rika
amerika her şeyimi verdim sana, şimdi bir hiçim
17 ocak 1956 ve iki dolar yirmi-yedi sent.
kendi kafam bile destek değil bana.
insanlarla savaşı ne zaman sona erdireceğiz amerika?
al şu atom bombanı kıçına sok.
kafam bozuk, amerika, bir de sen üstüme varma,
kafam yerine gelene dek şiir miir de yazmayacağım.
söyle bana amerika ne zaman melekleşeceksin sen?
ne zaman anadan doğma olacaksın
ne zaman bakacaksın mezarlıktan amerika?
Allen Ginsberg
Ogalala-Lakota Şefi Kızıl Bulut (MakhpiyaLuta)
Şef Kızıl Bulut, Beyaz Adamı sorguluyor
‘Neden bize, bizi soymaktan ve elimizdekileri almaktan başka bir şey yapmayan hükümet temsilcileri gönderiyorsunuz?‘
Amerikan uşaklığı yapmayalım
İslam Arslan: 11 Eylül‘de Yahudilerin rolüne dikkat çektiniz. Bunlar Amerika‘da hâkim güç mü?
Ali Eren: Şöyle diyelim Amerika büyük İsrail demek, İsrail demek küçük Amerika demek. Amerika‘da hâkim olan güç İsrail‘i güç, Yahudi gücüdür. Yahudiler diğer insanları nasıl kabul ederler? Kendilerini dünyanın mümtaz insanları, diğer insanları da kendilerinin köleleri olarak görüyorlar. Her ne kadar Yahudiler ön planda gözükmese de, perde arkasında bunlar vardır. Yahudi düşüncesi neyse, Amerika‘da ben onu görüyorum. Amerika karşısında kendimizi muhafaza etmeliyiz. Çünkü Amerika inancımıza da el atmış durumda, bu yeni bir şey de değil. ‘Ben sizi yeryüzünden atmayacağım ama benim gibi yapacaksın. Light olacaksın, ılımlı olacaksın. O nasıl olacak onu da sen söyleyeceğim. Ben ne söylersem o olacaksın‘ diyor. Bizim ne yapmamız gerekir? Karşımızdaki rakibimizi iyi bilmemiz lazım. Ama biz kendimizi çok iyi bilirsek, onları bilmemize gerek kalmaz.
Hizmetkârın biri gidiyor biri geliyor
İslam Arslan: Amerika‘nın gücü nereden kaynaklanıyor?
Necati Can: ABD, gücüyle her şeyi yapabilecek durumda olmadığı halde, kendilerine hizmet edecek kişileri buluyor. Ve işini bu kişilere yaptırıyor. Ve maalesef bizim İslam coğrafyasında insanlar kendi inançlarından o kadar uzaklaştılar ki, çok küçük menfaatler karşılığında büyük hizmetler veriyorlar. Hizmetkârın biri gidiyor biri geliyor. Yani şunu unutmamak lazım, Ali Bey ‘Irak‘ dedi. Irak‘ta daha önce Amerika‘ya direnen adam da ABD‘nin adamıydı. Bu tür ülkelerin ideolojileri tamamen çıkar hesaplarına dayanıyor.
Karşı koymak her şeyden önce imanımızın gereği
İslam Arslan: Bu bağlamda Müslümanların ne yapması gerekiyor?
Burhan Bozgeyik: Amerika İslam ülkelerini işgal etmiş durumda. Her türlü vahşeti yapıyor. Bunlara karşı koymak her şeyden önce imanımızın gereği... Bizim yapmamız gereken kendimize bakmak. Bediüzzaman Hazretlerinin bir sözü; İslam Birleşik Cumhuriyetleri şeklinde. Tıpkı Amerika ve İngiltere örneklerinde olduğu gibi... D-8 ve benzeri oluşumlar bu amaç için uygun birer platform olabilir ama bunun olmasını istemiyor, engellemeye çalışıyorlar.
Çözümün adı Türkiye Birleşik Devletleri‘dir
İslam Arslan: Size göre çözüm nasıl olmalıdır?
İbrahim Paşalı: Türkiye‘de bir sürü Amerikancı var; Medyada, halde, yurtta her yerde. Amerikan eksenli bir hayat... Gerçekçi olalım, teskere tartışmalarını hatırlayalım. Amerikancılara, Amerikalıların anlayacağı dille şunu bile söyleyemiyorum; Irak problem, Suriye sıkıntı... Yıllarca biz de bir şekilde sıkıntısını çektik, Filistin ha keza, Mısır desen şöyle, Balkanların hali ortada. Ben diyorum ki, hepimiz Amerikancı olalım ama Amerikan köpekliği yapmayalım. Fark nedir derseniz? Amerika‘yı alalım. Benotton dünyanın bütün renklerini bir araya getirdi. Ve bir konsept etrafında bir araya birleştirdi ve Amerika‘yı var etti.
Amerika, malum 50 küsur devlet bir araya geliyor ve Birleşik Devletleri oluşturuyor. Bakın biz Türkiye‘de, Türkiye için bölge için insanlar olarak şunu söyleyemedik, özelliklede Amerikalılara, ‘doğru haklısınız, Amerikancı olalım, Amerika‘yı örnek alalım ama Amerikan köpeği olmayalım‘. Bölgede çözümün adı Türkiye Birleşik Devletleri‘dir. Amerika örneğinde olduğu gibi... Bunu bile telaffuz edemedik. Bizim en açık düşmanımız kim? Sırplar, Rumlar değil mi? Ama bakın kültürümüz ortaktır.
İslam Arslan: Bu yeni bir devlet adı. Türkiye Birleşik Devletleri nasıl gerçekleşecek?
İbrahim Paşalı: ‘Türkiye Birleşik Devletleri nasıl olacak‘ sorusuna marangozun vereceği cevap farklıdır, devlet adamının vereceği farklıdır, bir mütefekkirin vereceği cevap da farklıdır. Ben bunu telaffuz ederken yeni bir devlet kuralım demiyorum. Bu bir kavram, bir benzetme...
Bunu şunun için örnek veriyorum; düşünün biz Amerika‘yla yatıp kalkıyoruz. Amerikancılara, ‘Peki, vazgeçtik ümmetçilikten, zaten ümmetçilik geçerli akçe değil, Amerikancı olalım ama Amerikan Köpeği olmayalım, Türkiye Birleşik Devletlerini kuralım‘ diyelim. Bakın bu, Türkiye‘de birçok insanın Amerikancı değil, Amerikan Köpeği olduğunu belgeler.
‘Bu kim? Bunlar kim ya!‘ demeliyiz
İslam Arslan: Size göre çözüm nedir?
Asım Gültekin: Amerikancılar ve Amerikan karşıtları Amerika‘ya şaşkın şaşkın bakıyorlar. Biri hayranlıktan, diğeri de gücünden korkarak bakıyor. Biz bir ayetten gerçekten şaşırmalıyız. Buna ihtiyacımız var. Kendimizi keşfetmedikçe, kendimize olan güvenimizi de kaybediyoruz. İnsan ne kadar sefilleşirse Amerika hayranlığı da o kadar artacak. Bu yüzden kendimize bakmalıyız. Amerika‘yı gerçekten korkutacak olan budur. Şiirin içine giren bir adam, Amerika‘ya ironi ile bakmak zorunda. ‘Bu kim? Bunlar kim ya‘ deyip dalga geçecek. Bu önemli bir konu...
Mehmet Baydemir: Hep ABD‘nin gücünün ve savunmayı konuştuk. Öteki ABD‘yi de değerlendirir misiniz?
İslam Arslan: Tabi bir de ABD algımız var. Toplum olarak konumlandırdığımız ABD‘ye ne olacak, ya da biz ne olacağız?
Ali Eren: Osmanlı ne yapıyordu; gidiyor fethediyor ve oranın halkını besliyordu. Amerika ne yapıyor; gittiği yeri yakıyor, yıkıyor ve sömürüyor. Amerika yoksulluk sınırının altında yaşayan insanların verdiği bir sıkıntı yaşıyor. Bunun için dışarıdan alarak bunları beslemek istiyor. Amerika zaten cahiller topluluğu... Üst kademele gidildikçe idare edenlerin sayısı azalıyor. Amerika‘yı idare eden azınlık dışarıyı sömürdüğü gibi içerideki halkı da sömürüyor. Dünyadaki sitem bir şekilde tersine dönerse bu insanlar Amerika‘nın başına bela olur. Zaten ekonomisi kötüye gidiyor.
Necati Can: Bizim Amerika‘dan bağımsız bir politika izlememiz mümkün değil. Çünkü Amerika yanı başımızda, Irak‘ta... Hatta Amerika içimizde... Savunma sanayimiz tamamen onların elinde. Şimdi Çanakkale‘den daha kötü durumdayız. Kimin neye hizmet ettiği belli değil. İçimize öyle yerleşmiş ki, kimle, hangi düşmanla mücadele edeceğimizi bilmiyoruz.
Burhan Bozgeyik: Amerika ekonomik olarak sıkıştığı zamanlarda askeri müdahalede bulunuyor. Amerika dünya halklarına zulmettiği gibi kendi halkına da zulmediyor. İleride Amerika‘nın kullandığı silahlar kendi halkına dönecektir. Bu politikanın gidişatı iyi değil. Yaklaşık on sene sonra Amerika bir parçalanma sürecine girecek. Silahla ayakta duran Amerika ufak bir sarsıntıda kâğıttan kuleler gibi çökecektir.
İbrahim Paşalı: Ben bunların üzerine kafa yormadığım için dertleri nedir bilmem. Türkiye‘de bir Amerika algısı var. Bu ne kadar gerçek? Ben Amerika‘da bulunmadım, uzun süre yaşamadım. Yani tersten okuma yapmadım. Malcolm‘u okuduğumda farklı bir Amerika ile karşılaşıyorum, Salinger‘i okuduğumda farklı... Bu yüzden bilmiyorum ne yaparlar, ne ederler. Mesela Hollanda‘da köpek pisliği problemi var. Benim Hollandalıların köpek pisliği problemiyle ilgili hiçbir kanaatim yok. Benim ilgi alanıma girmiyor. Söyleyebileceğim tek şey, köpek kıra aittir, şehre değil. Japonya‘da adam köpeksiz yaşayamadığı için köpeklerin ses tellerini aldırıyor. Artık köpek havlamıyor, apartmanda gürültü olmasın ve durum nahoş bir durum almasın diye. Havlamayan köpeğe köpek mi denir? Anlatmak istediğim bizim bir Amerika algımız var, bir İngiltere algımız var, bir Japonya algımız var. Ben bunların gerçek olduğunu düşünmüyorum.
Asım Gültekin: Amerika‘yı bir piramide benzetebiliriz. Yoksulluk ve sefalet üzerine kurulu... Bu yüzden yıkılması mümkün değil çünkü zaten yıkık. Malcolm olursa bir şey yapmış olurlar. Yoksa bireysel çizgiye mahkûm olmuş şekilde kalırlar. Etrafları acayip bir bireysellikle örülmüş durumda. Bireyci yaşam tarzına mahkûmlar. Belki üç beş arkadaş olabilirler ama bireyselliğe mahkûmlar. Amerika‘da ayinler oluyor paranı verip katılıyorsun. Bizde öyle değil, oturur dinlersin. Allah‘ı anar kardeş olur gidersin. Orada böyle bir şey yok.




