Medeniyet coğrafyamız içinde yer alışı 1073'le başlayan Ankara, o ilk kavuşma dönemini hatırlatan İslâm yapılarını asırlardır bağrında taşımaktadır. İç Kale'deki Alaaddin Camii ile Samanpazarı'ndaki Arslanhane (Ahî Şerafeddin) Camii bunların en önemlileridir.
Bilindiği gibi, İslâm mimarisi Selçuklu ve Beylikler çağında Anadolu'nun Orta ve İç Batı kısımlarında kendine özgü ahşap cami tipini geliştirmiştir. Daha önceki yazılarımızda ele aldığımız Afyon Ulu Camii (Anadolu Selçuklu) ve Beyşehir Eşrefoğlu Camii (Anadolu Beylikleri) bu tipteki yapılardandı. İşbu yazımızda dikkatlere arz edeceğimiz Arslanhane Camii ise, Anadolu Selçuklu Dönemi'ne ait ahşap camilerinin en başarılı örneklerinden birisi kabul edilmektedir. 13. yüzyılın bu abidevî eseri, Ankara'nın merkez Altındağ ilçesinin Hisar (Samanpazarı) semtinde, Kılıçarslan (Arslanhane, Âhi Şerafeddin) Mahallesi'ndeki Atpazarı yokuşu üzerinde, Can Sokak'tadır.
Yapının Arslanhane Camii diye anılmasının sebebi, bünyesi ve çevresindeki bazı unsurlarda Ankara'nın antik dönemine ait arslan heykellerinin bulunmasından ilhamla, halkın bu adı münasip görmesidir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Cevat Akkanat / Türkiye
Etiketler:



