Hürriyet gazetesinin en popüler(!) yazarı sıfatına nail olan Ahmet Hakan, galiba başbakanın ABD gezisine çıkarken uçakta fotoğraf karelerine sığmak için birbirleriyle yarışan "akil adamlar"ın gazetelerde çıkan görüntülerinden hâlâ kurtulamamış zahir. Ve bu türden görüntülere prim vermeyen Millî Gazete‘yi köşesine konu ederek, "hem nalına, hem de mıhına" bâbından ikrar etmiş düşüncelerini...
Başbakan Tayyip Erdoğan, Millî Görüş ile yolları ayırdıktan sonra, epey bir süre her gün önüne gelen gazete tomarı içinden ilk Millî Gazete‘yi çekip alıyordu. Başbakan‘ın ilk okuduğu gazeteydi Millî Gazete... Bakıyordu ve acayip öfkeleniyordu... "Şunlara bak ya... Neler de yazıyorlar" diyordu... "Eski dava arkadaşları"nın kendisine acımasızca saldırmalarına fena halde bozuluyordu. Sanırım Millî Gazete‘dekilerin kendisiyle az da olsa gurur duymalarını bekliyor, eski yol arkadaşlığının hatırına hiç değilse bu kadar saldırgan olmamalarını umuyordu...
Bu durum Erdoğan‘ın ilk iktidar döneminde hep böyle oldu... İkinci iktidar döneminde... Erdoğan güne Millî Gazete okuyarak başlama alışkanlığından vazgeçti. Dikkate ve ciddiye almamaya başladı... Kendi haline bıraktı Millî Gazete‘yi ve eski dava arkadaşlarını... Yok saydı yani... Görmezlikten geldi... Uçağına falan da hiç almadı... Ambargo uyguladı fiilen... Millî Gazete de bu uygulamayı hiç takmadı... Millî Gazete ile Başbakan Erdoğan arasındaki ilişki bu şekilde sürerken... En sürpriz atak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘den geldi. Gül, son Arnavutluk gezisine Millî Gazete‘den bir ismi aldı... Yeni Şafak, Türkiye, Zaman, Milliyet, Vatan, Sabah, Akşam temsilcilerinin yanında Millî Gazete‘nin sakallı ve bereli yazarı Reşat Nuri Erol da Cumhurbaşkanı‘nın uçağının konuk gazetecileri arasına girdi. Böylece... Cumhurbaşkanı Gül, Millî Gazete‘ye bir çiçek göndermiş oldu...
Peki Millî Gazete, Cumhurbaşkanı‘nın bu çiçeğini alıp kabul etti mi? Pek değil... Her gazete Cumhurbaşkanı‘nın uçağında temsilci bulundurmaktan bir kıvanç ve gurur çıkarırken... Millî Gazete birinci sayfasında bu gururu okurlarıyla paylaşmadı. "Yazarımız Reşat Nuri Erol, Cumhurbaşkanı‘nın uçağında..." falan diye küçücük bir not bile yok birinci sayfada... Peki ya iç sayfalarda... Oralarda da bunun izine rastlamak mümkün değil... Böylece koskoca gezi, sadece Reşat Nuri Erol‘un köşe yazısının satırlarına gizlenmiş oldu...
Bakalım Abdullah Gül‘ün "Millî Gazete açılımı"na Başbakan Erdoğan bir karşılık verecek mi? Bakalım Zeki Ceyhan‘ı yakında Başbakanlık uçağında görecek miyiz? Takipteyim...





