milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA
  • KOSGEB'DEN ABD ÇIKARMASI
  • GÜMRÜK VERGİLERİNİN ASKIYA ALINMASI
  • KAYSERİ'DEKİ PATLAMA
  • (KULÜBE ALTYAPI DESTEĞİ) BU, GELECEĞE YÖNELİK ATILAN ÖNEMLİ ADIMDIR
  • SÜPER LİG'E SON BİLET

Akdağ Güçlendirme yerine yeni hastane

17 KASIM 2011
PER 18:45

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sağlık Bakanı Akdağ, 2015'in sonuna kadar Türkiye'deki bütün sağlık binalarını depreme dayanıklı binalar haline getirileceğini açıkladı. Akdağ, güçlendirme yapılmasına da karşı çıktı.

  • Akdağ: Güçlendirme yerine yeni hastane -

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Şu anda deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa ettiğimiz yeni hastanelerle, hastanelerimizin yüzde 38'ini yeniledik. 'Yeniledik' diyorum, 'Güçlendirdik' demiyorum. 2015'in sonuna kadar Türkiye'deki bütün sağlık binalarını depreme dayanıklı binalar haline getirmiş olacağız'' dedi.

Akdağ, OSTİM yönetimi ve OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi tarafından düzenlenen plaket töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Van'da meydana gelen depremlerin ardından Sağlık Bakanlığının bölgeye yönelik yaptığı çalışmalar ile ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Sağlık Bakanı Akdağ'a takdir mektubu göndermesiyle ilgili olarak değerlendirmesinin sorulması üzerine Akdağ, ''Açık söyleyeyim, aslında toplamda depremle ilgili Başbakan Yardımcımız Sayın Beşir Atalay'ın yönetimindeki organizasyon iyi yürümeseydi, biz bu başarıyı gösteremezdik'' dedi.

Bu tip afetlerde parçalı bir organizasyonun başarılı olamayacağını ifade eden Akdağ, ''Biz, çok iyi organize olmuştuk ve çok iyi ekiplerimiz vardı. Böyle bir durumda ne yapacağımızı çok iyi biliyorduk. Ekiplerimiz, profesyonel sağlıkçılar, ama amatör ruhla çalışan kişilerdi. Hemen sahaya gittik ve onlarla birlikte çalıştık, motivasyonları arttı. Bunlar, doğru'' dedi.

Akdağ, bölgeye yapılan yeni hastanenin de işleri çok kolaylaştırdığını vurgulayarak, bunların hepsinin sağlık alanında yapılan büyük başarının bir göstergesi olduğunu belirtti.

Akdağ, şunları kaydetti:

''Ancak biliyor musunuz ki biz birçok kere Silahlı Kuvvetlerin helikopterlerinden de yararlandık, birçok kez Türk Hava Yallarının uçaklarını başka yerden bu tarafa getirmesinden yararlandık. Siz biliyor musunuz ki, biz orada hizmet ederken, elektrik sıkıntısı çekmedik. Bazen jeneratörlerimizi kullanmamız gereken zamanlar oldu, ama enerji bakanımız elektrik temininde büyük bir başarı gösterdi.

Biliyor musunuz ki telefonla istediğim yönetici arkadaşımla görüşebildim. Cep telefonları bloke olmadı. Ulaştırma Bakanlığının bunun arkasına koyduğu imkan çok yüksekti. Tüm bunları yan yana koyduğunuz zaman örnekleri artırabiliriz.

Sayın Beşir Atalay yönetimindeki AFAD, büyük bir başarı gösterdi. Hükümet burada büyük bir başarı gösterdi. Biz de o başarının içinde kendimize düşen rolü iyi oynadık diyebilirim.''

-''Türkiye'de üretimi teşvik edeceğiz''-

''Medikal alanda yerli üretimin artırılabilmesi için Sağlık Bakanlığının desteği ne olacak?'' sorusu üzerine de Akdağ, ''Sağlık Bakanlığının bizzat satın aldığı malzemeler açısından, örneğin aşı satın alıyoruz büyük miktarlarda ya da hastanelere malzeme alıyoruz, aile hekimlerine malzeme veriyoruz. Bütün bunların üretimi ile ilgili olarak ofset anlaşmalarla Türkiye'de üretimi teşvik edeceğiz'' dedi.

Türkiye'de bu işi en iyi savunma sanayisinin yaptığını ifade eden Akdağ, şöyle devam etti:

''Nasıl başardı? Birincisi büyük bir alım gücü vardı. Ağır silahı Türkiye'de satın alan tek kurum Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bu gücünü kullandı, akıllı bir yol izlendi Milli Savunma Bakanlığında ve ofset uygulamalarla Türkiye'de üretim, hatta Türkiye'den dışarı ihracat geliştirilmiş oldu. Biz de hastanemize satın aldığımız, satın alacağımız malzemeler açısından bunu yapacağız. Aşı da yapmaya başladık, diğer malzemelerde de yapacağız.

Biz, bir firmaya 'şu cihazlardan şu kadar sayıda satın alacağız, şu kadar yılda. Ama bir şartımız var, bunu şu kadar yerli ortakla Türkiye'de imal edeceksiniz' diyeceğiz.''

-''Biz, güçlendirmeden çok yeni hastanelerle yola devam ediyoruz''-

Bir başka gazetecinin, ''Geçtiğiniz yıllarda bir açıklama yapmıştınız. 'Hastanelerimizin tamamı depreme dayanıklı değil. Bu yüzden güçlendirme çalışmaları yürüteceğiz' demiştiniz. Bugün, Türkiye'deki bütün hastanelerin depreme dayanıklı olduğunu söyleyebilir miyiz?'' sorusuna Akdağ, şu yanıtı verdi:

''Biz, güçlendirmeden çok yeni hastanelerle yola devam ediyoruz. Böyle bir stratejimiz var. Güçlendirdiğimiz hastaneler oldu. Ancak şunu gördük. Güçlendirmeler, sonuçta bir mühendislik işi, onlar bunu yapıyorlar. 'Böyle güçlendirirsen, depreme dayanıklı hali gelir' oluyor mühendislik tarafı. Bunu Sağlık Bakanı olarak zaten ben söyleyemem.

Şunu gördük. Güçlendirmeler, özellikle de bizim yeni hastanecilik anlayışımızla birlikte düşünüldüğünde çok pahallıya mal oluyor ve çok da zaman alıyor, üstelik de hastane içinde hizmeti bozuyor. Dolayısıyla, biz hızlı biçimde yapılan yeni hastanelerle yolumuza devam ediyoruz.

Şu anda deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa ettiğimiz yeni hastanelerle, hastanelerimizin yüzde 38'ini yeniledik. 'Yeniledik' diyorum, 'Güçlendirdik' demiyorum dikkat ederseniz.''

Akdağ, bu sürecin hızlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, ''TOKİ ile birlikte yürüttüğümüz 80'e yakın hastane projesi şu anda inşaat halinde. Kamu-özel ortaklığı ile şimdi Etlik'te başladık. Önümüze de bir hedef koyduk. Buna göre, 2015'in sonuna kadar Türkiye'deki bütün sağlık binalarını (hastaneleri kast ediyorum daha ziyade) da depreme dayanıklı binalar haline getirmiş olacağız'' diye konuştu.

-''Zaman zaman YÖK Başkanlığından farklı açıklamalar geliyor''-

''Son çıkan Kanun Hükmünde Kararname sonrasında son nokta nedir? YÖK'le bir işbirliği içindeydiniz, son gelişmeler nelerdir?'' sorusu üzerine de Akdağ, YÖK ile başından beri birlikte olduklarını söyledi.

Akdağ, şöyle konuştu:

''Tam Gün Kanunu'nu ilk hazırladığımız zaman, üniversitelerle ilgili maddeleri yazarken Sayın YÖK Başkanı Yusuf Özcan ve YÖK'ten iki arkadaşımız Başbakanlıkta Başbakan Müsteşarımız, bizzat ben, benim hukuk müşavirim YÖK'le ilgili, üniversitelerle ilgili maddeleri birlikte yazdık. Bunun altını çiziyorum. Çünkü zaman zaman YÖK Başkanlığından farklı açıklamalar geliyor. Kendilerine baskı geldiği zaman, üniversitelerdeki bazı hocalardan... Ama biz, bu kanunu birlikte yazdık. Ne olduysa, daha sonra Anayasa Mahkemesi, CHP'nin geleneksel halka karşı tutumuyla bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürdüğünde, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği birkaç maddeden sonra farklı sesler çıkmaya başladı YÖK Başkanlığı tarafından. Bu sesleri, doğru bulmuyorum. Çünkü kanunu birlikte yapmıştık.''

Akdağ, daha sonra bazı düzenlemeler yapmak zorunda kaldıklarını anımsatarak, ''Şu anda o düzenleme yürürlükte. Aslında, çok büyük bir problem de yok. Az sayıda öğretim üyesi ile ilgili çözülmesi gereken meseleler var. Türkiye'de yaklaşık 120 bin hekim var. Uğraşanların sayısı ise 300-500'ü geçmiyor. Biz de bunu gündemimizden düşüremiyoruz. Siz de biz de düşüremiyoruz'' dedi.

Türkiye'de ''Tam Gün''ün yüzde 99 oranında uygulandığını ifade eden Akdağ, ''Uygulanmayan yüzde 1'lik kısmı konuşuyoruz. En son YÖK Başkanlığı bizimle de belli konuları tartışmak suretiyle bir yeni düzenleme için Milli Eğitim Bakanlığına ve oradan da Başbakanlığa bir metin göndermiş durumda'' diye konuştu.

''Hastaların mağdur olması durumunda gerekirse uçak ambulans ayarlar, yurt dışına hastayı göndeririz diye açıklama yapmıştınız. Hiç böyle bir uygulama yapıldı mı?'' sorusu üzerine Akdağ, şunları söyledi:

''Öyle bir ihtiyaç hiç olmadı. Biz fark ettik ki, bazı üniversitelerimizde bazı hocalarımız, eski düzene dönmek açısından bir takım engelleyici işler yapacaklar ya da bazı eksikler işin tabiatından dolayı çok küçük de olsa çıktığında bunu ayyuka çıkararak bunu kamuoyuna taşıyacaklar.

Biz de YÖK Başkanlığına iki yazı yazdık. 'Herhangi bir alanda tam gün çalışmadığında bir eksiklik oluşuyorsa bize bildirin ve biz de o alanda yetişmiş bir kişiyi o üniversitede görevlendireceğiz' dedik ya da bunu yapamıyorsak hizmet alabileceği bir başka yere götüreceğimizi bildirdik. Bu, bir özel hastane, Sağlık Bakanlığına bağlı hastane ya da eğitim ve araştırma hastanesi olabilir. Hatta gerekirse yurt dışına bile göndeririz' dedik. Sanki biz hastaların hepsini uçağa koyup, yurt dışına göndereceğiz gibi algılandı. Daha, bir tek talep bile olmadı. Bu sözümüz yine geçerli. Üniversiteler, 'Tam Gün geldi, ben hizmet edemiyorum' diyorsa bize müracaat etsin.

Geçenlerde bir toplantı yapılmış. Hacettepe Üniversitesinde organ nakli yapılamadığından yakınılmış. Nasıl oluyor da Malatya İnönü Üniversitesi organ naklinde dünyanın ikinci sırasına yerleşiyor? Burası, Hacettepe'den çok sonra kuruldu. İmkanlar da oradan çok daha az. Herkes, kendini bir gözden geçirmeli bence.''

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 17.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: akdağ, güçlendirme, hastane,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Haber

    1. Gümüşhane'de kene ile mücadele
    2. Egemen Bağış'a, ''Yılın En Başarılı Bakanı'' ödülü
    3. Kayseri'deki patlama
    4. Cumhurbaşkanı Gül ''Sosyal Medya''nın konuğu
    5. 2. Bediüzzaman Said Nursi Sempozyumu
    6. İsrail'in karşımıza çıkmaya gücü yetmez
    7. Saadet Partisi 'Füze Kalkanı'nın peşini bırakmıyor
    8. Aklımda NATO Genel Sekreterliği yok
    9. Haliç Köprüsü, uluslararası uzmanlar tarafından incelendi
    10. Keneye aşı müjdesi yolda
  • Diğer

    1. Zihinsel engelli adamı öldüren askerlere 30,50 yıl arasında hapis
    2. Şiddet ve suistimallerin büyük bölümünden (Suriye yönetimi) sorumlu
    3. ABD Dışişleri Bakanı Clinton Türkiye'ye geliyor
    4. Kırgızistan Silahlı Kuvvetleri 20 yaşında
    5. Suriye'de kaçırılan Lübnanlılar
    6. Cezayir Seçimlerinin galibi FLN meclis başkan adayını belirledi
    7. Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilk itiraz
    8. ''Biz, 6 maddelik Annan Planının son şans olduğunu düşünüyoruz''
    9. Ölü sayısı 115'e yükseldi
    10. Biri bebek 5 Suriyeli Türkiye'ye getirildi
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    5. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    6. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    7. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    8. Aynı aşk ve heyecanla
    9. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    10. İktidarda figüran çatlağı
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek