14-22 Kasım 2009 tarihlerinde gerçekleşen 4. Bursa Uluslararası İpekyolu Festivali‘nin ulusal yarışma bölümünde En İyi Film, En İyi Senaryo, En iyi Erkek Oyuncu dallarında kazandığı ödüllerin ardından, Nisan ayında Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde gösterilen Bahtı Kara çok az sinemada gösterime girdi.
Filmi öne çıkaran yönü ise Amerikalı bir yönetmenin sıkkın Türkleri birçok Türk yönetmenden iyi anlatması. Filmin senaryosu da yönetmen Theron Patterson‘a ait. Reha Özcan‘ın başrolde Adnan‘ı canlandırdığı Bahtı Kara, kara komedi ile aile draması türlerini harmanlayarak Türkiye‘deki bağımsız sinemaya yeni bir ses getirme amacı taşıyor. Çok karakterli ve çok mekanlı hikayesiyle düşük bütçeli bağımsız filmlerde pek rastlanmayan mekan ve karakter zenginliğine sahip Bahtı Kara, akıcı görsel diliyle her kesimden her yaşa hitap edecek bir aile ve gençlik filmi. Senaryonun oyunculara verilmeden, oyuncuların karakterlerine doğaçlama tekniği ile can verdiği filmde, Theron Patterson Türkiye‘de çok denenmeyen bir oyuncu yönetimi tekniği uygulamış.
Filmin yapım sonrası aşamasında ses tasarımına gösterilen özen ile sinemada sesin görüntü kadar önemli bir anlatım aracı olduğunu da vurgulayan Bahtı Kara, HD kamerayla yapılan çekimleriyle dijital sinemanın bağımsız sinemaya sağladığı olanakları sonuna kadar değerlendiren bir yapım olmuş. Adnan karısının ölümünden sonra kendini bir türlü toparlayamamıştır ve oğlu Burak‘la olan ilişkisi de tökezlemektedir. Babasının bitmeyen melankolisinden bunalan Burak, Can dayısı ve Deniz yengesinin yanında, kuzeni Berk‘in arkadaşlığında ev sıcaklığını aramaktadır. Burak‘ın geleceği için endişelenen Can ve Deniz, Adnan‘ın gündelik hayatın gereklerini yerine getirmesi için çabalamaktadırlar. Fakat Adnan‘ın sebep olduğu türlü kazalardan dolayı başının dertten kurtulmaması ve Burak‘ın ergenlik halleri Can ve Deniz‘in işini daha da zorlaştırmaktadır.





