milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY
  • YELKENLER İNDİRİLDİ
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • SAADET PARTİSİ GAZZE'DE YETİMHANE İNŞA EDECEK
  • İKTİDARDA FİGÜRAN ÇATLAĞI
  • HALKIMIZ GÖSTERİLENE DEĞİL, GİZLENENE BAKSIN
  • YASA GERİ ÇEKİLSİN

A’dan Z’ye edebiyat!

10 TEMMUZ 2009
CUM 00:15

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Üçüncü sayısıyla okur karşısına çıkan Az Edebiyat, Hilmi Yavuz'la yapılmış söyleşinin yazı sıra Adem Turan, Mehmet Aycı, Suavi Kemal Yazgıç, Kamil Yeşil, Berat Demirci gibi isimleri de sayfalarında ağırlıyor.

  • A’dan Z’ye edebiyat! -

Birlikte konuşacak yürekler arıyoruz ya da susacağımız yürek..." diyor Az edebiyat. Üç ayda bir yayınlanıyor ve şimdilik üçüncü sayısıyla okura ulaşabilen bir dergi. A'dan Z'ye edebiyat diyen dergi, içeriği ve tasarımıyla işi ciddiye aldığını gösteriyor. Kemalettin Bal'ın sahipliğinde çıkan derginin yayın kurulunda Adem Turan, İsmail Karakurt, Hüseyin Kaya, Mesut Duran, Münir Çakmak, Mithat Tanrıkulu ve Serhan Şimşek var. Dergi okura Aydın'ın ilçesi Nazilli'den ulaşıyor.

Berat Demirci "Yazar ne yazar ne yazmaz" başlıklı denemesinde, çocukluğunda önlerinde diz kırıp Ahmediye yahut Battalname dinlediği pirlerin şimdi fani olduğunu dile getiriyor ve yazar ne yazar sorusuna, 'bana sorarsanız, kulağı kırılmayandan pehlivan, dizi kırılmayandan da yazar olmaz diye cevap veriyor, sözlerine bir de mani ekliyor: "Okurum yazı bilmem/Severim nazı bilmem/ Bu kış buralarda kaldık/ Gelecek yazı bilmem' Mani'sinin hülasası gibi hayat sürerek, göçüp giden pir-i fanilerden meşk fırsatı bulamayanların işi gerçekten zor."

Meşk en başta kulaktır çünkü değerlendirmesini okurla paylaşan Berat Demirci'ye okur olalım ve yüksek sesle diyelim: "Bütün kitapları üst üste dizseniz ve taşısanız malumatlı kafanızı her gittiğiniz yere; bir fem-i muhsinden çıkan tek harfin sıcaklığının göğsünüzde açtığı inşirahı tadamazsınız! "Ashab" onun için "Kiram"dır."

Yazısında şiir dili üzerinde duran İsmail Karakurt, "şair şiirini yazarken, şiirin neliği üzerine düşünmez; ama şiir dilini ustaca kurmayı dener. Şiire dair düşünce ya da eleştirel yaklaşımını şair, onun tamamlamasından sonra ortaya koyabilir. İlk dizeyle başlayan yolculukta şair, kullandığı kelimelerin yerli yerine oturması neticesinde yazılan şiirin sesini de bulur" diyor.

Filiz Bedük, "Ey mutun ince dalları/ özünü iliğime zerket!/ Ey huzur/ geldiğin bütün kapılardan beni terk et" diyor Özlemin Öyküsü şiirinde. Said Türkoğlu "Bizim Yunus'un Halleri"nde başıyla birlikte gönlünü de Taptuk Emre'nin eşiğine koyan Yunus'u, Bizim Yunus'u ve keşif yolculuğunun inceliklerini anlatıyor. Gökhan Akçiçek, "Günleri Karşılayan" şiirinde "Kuşlar dönüyor/Şehrimize/ Bir yaprağı daha düşüyor/ Takvimlerin..." diyor. Kâmil Yeşil'in Az Edebiyat'la buluşturduğu öyküsü "Sarı", Mehmet Aycı ise "Albız" şiiriyle çıkıyor okur karşısına: "Yıldız desem, değil/ Bir kelebek, kanatlarında odlar ülkesi/ Kanatlarında Elbrus/ Ay kız değil al kız değil:/ Albız da değil;/ Tanımsız..."

Hüseyin Özbay "Meçhul bir zamana terekem"de yazının sınırlarında geziniyor. Hikayeleriyle de bildiğimiz Hayrettin Orhanoğlu, "Muhayyer Şarkı" adlı şiiriyle çıkıyor karşımıza. Serhan Şimşek, "Ayna" adlı hikayesinde Ramazan Usta'yı gezdiriyor kaleminde. Adem Turan, "Gün Boyu Aspirin" şiirinde, "Şimdi otobüsten bize bakıyor halk, biz de adamlara/ Adamlar ne yapsa beğenirsiniz; bol bol arkaik resim ve gün boyu aspirin!"

Kalan 'bozuk' paralar

Hasan Yurtoğlu "Nokta Atışı"yla kelimelere dönüyor yüzünü. Yelda Karataş "Yüzüne dokundum/ gönlüm çiseledi" dediği şiirine "Çünkü" başlığını koyuyor. Mustafa Uçurum, "Geçtim ırmaklardan gözlerinden geçer gibi" derken, Mithat Tanrıkulu da "Harcananlar ve kalan "bozuk" paralar" başlıklı yazısında modern dönemin yabancılarının kayıp hikayelerini çuvaldız elinde ortaya koymuş. Mehmet Şamil Baş'ın "Beduh" şiiri "ne çok deniz geçti aradan, bu yaz/ iflah edilmem an meselesi" dizesini de içine alarak yürüyor. Kadim Gültekin'in "Öteki Boyuttaki Ben"i sonsuz boyuttan oluşan zamanda geziniyor. Fatıma Zehra Merinos'un "Hayatta görüp göreceğin bir aşk'tı" yazısı, kuyu olmanın şanı, derin olmaktır" deyişinin bir açılımı gibi. "Neresine tutunsam hayatın/ ben uykudayım/ sen kendini arayan dünya/ bir gül gibi kanarsın sen/ ben bir ömür boyu rüya/ bir de sen yor/ beni doktor" diyen şair Münir Çakmak, şiirin başlığı ise "Karanfil kokusu ve şubat"

Ayşe Bağca "kırkıncı odadan mektuplar" yolluyor. Mustafa Karasoy, "Karayel"de 'adınla başlıyor döndüğüm bütün yollar/ bu istasyonu hatırlıyorum, ne yana gidersem gideyim/ yolumun bittiği nokta burası:/ çocukluğum; göğe kandığım yağmurlu mevsim' dizelerini seriyor okur önüne. Suavi Kemal Yazgıç, "Derin Yalan"da kendi hikayesini yazıyor ve çok keyifli bir yazıyla okuru şaşırtıyor!

Yüksel Erol, daha çok yasaklanması ve zararlarıyla gündeme gelen nikotin üzerine farklı bir yazıyla 'görmedik fasl-ı baharı' diyor. Nikotizm ve tiryaki yoldaşlığı, Vat iz duhan, Tütün içenler fasık mıdır?, Son şeyh: Maltepe ara başlıklarına da sahip olan yazının sonu şöyle: "Hasılı bu aşkta maşuğun hiçbir menfaati olmayıp zararı ise dillere destan olmuştur. Bu sevdaya son vermek aşığın sağlığı ve cüzdanı bakımından zaruridir. Bu güne kadar görülen tek faydası ise bu absürd yazının malzemesi olmaktan öteye geçememesidir"

Neo epik şiir olur da neo-rap-ik şiir olmaz mı! Kemalettin Bal, çok farklı bir şiirle yeni bir akım başlatırsa şaşmamak lazım. İşte o şiirden bölümler: ""Sürer göze çekili sürmeleri saçları dalgalandırır/ Oysa şiirimiz örtülüdür rap söyler müslümanca/ On binler nere bakar neyi okur ritim kalçadan olsun ahenge gerdan/ gözleriniz sürmesiz de güzel hatta hafif makyaj bayan rojalinya/.../ Hep birlikte savaş naralarımız asonanslayalım aliterasyon hep birlikte/ hop rap hap aspirin bayer beğenmedinse başka kapıya birader/ hop ha hop hop artık şiirimiz bizi biz müziğimizi/ Müslüman örtülü manalar olmalı tempomuz bedenimize uymalı/ Alttan kıvır üstten savur şöyle belden elden koldan ama şiirimiz kendini ele vermesin/ Gerisi kontrol dışı ritmin gittiği yere/ hadi birlikte şiir bir iki iki bir şiir Allah u Ekber.../ Bu nasıl iş birader..."

Hüseyin Kaya "Saklı Gül" şiirinde "cam güzeli kırıldı ve menekşeler küstü/ dünya döndü siyaha sırf sana baktım diye/ bilmedin dudağımdan kalbime düşen sözü/ bir gül gibi sakladım ömrümün defterinde" dizeleriyle karşımıza çıkıyor. Ali Sözer'in çevirdiği Nizar Kabbani şiiri "Belkıs hakkında yirmi beş gül" şiirini de Az Edebiyat'ta okumak mümkün.

Kadim Gültekin'in Hilmi Yavuz söyleşisi şairin düşünce dünyasında geziniyor. Türk şiiri sıkıntıda mı sorusuna şu cevabı veriyor Yavuz: "Türk şiiri sıkıntıdadır, evet! Bir edebî tür olarak roman, dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de şiiri gerilere, çok gerilere itmiştir. Geçmişte entelektüeller şiir okuyucusu idiler; şimdi ise değiller! Mesele, şiirin halk tarafından okunmaması değil, 'nitelikli okur' diye tanımlayabileceğimiz entelektüellerce rağbet görmemesidir. Şiir elit bir etkinliktir; ama işin hazin yanı, bu elit etkinliğe, elitlerin ilgi göstermemesidir."

İrtibat Tel: 0 506 582 95 94

Tüm bilgilere tek kaynaktan ulaşılacak

Milli Kütüphane'nin, Avrupa  Birliği (AB) milli kütüphanelerinin oluşturduğu Avrupa Kütüphanesi'ne  katılmasıyla, artık Türk araştırmacılar AB'deki kitapları ''Türkçe'' ara yüzden  tarayabilecek, yabancılar da milli kütüphanedeki bilgilere rahatça ulaşarak, Türkiye hakkında daha doğru bilgiler bulabilecek. AB üyesi ve aday ülkelerinin milli kütüphanelerinden oluşan Avrupa Kütüphanesi'nde, 48 milli kütüphanedeki bilgi kaynaklarına tek bir ara yüzden 28 dilde erişiliyor. Türkiye'nin Milli Kütüphanesi'nin de katılımıyla artık Avrupa Kütüphanesi'nde enformasyona Türkçe olarak da ulaşılacak. Araştırmacılar, AB ülkelerinin milli kütüphanelerindeki tüm kaynakları ''http://search.theeuropeanlibrary.org/portal/tr/index.html'' Türkçe ara yüzünden tarayabilecek. 48 ülkedeki kitapları tek tek görebilecek.

Bunun yanında, Avrupa Kütüphanesi'nin iki ayda bir yayımladığı bültenin Haziran-Temmuz 2009 sayısı ''Türkiye Milli Kütüphanesi Özel Sayısı'' olarak piyasaya çıktı. Sayıda, Milli Kütüphane'nin tarihi, hedefleri, toplum için önemi ve koleksiyon zenginliği ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. Bu sayı da http://search.theeuropeanlibrary.org/portal/organisation/newsletter/tel_newsletter_junjul2009.pdf adresinden okunabilir.

Karagöz'ün bizim olduğunu görecekler

Milli Kütüphane Başkanı Tuncel Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu çalışmanın çok önemli olduğunu söyledi. Avrupa Kütüphanesi'ne katılmanın özellikle Türk araştırmacılar için büyük yarar sağlayacağını ifade eden Acar, şunları kaydetti: ''Örneğin, bir araştırmacı olarak siz, Orhan Pamuk'un İngiltere kütüphanesinde kaç tane kitabı olduğunu araştıracaksınız. İngiltere Milli Kütüphanesi'nin adresini bulup, girip internetten taramanız lazım. Ama Avrupa Kütüphanesi'ne girdiğiniz zaman Orhan Pamuk yazdığınız zaman tüm Avrupa'daki, Avrupa Birliği üyesi ve aday ülkelerin tamamının Milli Kütüphanelerini tarama imkanına sahip oluyorsunuz. Yani, Vatikan'daki kitabı da Paris'tekini Ankara'dakini de bulabiliyorsunuz. Çağımız hız çağı. Araştırmalarda büyük bir kolaylık getirdi bu sistem.''

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 10.07.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: YILMAZ METE ER / Türkiye
  • tags Etiketler: edebiyat, şiir, takvim, para,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Kültür

    1. Tekkeler niye kapatıldı?
    2. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    6. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    7. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    8. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    9. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    10. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
  • Diğer

    1. Hangisi Aydın, Ne Aydın'ı?...
    2. Halkımızı zalimlerin insafına terk etmeyeceğiz
    3. "Soruşturmada hayal kırıklığı yaşıyoruz"
    4. 'Bilgileri Eymür'ün internet sitesinden aldım'
    5. Orayı da özel güvenlik koruyacak
    6. 'Güçleri yetiyorsa öldürsünler'
    7. Bursa'da hadis icâzet merasimi
    8. İstanbul'da canlı bomba düzeneği ele geçirildi
    9. Savcılığa rest: İfadeye gelmiyoruz
    10. Rakip Finlandiya
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    5. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    8. Aynı aşk ve heyecanla
    9. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    10. İktidarda figüran çatlağı
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek