Yeri göğü inleten büyük savaş makinelerinin eşliğinde 15 bin kişilik NATO ve Afganistan birlikleri cumartesi sabaha karşı en geniş NATO saldırısını başlattılar...
Savaşı tırmandırarak Amerikan askerlerinin Afganistan batağından çıkışını amaçlayan yeni strateji iki aşamalı. İlk aşaması askeri olarak bölgeyi kontrol altına almak. İkinci aşama ise Merkezi Hükümete bağlı yerel bir hükümet kurmak ve denetim sağlayabilecek bir hale gelmesini gerçekleştirmek. Saldırının başlıca konseptlerinden biri de Afganistan halkını kazanmak.
Afganistan birliklerinin ön saflara yerleştirilmesi ve ev aramalarına onların gitmesinin nedeni de bu. Hıristiyan NATO askerlerinin evlere girmesi, halka karşı sert tavırları Taliban'ın güçlenmesinde en önemli etkenlerden biri. Şimdi bu durum geri çevrilmeye çalışılıyor. Bu yüzden ikinci safhanın başarısı çok önemli. Amerikan askerlerinin Afganistan batağından çıkıp geri dönebilmeleri, Nobel barış ödüllü ABD Başkanı'nın halka verdiği sözü tutabilmesi buna bağlı. Ama kâğıt üzerinde kolay gibi görünse de değil...
Bu dönemde en çok neye ihtiyaç duyulabilir? Hangi ülkenin koşulları bu ihtiyaca en iyi yanıt verebilir. Bütün işaretler Türkiye'yi gösteriyor. "NATO üyesi, Afganistan kültürü ile yakınlığı olan, Afganistan ile tarihi bağları bulunan ve Müslüman." Bu sıralamayı bugünlerde Afganistan konusundaki bütün uzmanlardan duyuyoruz.
Türkiye'nin "siyasi liderliği"nden söz edildiğini de. Ama biz bunları konuşmuyoruz. Morali bozuk bir siyasi liderlik, morali bozuk bir ordu ile yeni rolleri tartışmak pek mümkün olmuyor çünkü.
(FERAİ TINÇ / HÜRRİYET)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



