Necati Tuncer Kablolu iktidar, tablolu Cumhuriyet
Adnan Öksüz ANAHTAR KELİMELER
M. Hamdi Güner Sağlığımız ve İslam - Suyu Oturarak İçmek
Kılçık HAYIM NAHUMDAN BERİ
İbrahim Halil Er Neml Suresi - Bir Ayet
Dr.ihsan Alperen Bu yazının başlığı ne olmalı?
İshak Beyazay Türkiye'nin doğusunda bitmeyen kavga 2
F.yılmaz Altınöz HİCRET 1435 YIL SONRA
Mine Alpay Gün Mezar-ı Şerifli İdrisi görse idin Diyojen...
Burak Kıllıoğlu Türkiye 'Kasaba'sı

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Üçüncü neslin ?acil' sorunları!..
Üçüncü neslin ?acil' sorunları!..
01 Şubat 2006 Çarşamba 10:10
Üçüncü neslin ?acil' sorunları!..

Yolculuklarda, sıkıntılı anlar yaşanabilir. Yaşanmasa iyi olur tabii ama yaşanabilir ve bu da dünyanın sonu değildir, elbette...

İstanbul'dan  Strasbourg'a giden THY uçağında da, canınızı sıkan olaylarla karşılaşmanız mümkündür. İşte Hürriyet'ten Ferai Tınç, 29 Ocak tarihli yazısında böyle ?sıkıntılı' bir yolculuğu anlatmış.

Yazının başlığı ?Uçakta tekbir'. Hac'dan döndükleri anlaşılan bazı vatandaşlarımızın çoğunlukta olduğu anlaşılan uçakta, bazı yolcuların kendilerine tahsis edilen yerlerden başkasına oturmaları ve bu arada -doğru ise- başüstü dolaplarına Zemzem sularını koymaları  ve uçak indiğinde, tekbir getirmeleri rahatsız etmiş Ferai Hanım'ı..

Yolculuklarda yerlerin karışması, cansıkıcı bir iştir... Kimilerine göre de, pilot normal işini yapıp, uçağı varış pistine indirdiğinde, bizim milletimizden başka alkışlama ihtiyacı duyan yoktur. Ama biz, nedense, alkışlarız işte. Strasbourg'a giden uçaktakı hacılar da, alkışlamak yerine tekbir getirmişler anlaşılan. Yani Ferai Hanımın canının sıkılması normal.

Bir dokun bin ah işit...

Ferai Hanım, Strasbourg'a iner inmez, "Fransa devletinin eğitim politikalarının Alsace bölgesinde hayata geçirilmesinden sorumlu rektör" GERALD Chaix'i ziyaret ederek, "Türklerin kalabalık olduğu Strasbourg'da üçüncü neslin sorunlarına nasıl bakıldığını öğrenmeye" çalışmış.

Üçüncü neslin, yani Türkiye'den çalışmak üzere Fransa'ya gelen işçilerimizin torunlarının sorunları... Ne kadar güzel. Türkiye'den giden bir köşe yazarı, yetkili birisini ziyaret ederek, oradaki insanımızın sorunları konusunda bilgi almaya gidiyor...

Sorunlar... Uyum, eğitim, sağlık, dil, iş bulma, ayrımcılığa maruz kalma, vatandaşlığa girme ya da girememe, temsilciliklerimizin ilgisizliği... vb. yüzlerce belki de binlerce sorun.

Ferai Tınç'ın yazdıklarının devamı kafa karıştırıyor ama. Çünkü onun ?çünkü' ile başladığı cümle anladığımız sorunlar yerine başka sorunları akla getiriyor: "Çünkü, benim karşılaştığım manzara artık sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da sorunuydu."  Karşılaştığı manzara?.. Yani THY'nin Strasbourg uçağında olup bitenler!.. Yani bunun için mi, o rektörü ziyarete gitti şimdi bu hanımefendi, şeklinde düşünmeye başlıyorsunuz.

Başarıya bak!..

Yazı sürdükçe iş daha da ilginçleşiyor: "Başörtüsü yasağıyla ilgili sorularla başladı görüşmemiz. "Alsace'da, kesin rakamlar yok ama tahminen 500 civarında Müslüman öğrenci var. Kamu okullarında başörtüsü yasağının ilk uygulandığı 2004'te 17 kız öğrenci okulu terk etti. Ama bu yıl, bu nedenle okulu bırakan kimse yok. Bu bir başarıdır" dedi Chaix. Bunun nedenini ise şöyle açıkladı: "Yasanın kararlılıkla uygulanması ve ailelerin öğretmenler tarafından ikna edilmesi." Rektör, bu sebeple okulu bırakanların ne olduğu ve sadece bu sebeple okula girmeme kararı alanların durumu hakkında birşey söyleme ihtiyacı hissetmemiş. Anlaşılan, Ferai Hanımın da sormaya niyeti yokmuş.

Kafamızı biraz toparlamamız lazım. Yazar, İstanbul'dan THY ile -her ne iş içinse-  Strasbourg'a gidiyor ve yolculuk sırasında canını sıkan bazı davranışlar sebebiyle,  ?Fransa devletinin eğitim politikalarının Alsace bölgesinde hayata geçirilmesinden sorumlu rektörü' ziyaret ederek, onunla üçüncü neslin sorunlarını görüşüyor. Üçüncü neslin sorunları muhabbeti de, başörtüsü yasağı ile açılıyor nedense. Oysa, birinci, ikinci neslin olduğu gibi ve hatta onlardan çok daha fazla üçüncü neslin sorunları var ve bu da, çok önemli.

Fransız rektörün anlattıklarından, üçüncü neslin en önemli problemlerinden birisi olan başörtüsü meselesinin "çözüldüğünü" (!) öğreniyoruz ama mesele bu kadarla sınırlı değilmiş. Başka sorunları da varmış üçüncü neslin. Rektör anlatıyor, Ferai Hanım naklediyor:"Örneğin spor dersleri, kızların mayo giymeleri günah olduğu için yüzme öğrenmeleri engellenmek isteniyor. Müslümanlıktan söz ederken İslami yorum getirmediği için tarih, felsefe ve fizik derslerine Müslüman çocukların sokulmaması baskısı yapılıyor."

Mesele kızların yüzme öğrenmesi ise, sadece onların girebileceği bir havuz işi halledebilirdi aslında. Bu kadar uğraşmaya gerek de kalmazdı. Tarih, felsefe ve fizik dersleri işi ise daha karmaşık. Çocuklara inançlarıyla taban tabana zıt şeyler anlatmaya gayret ediyorlar anlaşılan ve çocuklar buna tepki duyunca da ?sorun' oluyor. İşe bak!..

Garantisi yokmuş...

"Ama esas sorun dinden kaynaklanmıyor"muş, Chaix'e göre: "Sorun sosyal. Biz, okula giren gençlere öğrenim eşitliği tanıyoruz. Onları başarılı bir yaşam için hazırlıyoruz. Ama gençler hayata atıldıklarında etnik kökenleri nedeniyle iş bulamayınca sorun başlıyor. Okuldaki fırsat eşitliğini hayatta garanti edemiyoruz."

Yani ne imiş? Gençler, kendilerine telkin edilen her şeye uyum sağlasalar bile, hayata atılınca etnik köken devreye giriyor ve iş bulma konusunda sıkıntılar yaşanıyormuş. ?O halde neden o çocukları kendinize benzetmek için uğraşıyorsunuz?' diye sormak gerekmiyor mu burada? Ferai Hanım sormamış. Sonraki sözler, işin esasını ortaya koyuyor: "Müslümanlığı, ideolojik olarak taşıyanlar Fransız vatandaşı olsalar bile ülkeye entegre olamıyorlar" diyor Chaix."

?Müslümanlığı ideolojik olarak taşıyanlar' ve entegre olmak. Aslında şimdi ?entegrasyon mu, asimilasyon mu?'  konusuna girmek ve yukarda ortaya konulan kafa yapısının aslında asimilasyondan öte hedefler taşıdığını anlatmak mümkün. Ama benim merak ettiğim şu: Ferai Tınç, kimden yanadır? Üçüncü neslin devasa problemleri ortada durup durur ve oralarda bulunan onbinlerce gencimiz kaybolma riskiyle karşı karşıya bulunurken, konuşulacak şeyler öncelikle bunlar mıdır?

Soruyu şöyle de sorabiliriz: Ferai Tınç, Strasbourg'a, başörtüsü yasağının hakkıyla uygulanıp uygulanmadığını yerinde tesbit ve kontrol edebilmek amacıyla mı gitmiştir?..

Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk