Geçtiğimiz günlerde Green Park Hotel'in özel davetlisi olarak ülkemize gelen Mısırlı düşünce adamı ve şair Nawaf Barghouthi ile Ekrem Uca söyleşti.Mısırlı şair Nawaf Barghouti şiirin kendisi için beş duyuyu birleştiren bir bağ olduğunu, yalnızca bir konudan değil, gördüğü her şeyden etkilendiğini ifade etti. Arap ve Türk şiirlerinin ortak noktasının özgürlük olduğunu ifade eden Mısırlı düşünce adamı ve şair Nawaf Barghouthi; İstanbul, eserleri, şiir dünyamız ve iki ülkenin şiirine dair Ekrem Uca'nın sorularını cevapladı. İşte, Uca'nın yaptığı söyleşi.
* İstanbul'umuzu nasıl buldunuz?
İstanbul benim için vazgeçilmez bir şehir. Birçok medeniyetin merkezi olmuş. Kültürel zenginliğin yanında yatırımlar için de bulunmaz bir şehir. Boğaziçi köprüsü dışarıdan göründüğü gibi beton yığını değil, medeniyetleri, kültürleri, geçmişi ve geleceği birbirine bağlayan bir köprü ve böyle bir yapıya sahip olduğunuz için çok şanslısınız.
* Eserlerinizin ilham kaynağı nedir? Eserlerinizi yazarken nelerden esinlenerek icra ediyorsunuz?
Şiirlerimi yazarken güncel olaylar yaratıcılık sürecimde fazlasıyla etkili oluyor. Buna Arap ülkelerinde süregelen Arap Baharı da diyebiliriz. Şiir benim beş duyumu birleştiren bir bağ gibi. Yalnızca bir konudan değil, gördüğüm her şeyden etkileniyorum. Bu kimi zaman bir bitki, kimi zaman bir bayan ya da erkek yüzü, kısacası günlük hayatın koşuşturması içerisinde ilgimi çeken her şey.
* Türk şiir dünyasını nasıl buluyorsunuz? Takip ettiğiniz şairlerimiz var mı?
Şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki biz Araplar Nazım Hikmet'in şiirleriyle büyüdük. Ama Araplar Türk şiirlerinden çok Fransız ve İngiliz şiirlerini tercüme etmeyi tercih ediyor. Arap şiirleri de Türkiye'de pek fazla takip edilmese de ben bu konuda biraz şanslıyım. Türkçeye çevrilmiş şiir kitabım var: Ramallah'ı Gördüm.
* Türk ve Arap şiirinin en belirgin ortak yanı sizce nedir?
Her iki şiirin de en belirgin ortak noktaları özgürlüğü yansıtmalarıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



