91 yıldır bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Muharrem Balcı, alkol kullanım yaşının 13‘e düştüğünü ve ülke nüfusunun yüzde 20‘sinin alkol kullandığını ifade etti. Balcı, kazaların yüzde 70‘ine, boşanmaların da yüzde 80‘ine alkolün sebep olduğunu belirterek, Türkiye‘de bir yılda alkole ödenen bedelin 31 milyar TL olduğuna dikkat çekti.

Başta alkol olmak üzere sigara ve uyuşturucu gibi bağımlılıklara karşı mücadele veren Türkiye Yeşilay Cemiyeti, en yaygın bağımlı olunan alkol araştırmasını tamamladı. Yeşilay Cemiyeti Başkanı Muharrem Balcı,  kazaların yüzde 70‘ine, boşanmaların da yüzde 80‘ine alkolün sebep olduğunu belirterek Türkiye‘de alkole ödenen bedelin 31 milyar TL olduğuna dikkat çekti. Türkiye nüfusunun yüzde 20‘sinin alkol kullandığını belirten Balcı, büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalındığı sinyalini verdi.

Balcı; "Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Sağlık Verileri 2010, Eurostat İstatistik Veritabanı ve Dünya Sağlık Örgütü‘ne göre, Avrupa‘da 30 ülke içinde en az alkol tüketen ülke kişi başına 1,4 litre ile Türkiye oldu. Türkiye‘nin ardından 5,3 litre ile Malta, 6,8 litre ile Norveç, 6,9 litre ile İsveç en az alkol tüketilen Avrupa ülkeleri olarak yer aldığı raporda belirtilmiş.

Ancak bu durum alkol kullanım yaşının 13‘e indiği, bira tüketimi başta olmak üzere alkol tüketiminin artış gösterdiği gerçeğini değiştirmiyor. AMATEM‘in kuruluşundan (1983) bu yana başvurulardaki artış hızı inanılmaz derecededir. Örneğin 1983 yılında AMATEM‘e 1983 yılında 78 kişi baş-vurmuş iken 2003 yılında 6 bin 129 kişi başvurmuştur. Bu oran nüfus artış hızıyla ifade edilemeyecek boyuttadır. Önemli bir husus da, Türkiye‘de alkollü içki içen kesim nüfusun ‘sine tekabül ediyor. Ortalamanın düşük olması bu yüzden Yani nüfusun 0‘ü dikkate alındığında bu oranı 5 ile çarpmak gerekiyor ki,  oran % 7,2 olmaktadır ki, Avrupa ortalamasını yakalamak üzere olduğu gibi bir tehlike ile karşı karşıyayız."

Alkol ilköğretime girdi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı muharrem Balcı, yapılan son araştırmalarda alkol kullanım yaşının 13‘e indiğini söyledi. Balcı, ilköğretimde yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranının yüzde 15 olduğunu ifade ederek, "Bu ortaöğretim ve üniversite düzeyinde de yüzde 50 civarındadır" dedi.

Balcı: "Gençlerin ve çocukların alkol kullanımında yetişkinlerden geride olmadığı, hatta onlarla yarışır seviyede olduğunu görüyoruz. Bunda gençler için düzenlenen konser, festival, vb. etkinliklerde alkolün rahatlıkla ve bolca bulunması, bu ortamların alkol kullanımını teşvik ediyor. Çocukluğun ardından ergenlik dönemiyle birlikte hareketlenen yaşam tarzı alkol kullanımını da artırmakta, bu durum ileriki yaşlara kadar devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

Özenti ve ortam başlatıyor

Alkole arkadaş çevresinin ‘bir kereden bir şey olmaz‘ sözüyle başlanıldığına vurgu yapan Balcı; "Alkol kullanımı ilk olarak yakın çevrenin etkisiyle başlıyor. Ailede ya da arkadaş çevresinde alkol kullanımı varsa, daha çocuk yaşta alkol kullanımı başlayabiliyor. Kendisine rol model olarak gördüğü anne ya da babasını alkol kullanırken gören çocuklarda alkol kullanımı daha sık görülüyor. Ergenlik döneminde ise aile faktörünün dışında arkadaş ortamı da çok etkili oluyor.  "Bir kereden bir şey olmaz, sen süt çocuğu musun hadi sen de iç, içmezsen bizimle birlikte olamazsın" gibi değişik söylemlerle çocuklar ve gençler psikolojik bir baskının da etkisiyle alkol kullanmaya başlıyorlar. Alkol kullananların çoğunun alkole arkadaş ortamında bir kerelik denemeyle başladıkları araştırmalarla da ortaya konmuştur."

‘Alkolsüz bira‘ aldatmacadır

Alkolsüz biranın tuzak olduğuna değinen Balcı, bunun üretici firmaların daha fazla para kazanabilmek için seçtikleri bir yöntem olduğunu kaydetti. Balcı; "Alkol ve bira firmaları çocukları ucuz fiyatlar, yanıltıcı bilgilerle bu tuzağa çekmektedirler. Yakın zamanda pek çok yazılı ve görsel medyada alkolsüz bira adı altında satışa sunulan içkileri gördük. Bu büyük bir aldatmacadır. Çünkü alkolsüz olduğu iddia edilen bu içeceklerde de alkol bulunmaktadır. Bu durum çocukların ve gençlerin alkole alışmalarına ve bağımlılığa gitmelerine yol açmaktadır. Tek amaçları daha fazla para kazanmak olan bira ve alkol üreticileri bu amaçlarına ulaşmak için her türlü yolu denemekten, kanunları ve hukuki düzenlemeleri dolanarak çocukları yanıltmaktan hiç çekinmemektedirler. Yeşilay olarak yayınladığımız son Alkol Raporu‘nda da, biranın aslında en ağır alkollü içkilere ve diğer uyuşturuculara giden yolun başlangıcı olduğunu belirtmiştik. İnsanları alkol bağımlılığına sürükleyen yolda en önemli etken bira bağımlılığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca alkolsüz de olsa isminde ‘bira‘ olması, gençlerin ve çocukların bira alışkanlığına neden olmaktadır."

Alkolün bedeli 31 milyar TL

Aile içi şiddet ve anlaşmazlıkların yüzde 80‘inin alkol kaynaklı olduğunun altını çizen Balcı, alkolün cinayet gibi suçlarda da yine baş etken olduğunu ifade etti. Balcı; "Alkolün neden olduğu ekonomik sorunlar, sadece bireysel anlamda değil ülke çapında bir sorun oluşturmaktadır. Türkiye‘de alkol tüketimine ödenen bedel yıllık 15,3 milyar TL‘dir. Maddi hasar, tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi görünmeyen giderler de hesap edildiğinde bu rakam yaklaşık 31 milyar TL‘yi bulmaktadır. Alkol işte böylesine büyük maddi ve manevi sorunlara yol açan alkolle mücadele geleceğimiz için çok önemlidir."

Kazaların yüzde 70‘i alkolden

Trafik kazalarında alkolün etkisinin göz ardı edilemeyeceğine dikkat çeken Balcı, bu durumu ‘çok vahim‘ olarak değerlendirdi. Balcı, "Ülkemizde her yıl binlerce insan trafik kazalarında hayatını kaybetmektedir. Bu kazaların büyük çoğunluğuna alkolün sebep olduğu belirtilirken alkol kaynaklı hastalıklardan ölenler ile yine alkolün etkisiyle işlenen cinayetlerde ölenler birlikte göz önünde bulundurulursa durumun vahameti açıkça görülecektir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)‘nun Türkiye dahil 30 ülkeyi ihtiva eden araştırmaya göre trafik kazalarının p‘i alkol nedenlidir. Yine Dünya Sağlık Örgütü (WHO)‘nun verilerine göre, trafik kazalarının risk faktörlerinin başında alkollü araç kullanma vardır. Türkiye‘de 2003 yılında sürücü belgesinin geri alınmasını gerektiren trafik kuralı ihlallerinde bulunanlar arasında, belirlenen limitin üzerinde alkollü araç kullananların sayısı; polis istatistiklerine göre 65 bin 851, jandarma istatistiklerine göre 10 bin 411 kişidir."

Ülkelerin alkolle savaşı

Alkol kullanımının toplumu sosyal dejenerasyona uğrattığı gerçeğini anlayan batılı ülkeler, alkol kullanımını kontrol altında tutabilmek için bazı tedbirler aldı. Bu ülkeler, bir takım kanuni düzenlemeler yaparak alkole meyilli çocuk ve gençleri alkolden uzak tutmayı amaçlıyor.

ABD: Alkollü içki satışı federal düzeyde 21 yaş altı için yasaklandı. Ayrıca, otoyollarda alkollü araç kullananlar tutuklanıyor.

Almanya: 2003 yılında revize edilen ‘Ulusal Alkol Kanunu‘ ile sinemalarda saat 18.00‘dan önce alkollü içki yasaklandı.

Finlandiya: Bira ve şarapta kısmi, yüksek alkollü içkilerde reklam yasağı uygulanıyor. Reklamlarda gençlerin hedef alınması da sınırlandırıldı.

Fransa: Alkollü içki markasını taşıyan formalar ile Fransa‘da spor müsabakalarına katılmak yabancı takımlara dahi yasaklandı.

İngiltere: Sağlık Komitesi, 18 yaş altının yüzde 10‘dan fazla olduğu ortamlara sponsor sınırlaması getirilmesini yöntem olarak belirledi.

İskoçya: Alkollü içecek markaları; 18 yaş altı spor takımlarına sponsor olamadığı gibi takım kutlamalarında da alkol alınamıyor.

İrlanda: Alkol reklamları spor programlarından önce gösterilemez. Aynı reklam bir kanalda bir gecede ikiden fazla yer alamaz.

İtalya: Çocuklara ve genç yetişkinlere yönelik programlarda (15 dakika öncesi ve sonrası) alkol reklâmı yasaklandı.

Muhabir: Haber Merkezi