Suriye'deki gelişmeler vahim bir durum almaya başlarken Başbakan Erdoğan'ın bu ülkeye karşı duruşunda bir ayar yapma zorunda kaldığını görüyoruz.
Erdoğan'ın Kırgızistan Başbakanı Atambayev ile salı günü Ankara'da düzenlediği ortak basın toplantısındaki ifadeleri bunu açıkça ortaya koyuyor. Esad ile yaptığı görüşmede duyduğu "endişe" ve "rahatsızlığı" kendisine "açık ve net ifadelerle bildirdiğini" kaydeden Erdoğan, yapılan reformlara rağmen Suriye'nin daha çok adım atması gerektiğini söyledi. Şam'a bir heyet göndereceğini de söyleyerek özetle şöyle konuştu: "Şu andaki süreç bizler için rahatsız edici bir süreçtir. Bunu arkadaşlarımız da kendileriyle paylaşacaklar... Antidemokratik bir uygulamanın, özellikle otoriter, totaliter dayatmacı bir yapının olmasını asla arzu etmiyoruz, beklemiyoruz."
Tonunu sertleştirse de, Erdoğan'ın Esad'a bu saatten sonra yapacağı tekinlerin bir işe yarayacağını sanmıyoruz. Esad'ın dünya kamuoyunu tümüyle göz ardı ederek, halkın üzerine tank göndermesi, kendisinin ve "Baas kodamanlarının" bir "varoluş mücadelesine" girdiklerini gösteriyor. Bu durumda Erdoğan'a kulak verileceği kuşkulu...
Bölgenin siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan geri kalmış ülkeleriyle "bütünleşme" çabalarına giren AKP'nin, Türkiye'yi güvenli olmayan limanlara sürüklemeye çalışması Ankara'yı sonunda zorda bırakmıştır. Bunun en bariz örneği de Suriye'dir. Bu nedenle Suriye'deki kanlı olayları, AKP iktidarının "oyun kurucu" olma iddiasını içeren Ortadoğu vizyonunun çöktüğü nokta olarak görmek mümkün.
Semih İdiz MİLLİYET


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



