El Kaide Lideri Usame Bin Ladin'e düzenlenen suikast sonrası Washington tarafından yapılan açıklamalar ABD yönetiminin asıl hedefinin Pakistan olduğunu ortaya koydu.
Görünen o ki; başkanlık seçimleri öncesi Irak'tan asker çekip Afganistan ve Pakistan üzerine yoğunlaşma vaadinde bulunan Obama bu ülkeye yönelik düşmanca planlarını uygulamada son adımını bu şekilde atmış oldu.
Zira Amerikan yönetimi bugünlerde suikast sonrası yaptığı açıklamalarla, yoğun bir bilgi kirliliği oluşturarak Pakistan'ı bir kaç cepheden vurmaya çalışıyor.
Örneğin, bir yandan Pakistan'ı terör örgütleriyle işbirliği yapan ve terör örgütlerine kucak açan ülke gibi göstermeye çalışıyor. Diğer yandan da Usame bin Ladin'e yönelik operasyonu Pakistan ile birlikte düzenledikleri yönünde açıklamalar yaparak İslamabad yönetimini zor durumda bırakıyor.
Bu yöndeki haberlerle Amerika; zaten İslamabad yönetimine karşı var olan güvensizliğin zirve yapması ve mezhepsel - etnik sorunların tetiklenmesi, halkın kahir ekseriyetini oluşturan Amerikan karşıtlarının yönetime isyan etmesini planlıyor.
Amerika'nın söz konusu kirli planının farkında olan İslamabad yönetimi, ülkede yaşanabilecek kargaşayla parçalanma dinamiklerinin harekete geçebileceği endişesiyle ısrarla ABD tarafından ortaya atılan iddiaları yalanlıyor.
Ülkenin kaosa sürüklenip parçalanmasını önlemek ve halkın gazını almak için Amerika'ya ard arda sert uyarılarda bulunan açıklamalar yapıyor. Yapılan açıklamalarda "Washington yönetiminin operasyon hakkında kendilerine bilgi vermemesi ve izin almamış olmasından derin kaygı ve kuşku duyulduğu belirtiliyor. Açıklamalarda ayrıca "hiçbir ülkenin kendi topraklarına canı istediği zaman girip çıkamayacağı" uyarısında bulunuluyor, "bu tür yetkisiz ve tek yanlı girişimlere bir daha izin verilmeyeceğini" vurgulanıyor.
Amerika'nın Pakistan üzerine oynadığı oyunlar...
ABD Genelkurmay Başkanı Michael Mullen, geçtiğimiz günlerde Pakistan istihbaratını Afganistan'da savaşan gerillalarla bağlantısı olmakla itham etmiş, İslamabad yönetimi, bu açıklamaya sert tepki göstermişti.
Beyaz Saray'ın mart ayında yayımladığı bir raporda da Pakistan'ın terörle mücadele adı altındaki savaştaki çabalarının yetersiz olduğu ifade edilmiş, İslamabad yönetimi raporun ''kabul edilemez'' olduğunu açıklamıştı.
Yine bir kaç ay önce bir CIA personelinin iki Pakistanlıyı vurarak öldürmesi ve bir Amerikan uçağının füze saldırısında tamamı sivil 40'tan fazla kişinin öldürülmesi, iki ülke arasında bugüne kadarki en büyük diplomatik krize yol açmıştı. Ve İslamabad yönetimi, ABD'nin topraklarında insansız uçaklarla füze saldırıları düzenlenmesinden rahatsız olduğunu yüksek sesle dile getirmiş, ABD'den, kendi topraklarında faaliyet gösteren tüm istihbarat görevlilerinin adlarını vermesini de istemişti.
Bilindiği gibi Orta Asya'nın zengin doğalgaz, petrol, eroin, yakut gibi değerli madenler ve stratejik geçiş hatlarını kontrol etme ideali olan ABD'nin uzun süreden bu yana Pakistan'ı üçe bölme planları bulunuyor. Son askeri ve psikolojik harekatlar bu planın son aşamaya geldiğini gösteriyor.
Bu oyunu bozmak için Obama yönetiminin baskılarına boyun eğerek kendi halkına savaş açan Pakistan ordusu bu operasyonları derhal durdurmalı. Operasyonları dolayısıyla mülteci durumuna düşürdüğü halkına sahip çıkmalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Hüseyin Altınalan / Türkiye
Etiketler:




