milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • MEMURLAR İLE HÜKÜMET ARASINDAKİ TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ
  • ''HERKES İÇİN ENGELSİZ DÖNÜŞÜM PROJESİ''
  • DUSTUR: "MÜBAREK'İN BAŞBAKANI MISIR'A CUMHURBAŞKANI MI OLACAK?"
  • NİYET VARSA BİR HAFTA İÇİNDE BİLE ANLAŞILABİLİR.
  • ÖLÜ SAYISI 30'A YÜKSELDİ

Allah'ın subuti sıfatları 2

03 ŞUBAT 2011
PER 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Allah'ın zaruri olan varlığıyla, bizim mümkün olan varlığımız arasında hiçbir benzerlik yoktur.

  • Allah'ın subuti sıfatları 2 -

7- TEKVİN

Tekvin, Cenab-ı Hakk'ın bilfiil yaratmak sıfatı demektir. Tekvin sıfatı, irâdenin muktezâsma göre ve mümkünde te'sir ve icâd eder. Bütün bu varlıkların hakiki yaratanı Allah'dır (cc). Bunları icad edip etmemeye muktedir olan Cenab-ı Hak, irâde sıfatı ile ilm-i ezelisine muvafık icadını istemiş ve tekvin, yâni yaratıcı olmak sıfatıyla da onu bilfiil icâd eylemiştir.

Allah'ın yaratmak, rızık ve nimet vermek, azâb etmek, diriltmek, öldürmek gibi olan bütün fiilleri tekvin sıfatına râcidir. Bunların hepsinin başı odur ve bunlara sıfât-ı fi'liye denir.

Hülâsa var olmak, varlığının evvel ve âhiri olmamak, başka bir şeye benzememek, gayrıya muhtaç olmamak, şeriki ve ortağı, dengi ve benzeri bulunmamak; hayat, ilim, kudret, irâde, semi, basar, kelâm ve tekvin şifaları Allah'a (cc) vâcib ve bunların zıddı ise müstahildir. Ne kadar kemâl sıfatları varsa, onların hepsi ile muttasıf, noksan ve eksikliği andıran evsaftan münezzehtir. Bütün isimleri ve sıfatları da, Zâtı gibi ezeli ve ebedidir; kendisine mahsus olup benzerleri yoktur.

8- KELÂM (Söylemek)

Emri, herkese farzdır. Verdiği haberlerin hepsi doğrudur. Emir, haber, va'd ve vaid (tehdit) hepsi O'nun sözüdür. O, hayy, alim, kadir, görücü ve işitıci olduğu gibi; söyleyicidir de. Musa'ya (as) vasıtasız söyledi.

Söylemesi; damak, dil, dudak ve ağızla değildir. İnsanın kalbindeki söz, harfsiz ve sessizdir.

Allah'ın (cc) konuşması, bu sıfattan da uzak ve münezzehdir. Kur'ân-ı Kerim, Tevrat, İncil, Zebur ve bütün peygamberlerin kitapları O'nun sözüdür. O'nun sözü, O'nun sıfatıdır. Yâni kelâm sıfatıdır. Bütün sıfatları kadimdir, dâima var idiler.

Allah'ın (cc) Zâtı, kalbimizde biliniyor, dil ile zikrolunuyor. Bizim bilmemiz mahlûk, zikr olunan ise kadimdir. Kelâmının aslı da, bunun gibi kadimdir. Kalplerimizde ezber olarak durur, dillerimizde okunur. Mushafa yazılır. Ezberlenen mahlûk değil, ezberleme mahlûktur. Okunan mahlûk değil, okuma mahlûktur. Yazılan mahlûk değil, yazan mahlûktur.

Kelâm sıfatı Allah'ın ezeli ve ebedi olan sıfat-ı subûtiyesindendir. Ezeli olan kelâm sıfatı, ilim sıfatının taallûk eylediği mümkün, vâcib, müstalih ve muhal olan şeylerin hepsine taallûk eder.

• Allah (cc), Peygamberini kelâm sıfatı ile terbiye eder. Sevdiği kulları ise, ilham yoluyla ıslâh eder.

• Allah (cc) konuşur. Mûsâ (as) ile konuştu. O'nun konuşması maddi yapılı değildir. O kelâm sıfatının ölçüsü, tartısı, kalıbı yoktur. O'nun kelâm sıfatı yaratır, fakat o sıfatı bir şey yaratmış değildir. O sıfatın yaratıcısı Hak'tır.

Musa'ya (as) aklı kadar konuştu. Vâsıta kullanmadı. Resûlûllah (sav) ile vasıtasız konuştu; bizzat kelâm sıfatının tecellisini gösterdi.

• Hakkın kelâmını dinlemek için, O'nun kulluğunda yerli olmalı. Kavmi, Musa'nın (as) Hak'la konuştuğuna inanmadı. Yerinde tahkik etmek üzere yetmiş kişi seçtiler. Hakkın kelâmını işitince bayılıp düştüler. Mûsâ (as) tek başına kaldı. Al lah (cc) onları ayılttığı zaman:

- Biz Allah'ın kelâmını dinlemeye güçlü değiliz, yâ Mûsâ! Sen aramızda vâsıta ol, dediler.

Mûsâ (as) konuştu, arada vâsıta oldu. Hem onların sözlerini dinledi, hem de Hakk'ın emrini onlara söyledi.

Mûsâ (as), kuvvetli îmâna, tam kulluğa ve Hakk'a karşı taat sahibi olması hasebiyle o sözü dinlemeye kuvvet sahibi oldu. Halbuki onlar, îmânlarının zafiyeti yüzünden o yüce kelâmı işitmediler.

• Allah (cc), Musa'ya üç günde yüzkırk bin kelime ile hitap etti. Mûsâ (as), insanların konuşmalarını dinleyince, kulağına gelen Allah kelâmının yanında kulların sözleri çok basit kaldı, ona sıkıntı verdi. Rabbinin Musa'ya vahyettiği sözlerde şunlar da vardı:

- Yâ Mûsâ! İbâdet yapanlar zühd ile olduğu kadar hiçbir amelle Bana yaklaşamazlar. Bana yaklaşmak isteyenler, onlara haram kıldığım şeylerden kaçınmakla yaklaşırlar. Hiç kimse de Bana tâ'zim ederek ve azabımdan korkarak ağlamasıyla olduğu kadar, hiçbir amelle kulluk edemez.

- Ey bütün yaratıkların Rabbi! Âhiret günün de tek söz sahibi, ey azamet ve lütuf sahibi! O kullarına neler hazırladın, onlara ne mükâfatlar vereceksin?

- Zahitlere cennetimi verdim. Orada diledikleri yerde kalırlar. Kendilerine haram kıldığım şeyden sakınanları ise, kıyamet günün de bütün kullarımı hesaba çektiğim vakit, onlara olan sevgim, merhamet ve lütfumdan dolayı hesaba çekmeden cennete koyarım. Azabımdan korkup ağlayanlar ve Bana saygı gösterenler için cennette yüce yerler vardır. Onların makamına başkaları ulaşamazlar. (Hadisi Şerif)

• Kalp, kelâm tecellisine erince, Hakk'a yakın olur. Bu yakınlık hayat verir. Ölümü de, onlardan ayrılmakla başlar. Hoşnut olduğu şey, O'nunla münâcaat hâlidir. Hiçbir şeye, susuzluğa, çıplak kalmaya, sonradan olan bâzı şeylerin elden çıkmasına aldırış etmez.

9- EF'AL (Allah'ın Fiilleri)

Alemdeki her şey'i O yaratmıştır. Yarattıklarını öyle yaratmıştır ki, ondan daha iyisi ve güzeli olamaz. Bütün akıllıların aklı bir araya gelse ve bu memleketin şeklinin daha başka ve fakat daha güzel olması için düşünseler, yahut bundan daha güzel tedbir alsalar, yahut bir şeyi azaltıp yahut çoğaltmak isteseler, yapamazlar.

O'nun işinin ve hikmetinin sırrını anlayamazlar. Böyle olanlar şu kör gibidir ki, bir odaya girer, orada herşeyi yerli yerindedir ama o görmez. Bir şeye çarpınca, bir şeyi devirince 'Bunu niye yol üstüne, ayak altına koyarlar?' der. Halbuki o şey, ayak altında değildir. Fakat o kimse yolu görmüyor.

Yarattığı her şeyi adaletle ve hikmetle (bir fayda ile) yaratmıştır. Ve olması icab eden şekilde yaratmıştır. Eğer bu yarattığından daha mükemmeli mümkün olsaydı ve onu yaratmasaydı, ya âciz olurdu veya bahil olurdu. Bunların ikisi de Allah'u Teâlâ için söylenemez. O halde, sıkıntı, hastalık, fakirlik, bilgisizlik ve acizlik gibi yarattığı şeylerin hepsi adaletledir. Zulüm yapması mümkün değildir. Çünkü zulüm, başkasının mülkünde tasarruftur. O'nun, bir başkasının mülkünde tasarruf etmesi düşünülemez. Çünkü O'ndan başka mülk sahibi yoktur. Olmuş olan ve olabilecek olan her şey O'nundur. Mâlik O'dur; ortağı ve eşi yoktur.

10- TENZİH

O, cevher değildir, madde değildir. Araz değildir, hiçbir maddede bulunmaz. Hiçbir şeye benzemez, hiçbir şey de, O'na benzemez. Şekli yoktur, ölçülemez. Nasıl ve ne gibi diye sorulamaz. O deyince, kemmiyet olarak akla, hayâle gelen her-şey O değildir. Çünkü bunlar, yarattıklarının sıfatlarıdır.

O, mahlûklar gibi değildir. Akla, vehme, hayale gelen herşeyi O yaratmaktadır. Küçüklük ve büyüklük ölçüleri, O'nun için söylenemez. Çünkü bunlarda, madde âleminin vasıflandır; O ise, madde değildir ve hiçbir madde ile bağlantısı yoktur.

Bir yerde, bir yerin üstünde değildir. Kendisi yer kabul edici değildir. Alemde olan herşey, Arşın altındadır. Arş ise, O'nun kudreti ve kuvveti altındadır. O, Arşın üstündedir. Bu, cismin bir cisim üzerinde oluşu gibi değildir. Çünkü O, cisim değildir. Arş O'nu taşıyor, üzerinde tutuyor demek değildir. Arş ve Arşı tutan meleklerin hepsi, O'nun lutfû ve kudreti ile duruyorlar.

O, ezelde, sonsuz nicelerde nasılsa, şimdi hep öyledir. Çünkü tegayyur ve değişme, zatı ve sıfatları hakkında söylenemez. Eğer sıfatta değişme olsa, noksanlık olur. Noksan olan ise, Allah olamaz. Bir sıfatı sonradan kâmil olsa, kemâle muhtaç ve önceden noksan olmuş olurdu. Böylece yarattığına muhtaç olurdu. Muhtaç olan ise, Allah olamaz.

Hiçbir mahlûkuna benzemez ise de, bu dünya da O'nu bilmek ve âhirette O'nu görmek vardır. Bu dünyada nasıl olduğu anlaşılmadan bilindiği gibi, öbür dünyada da, anlaşılmadan görünecektir. Çünkü o görüş, bu dünya görüşüne benzemez.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 03.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: esmaül hüsna, allah, rahman, rahim, melik, azim, halim,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    3. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    4. Gençlerde çatışma
    5. Çalışan kadınlar
    6. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    7. Cinselliği tetikliyor
    8. Abdurrahman Bin Avf
    9. Bel ağrısı neyin habercisi?
    10. Hazreti Peygamber'in tavsiyeleri
  • Diğer

    1. Memurlar ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmeleri
    2. ''Herkes İçin Engelsiz Dönüşüm Projesi''
    3. Dustur: "Mübarek'in Başbakanı Mısır'a cumhurbaşkanı mı olacak?"
    4. Niyet varsa bir hafta içinde bile anlaşılabilir.
    5. Ölü sayısı 30'a yükseldi
    6. BM gözlemcileri Hula'ya gidiyor
    7. Eşşebab örgütünden, daha yoğun savaşma tehdidi
    8. Davutoğlu, Malmström ile vize muafiyetini görüştü
    9. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım İtalya'ya geldi
    10. Otomobil satış noktalarımız bizim halka dönük yüzümüz
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    5. Bu olacak Ayasofya!
    6. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    7. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    8. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    9. Aynı aşk ve heyecanla
    10. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek