ABD, Kafkasya ile çok yakından ilgileniyor. Kafkasya'da kalıcı olmak ve daha çok yeraltı zenginliğine sahip olmak için çok fazla çaba sarf ediyor. Zira ABD'nin bölgede jeopolitik çıkarları var. Rusya'nın Nikaragua, Venezuela ve Küba gibi Latin Amerika ülkelerinde jeopolitik çıkarları olduğu gibi, ABD'nin de Kafkasya'da çıkarları var.
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından İstanbul'da düzenlenen ''İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu''nun en ilgi çekici katılımcıları arasında, Rusya eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Valeriy Dmitrievich Nikolaenko yer alıyordu. Prof. Dr. Valeriy Dmitrievich, şu anda Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı Diplomasi Akademisi'nin Rektör Yardımcılı'ğını yürütüyor.
Prof. Dr. Valeriy Dmitrievich toplantıda yaptığı konuşmada özetle "Ruslar olarak bizler, İslam ülkeleriyle dost olmaya çalışıyoruz ve birçok ortak noktayı paylaşıyoruz. İkili ilişkilerle barış ve işbirliğini tesis etmeliyiz. Türkiye'nin Karadeniz havzasında ve komşularında Türkiye'nin etkisinin çok büyük olduğunu biliyoruz. Rusya-Türkiye tarihte rakiplerdi fakat şimdi iki güç bir araya gelip buradaki ülkelere yararlı olabilirler" dedi.
Konuşmasında Türk-Rus ilişkilerinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Dmitrievich ile biz de Azerbaycan-Ermenistan-Türkiye ve Rusya ekseninde yaşanan gelişmeleri konuştuk. Obama liderliğindeki Amerikan yönetiminin Kafkasya'da izlediği politikaları sorduk.
Rusya eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Valeriy Dmitrievich Nikolaenko'nun çarpıcı görüşlerinin yer aldığı kısa söyleşiyi sunuyoruz:
Ermenistan ve Azerbaycan arasında arasındaki sorunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İki ülke arasında çözüme doğru gidildiğine inanıyorum. Geçen sene Madrid Dökümanı isimli bir evrak imzalandı. Medvedev ve Sarkisyan bir araya gelmiş ve müzakerede bulunmuşlardı. Bu belgenin sadece bir kısmı iki tarafça da onaylandı ve uygulamaya da konulacaktır.
Uluslar arası kamuoyunda Rusya'nın haklı ya da haksız olsun daima Ermenilerin yanında yer aldığına dair bir imaj var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Bu yanlış bir düşünce. Rusya, iki tarafa da eşit mesafede duruyor ve tarafsız yaklaşım sergiliyor. Rusya, Fransa, ABD'nin de bulunduğu uluslararası AGİT komisyonunda bu mesele ile doğrudan ilgilenip sorunun çözümü için uğraşıyor. Geçtiğimiz günlerde Soçi kentinde Sarkisyan, Aliyev ve Medvedev görüşmesinde de bu konu konuşuldu. Rusya bu konuda iki ülke arasında bir aracıdır. Yine de burada iş doğrusu, aracıdan daha çok Ermenistan ile Azerbaycan'a düşmektedir. İki ülkenin samimi niyet ve çabaları olmadan, dışarıdan üçüncü bir ülkenin çabaları yeterli olmaz.
ABD, Kafkasya'nın yeraltı zenginliğine sahip olmak için uğraşıyor
ABD'nin Kafkasya'da izlediği politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
ABD, enerji transferi konusunda Kafkasya üzerinde çok büyük bir politikaya sahip. Bölge ile çok yakından ilgileniyor. Kafkasya'da kalıcı olmak ve daha çok yeraltı zenginliğine sahip olmak için çok fazla çaba sarf ediyor. Zira ABD'nin bölgede jeopolitik çıkarları var. Rusya'nın Nikaragua, Venezuela ve Küba gibi Latin Amerika ülkelerinde jeopolitik çıkarları olduğu gibi, ABD'nin de Kafkasya'da çıkarları var. Son dönemde, dünyada bölgeselleşme eğilimi var. Buna göre bölge dışı güçlerin müdahalesi olmadan, ülkelerin kendi bölgeleri içerisinde, komşularıyla ilgili sorunları çözebilmesi lazım.
Türkiye'nin Gürcistan savaşı sonrasında başlattığı Kafkas İşbirliği Platformu vardı. Bu girişime ne oldu?
Biz halihazırda bölge ülkeleriyle işbirliğini geliştirmeye çalışıyoruz. Başta Azerbaycan olmak üzere enerji alanında işbirliğimiz çok iyi bir biçimde devam ediyor. Medvedev'in yeni yaklaşımı var, onu Kuzey Kafkasya'a gerçekleştirecek. Ekonomik kalkınmayla uğraşacak. Kuzey Kafkasya'ya Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi sıfatıyla bir yetkili atadı. Kafkasya'da ekonomik kalkınma adına yeni ve önemli gelişmeler olacak. Ekonomik kalkınma elbette bir günde olmaz; bunlar yavaş yavaş gerçekleşecek.



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Hüseyin Altınalan / Türkiye
Etiketler:



