Türkiye‘de yapılan sağlık araştırmalarına göre, ülkemizde yirmi yaşına gelen her yüz kişiden 86‘sının dişleri çürük ya da hastalık geçiriyor. Okul çağındaki çocukların yüzde 64‘ü diş fırçası kullanmamakta ve yılda her 4 kişiye yalnızca bir diş fırçası düşmektedir. Özellikle anaokullarında ve ilkokullarda yapılan yoğun eğitim ve teşvike rağmen, toplumsal olarak diş bakımı ve temizliği ne yazık ki istenen düzeye gelmiş değildir.
Diş temizliği, toplumda adeta zaruri bir ihtiyaç, gerekli bir sağlık ve temizlik ihtiyacı olarak görülmüyor. Bu yüzden insanlar bu hususta alışkanlık kazanamıyorlar. Bilhassa sigara tüketiminin ileri boyutlarda olması, toplumda ağız ve diş bakımını hep ihlal ettirmiştir.
Önce Hz. Peygamber‘e kulak verelim
Temizliğin öneminin, ayetlerle ve hadislerle vurgulandığı bir dine müntesibiz. Hz. Peygamber‘in hayatına baktığımızda, diş bakımı ve temizliğine de çok büyük önem verdiğini görüyoruz. Hz. Peygamber‘i anlatan bütün sahabiler, onun dişlerinin inci gibi parladığından, tertemiz ve bembeyaz olduğundan söz ederler.
Hz. Peygamber‘in Uhud savaşında kırılan dişinin dışında hiçbir dişi çürümemiş ve düşmemiştir. Allah Resulü, dişlerini misvak ile temizler ve buna büyük önem verirdi. Misvak, arak adı verilen ağacın kök ve dallarından kesilerek yapılır. Başka rivayetlerden öğrendiğimiz kadarıyla Hz. Peygamber, zeytin ağacının dalından da misvak yapmıştır.
Hz. Peygamber, gün içinde defalarca dişlerini temizlerdi
Hz. Peygamber, her vesileyle dişlerini misvaklar ve temizlerdi. Abdest alırken ve namaza başlarken muhakkak dişlerini misvakladığı belirtilmiştir. Farz ve nafile namazları dikkate aldığımızda, Peygamber (sav)‘ın her gün defalarca dişlerini temizlediğini anlamış oluyoruz.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Ben misvakı o kadar çok kullanırım ki, dişlerimi köklerinden oynatacağımdan korkuyorum"
Tirmizi‘de geçen bir rivayette Allah‘ın Resulü sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Cibril, bana her gelişinde misvakı tavsiye etmediği zaman olmuyor. Öyle ki bana ve ümmetime farz kılacağından korkuyorum. Hem de ümmetime meşakkat vermekten endişe etmesem misvakı onlara farz kılardım."
Ağız ve diş hastalıkları
Diş ve ağız temizliği konusunda elbette modern tıbba da kulak vermek gerekecektir. Ağız ve diş temizliği genel sağlığımızın çok önemli bir parçasıdır. Düzenli olarak yapılan çürük kontrolleri ve diştaşı temizliği, ortaya çıkabilecek sorunların erken teşhisini ve dişlerimizin ağzımızda uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacaktır.
Çocuklarda diş sağlığına dikkat etmeliyiz
Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve beslenme şekillerinin düzenlenmesinin yanında ebeveynler, çocuklarını düzenli olarak diş hekimine götürmeli ve diş kontrolleri düzenli bir şekilde yapılmalıdır.
Çürümeyi engelleyici dolgular ve dişlerin güçlendirilmesi ile ilgili yeni tekniklerden haberdar olarak, çocuklarımızın ağız sağlıkları kontrol altına alınabilir. Süt dişleri, geçici olduğu için bugünlerde genelde pek önemsenmemektedir. Hâlbuki süt dişlerindeki çürükler, hem ağrıya sebep olabilmekte hem de daimi dişlere zarar vermektedir.
Çocukların dişleri, niçin çapraşık?
Diş çapraşıklığı; zamanında gereken uygun kontrollerin yapılmaması sebebiyle çocuklarda yaygın olarak görülen bir diş problemidir. Temeli, süt dişlerin bakımsızlığı ile ortaya çıkmaktadır. Süt dişlerinin önemsenmemesi sebebiyle ortaya çıkar. Buradaki en büyük ve yanlış kanı, süt dişlerinin geçici olması nedeniyle önemsenmemesidir. Bakımı yapılmayan sütdişlerinin erken kaybı, çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en güçlü nedenidir.
Diş eti hastalıklarında çözüm nedir?
Diş eti hastalıklarının genelde, en yaygın sebebi, ‘bakteri plağı‘ olarak adlandırılan kir tortusudur. Dişlerin bakımı, her gün ve düzenli olarak, yeterli fırçalama ile yapılmazsa, tükürük içinde bulunan kalsiyum, bakteri plağı ile birleşip sertleşerek dişlerin üzerine yapışırlar. Ve diştaşı denilen, ‘tartar‘ ortaya çıkar.
Diş plağındaki bakteriler, ürettikleri zararlı maddelerle iltihaba yol açarlar. Ve diş eti hastalığının erken dönemi oluşur. Bu dönemde diş etleri; kırmızı, kanamalı ve hacim olarak büyümüş bir haldedir. Hastalık tablosunun bu ilk işaretlerini fark eden hasta, diş hekimine başvurduğu takdirde, diş eti temizliği ile dişetlerinin tedavisinde yüksek başarı elde edilir.
Dişeti hastalığının erken dönemde fark edilmeyip, önlem alınmaması durumunda, dişetlerindeki iltihap çene kemiğine yayılma riski taşır. Bu noktadan sonra cerrahi tedaviler gerekebilir. Çözüm olarak şunu söyleyebiliriz ki; günlük ağız bakım işlemleri, diştaşı (tartar) oluşumunu en aza indirecektir. Dişler sabah akşam 1-2 dakika süreyle fırçalanmalı ve düzenli olarak diş hekimi tarafından kontrol edilmelidir.


