Yıllar önce izlediğim bir belgeselde, programcı on üç yaşlarında bir köylü çocuğuna gelecekte neler yapmak istediğini sormuştu.
Çocuk hiç düşünmeden, "öğretmen olmak istiyorum ama öğretmen olduktan sonra da köyüm için çalışacağım köydeki yoksullara yardımcı olacağım ve okuma yazma bilmeyenlere kurs açacağım. Dedem bana, oku ama aynı zamanda adam ol diyor ve adam olmanın iyi insan olmakla mümkün olabileceğini söylüyor" demişti. Aradan yıllar geçti, bu zaman zarfında onlarca çocuğa gelecekle ilgili beklentilerinin sorulduğuna şahit oldum ama hiç birinde bu kadar büyük bir duyarlılığa rastlamadım. Çünkü modernleşen ebeveynlerimizin adam olmak kavramından anladığı sadece iyi bir kariyer sahibi olmaktı, çocuklarına da bunu lanse ediyorlardı...
Günümüz gençleri sadece kariyer üzerine yoğunlaşırken, insani zenginliklerinin farkına varamıyorlar ve bu alanda gittikçe yoksullaşıyorlar... Eskiden adam olmak diye bir deyim vardı. Adam olmak deyince iyiliği hatırlardık ve çocuklar seçtikleri mesleğin yanında iyi bir insan olmak yani adam olmak isterler bunu dillendirirlerdi.
Adam olmak, sadece çocukluk tarihini geride bırakmak ve biyolojik olarak büyümek değildir. Adam olma kavramı anlam olarak her bakımdan iyi bir insan olmayı ifade eder. Dünya adam olmanın sırrına vakıf olmuş ve bu minval üzere yaşamış insanların sayesinde hâlâ ayakta durmaktadır. Bu kimseler hayatlarını iyiliğe adamışlardır ve iyiliğin hem taşıyıcılığını hem de tebliğini yaparlar.
Peki, acaba günümüzde kaç anne baba çocuğunun iyi bir insan olması için çaba sarf eder? Bu konuda çocukları için kim neler yapar? Bunu gençlerimizin bizlere verdiği cevaplardan anlamak mümkündür. Yani, çocuklara gelecekle ilgili beklentilerini sorduğunuzda size sadece seçecekleri meslekten bahsederler. Şu meslekte ilerlemek istiyorum, şu alanda çalışmayı düşünüyorum derler. Çünkü ailede bunu öğrenmişlerdir. Hayattaki yegane mutluluğun iyi bir kariyer sahibi olmaktan geçtiğine inanmışlardır. Bu nedenle çocuklar "gelecekte şu mesleği seçmek ve bu alanda ilerlemek istiyorum ama aynı zamanda iyi bir insan olmak ve çevremdeki kimselere yardım etmek istiyorum" demezler.
Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin, kültürümüze inançlarımıza uygun şekilde yetişmeleri için, küçük yaştan itibaren onlara insani idealler vermek gerekiyor. Unutmayın, eğer çocuğunuza, hayatı sırf karın doyurmak olarak tarif ederseniz ileride ondan sevgi, şefkat ve insanlık beklemeye hakkınız yoktur.
Tarihi süreç içinde, hoş bir seda bırakıp gidenler vardır. Onların hayali küçük yaştan itibaren adam olmaktır ve bu kimseler önce adam olmaya gayret etmişlerdir. Oysa bu insanların hiç biri büyük bir adam olarak doğmamışlardır ama kendi gayretleri neticesinde iyiler kervanına katılmışlar ve örnek bir hayat yaşamışlardır. Yani onlar, iyiye ve doğruya talip olmuşlar ve hayatın sadece karın doyurmak üzerine kurgulanmadığının bilinciyle yaşamışlardır.
Napolyan insanları rakamlara benzetir ve onların durumlarına göre değer kazanacaklarını söyler. Bu anlamda sıfır da bir rakamdır bin de... Büyüklerimizin okumuşsun ama adam olamamışsın sözleri sıfırdan öteye gidemeyen kimselerdir. Oysa bizler, iyilik anlamında her daim ilerlemeye ve büyümeye ihtiyaçlıyızdır. Kurtuluşumuz için bu gereklidir.
Callinachus "iyi bir adam hiçbir zaman ölmez" der. Aslında o burada insanın yaptığı iyiliklerin ölmediğini dolayısıyla kişiyi de ölümsüzleştirdiğini ifade eder. En doğru yatırım kişinin insanlığına yaptığı yatırımdır. Bu nedenle anne babalar çocuklarına sadece "ben doktor olacağım, öğretmen olacağım" hedefleri vermemeli bunun yanında adam olacağım şiarını da empoze etmelidirler.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



