Ötüken Neşriyat, tarihçi Ziya Nur Haksun'un Osmanlı tarihi eserinin "II. Abdülhamid" dönemine ait kısımlarını kitaplaştırarak okura sundu. Kitabı yayına hazırlayan Erol Kılınç, Ziya Nur Aksun'un müsveddelerinden aldığı notları, dilini sadeleştirip, resimler ekleyerek bir araya getirdiğini ve bir de İndeks eklediğini söyledi. 31 Mart'la ilgili derli toplu bilgilerin yer aldığı kitap, Ermeni meselesinin çıkışını da ortaya koyuyor.
Tarihçi Ziya Nur Aksun'un 1970'li yıllarda kaleme aldığı Osmanlı Tarihi eserinin II. Abdülhamid dönemine ait kısımlarından oluşturulan ''II. Abdulhamid Han'' isimli kitap okurla buluştu. Ötüken Yayınlarından çıkan kitabı yayına hazırlayan Erol Kılınç, Ziya Nur Aksun'un müsveddelerinden aldığı notları, dilini sadeleştirip, resimler ekleyerek bir araya getirdiğini ve bir de İndeks eklediğini söyledi. Çok iyi bir tarihçi olmasının yanı sıra hukuk fakültesi mezunu olan Ziya Nur Aksun'un, siyasi tarihi, İslam tarihini, Osmanlı ve önceki Türk tarihini çok iyi bildiğini anlatan Kılınç, ''Bütün bu bilgiler kendisinde olan bir insan, Osmanlı tarihine nasıl bakar' diye insanın merakını cezbediyor. Ziya Bey üniversite öğrencilerine ders kitabı yazmıyor, akademisyen gibi tarih kitabı yazmıyor. Siyasetçi ve entelektüel kişilere Türk tarihinin ana fikrini vermeye çalışıyor'' diye konuştu.
Kılınç, Ziya Nur'un 1976 yılında geçirdiği felç sonrasında konuşma ve yazma melekesini büyük ölçüde yitirdiğini belirterek, bu yüzden kız kardeşi gazeteci-yazar Belma Aksun tarafından kendisine II. Abdülhamid Han kitabının bir kere daha okunduğunu anlattı. Ziya Nur Aksun'un Osmanlı tarihini kaleme alırken 7 bin cilt kitap okuduğunu belirten Kılınç, halen sağlam bir hafızaya sahip olan Ziya Nur'un bahsettiği bir olayın geçtiği eseri, hemen kütüphaneden bulup, yerini gösterebildiğini kaydetti. Kılınç, Ziya Nur'un 30 yıl önce kaleme aldığı notlardan oluşturulan kitapta birçok ''orijinal bilgi ve değerlendirme olduğunu'' söyledi. Kılınç, ''Bu kitabın içerisinde 31 Mart vakasıyla ilgili yazılanlar orijinaldir. Bugün literatürde 31 Mart ile ilgili en kıymetli bilgiler Sina Akşin'in kitabında vardır, fakat buradakiler Sina Akşin'i de aşacak şekilde orijinal ve derli topludur'' dedi.
Kılınç, kitapta, Abdülhamid'in tahta geçtikten 5 yıl sonra, Abdulaziz'in tahttan indirilerek öldürülmesini araştırmak için Yıldız Mahkemelerini kurmasının da ayrıntılı bir şekilde yer aldığını dile getirdi. Abdülhamid'in bu olayla ilgili geniş incelemeler yaptırdığını belirten Kılınç şunları kaydetti:
''Cevdet Paşa dahil devrin ileri gelen devlet adamlarına olayın tahkikatını güzelce yaptırır, notlarını alır, zanlıların ifadelerini gerektiğinde evlerinde usulünce aldırır, hepsini tespit ettirir. Ondan sonra Yıldız Sarayı bahçesinde bir mahkeme kurar. O mahkemede süratle bunun muhakemesini yapar, hükümler verilir. Yine süratli bir şekilde devletin önde gelen hukukçularını, din alimlerini, üst düzey yöneticilerini toplar, her birinin görüşlerini teker teker yazılı olarak alır. Ondan sonra verilmiş olan hukuki cezayı en hafif şekilde uygular. Bizim bu Ergenekon davasındaki yargılamaların hem usul hem içerik yönünden bununla mukayesesi yapılmalıdır. Bugün adam iki sene içerde kalıyor, halbuki mahkeme sürüyor ve suçlama henüz yapılmamış durumda. Halbuki Yıldız mahkemesi bir ay sürdü. Mithat Paşa idama mahkum edildiği halde Sultan Abdülhamid onu affederek Taif'e sürgüne gönderdi.''
Ermeni meselesinin de köklerinin Abdülhamid zamanına dayandığını ifade eden Kılınç, Ermenilerin İngiliz ve Ruslar tarafından kışkırtılması ile olayların patlak verdiğini söyledi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



