Ö.'ye sordum. O da Kenan Ö.'ye sordu. O da başka birine sormuş, kulaktan kulağa gibi yani. Silahların bulunması 15-20 gün sürdü. Selçuk ile Kenan, silahları Selimiye'deki işlettiğim çay bahçesine getirip, siyah poşet ile bana verdi. Benden 7 bin TL istediler. 20 dakika sonra da Alparslan geldi. Silahları poşetiyle birlikte ona verdim. Ondan aldığım 6 bin 800 TL'yi de Selçuk ile Kenan'a verdim." diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



